Alevi Haber Ajansi

Cumartesi Anneleri 879’uncu haftada Ayşenur Şimşek dosyasını hatırlattı-VİDEO

PİRHA-Cumartesi Anneleri, 879’uncu hafta buluşmasında 27 yıl önce gözaltına alınarak, kaybedilen Ayşenur Şimşek için bir araya geldi. Ayşenur Şimşek’in kardeşi Fatma Şimşek, “Kardeşlerimizin, babalarımızın, çocuklarımızın katillerini tanıyoruz. Onları devlet, millet adına katledenleri ve katletme emirlerini verenleri biliyoruz. Evlatlarımızı katleden bu çeteleri kuran, oluşturan sonra da ölüm listelerini imzalayan devletin ta kendisi değil mi?” ifadelerini kullandı.

Cumartesi Anneleri/İnsanları 879’uncu hafta buluşmasında 27 yıl önce Ankara’da gözaltına alınarak, kaybedilen ve cenazesi Kırıkkale Kimsesizler Mezarlığı’nda bulunan eczacı Ayşenur Şimşek için açıklama yaptı.

“Gözaltında kaybedilen yakınlarımız için hakikat ve adalet arayışımızın 879’uncu haftasındayız” diyen İHD İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon Üyesi Besna Tosun, 879’uncu haftaya ilişkin, “Bu hafta “27 yıl önce gözaltına alınarak kaybedilen sağlık emekçisi Ayşenur Şimşek’i unutmadık” diyerek, kamuoyu karşısındayız. 27 yaşındaki eczacı Ayşenur Şimşek, 24 Ocak 1995 tarihinde Ankara’da kaybedildi. Ailesinin 79 gün süren ısrarlı arayışının sonunda Ayşenur’un ağır işkence taşıyan bedenine Kırıkkale kimsesizler Mezarlığı’nda ulaşıldı. 27 yıldır Ayşenur’u işkencede katledenler, bedenini kaybedenler ‘cezasızlık’ zırhlı ile korundu” dedi.

“AYŞENUR BİR DEVRİMCİYDİ”

Ayşenur Şimşek’in kardeşi Fatma Şimşek ise ablasının kaybedilme sürecine dair şunları söyledi:

“Ayşenur bir devrimciydi. Yaşadığı toplum içinde gördüğü haksızlıklara, eşitsizliğe ve adaletsizliğe duyarsız kalmamış, halkın bu sorunlarını çözümüne katkıda bulunmak için örgütlü mücadeleye katılmıştı. Daha güzel, daha adaletli, tüm gelir ve kaynakların eşit paylaşıldığı, insanların özgürce yaşadığı bir ülke kurmak için benim de yapabileceklerim var, demişti.

Halkın can ve mal güvenliğini sağlamakla yükümlü olan devlet, Ayşenur’u bu güzel düşüncelerinden ve bu amaç ile verdiği emek ve mücadelesi yüzünden katletti. Onu katletmekle kalmayıp, biz onu yoğun bir şekilde arar iken, onu kimi, kimsesi yok sayarak, Ankara Gölbaşı’na 50 km uzaklıkta kimsesizler mezarlığına defnetti. Kardeşlerimizin, babalarımızın, çocuklarımızın katillerini tanıyoruz.

“ÖLÜM LİSTELERİNİ İMZALAYAN DEVLETİN KENDİSİ DEĞİL Mİ?”

Onları devlet, millet adına katledenleri ve katletme emirlerini verenleri biliyoruz. Bu emirleri verenlerin devletin içinde devleti koruma adına nasıl katil çetelerine dönüştüğünü biliyoruz. Asıl suçlu olan devletten mi bekliyoruz bu katil çetelerini cezalandırmasını? Evlatlarımızı katleden bu çeteleri kuran, oluşturan sonrada ölüm listelerini imzalayan devletin ta kendisi değil mi?

Bu katil çetelerini bin bir emek ile açılan mahkemelerde ve süren yargılamalar sonucunda verilen kararlarda nasıl aklandığını gördük. Mahkemeler onları aklayabilir. Veya birkaçına göstermelik cezalar verebilir. Ama bu halk bu katil çetelerini hep mahkum edecek ve haykıracak. “Siz katilsiniz”. Sizin verdiğiniz kararlar ile yok ettiğiniz insanlar bizim canlarımızdı.

Onlar arkalarında onurlu isimler bıraktılar. Sizler kirli isimleriniz ve kirli yaşamlarınız ile tarihin çöplüğünde yok olup, gideceksiniz. Biz, yakınları katledilmiş, yok edilmiş, evlerinde, sokaklarında, işkencehanelerinde infaz edilmiş aileler; bu katillere, bunlara bu emirleri verenlerin cezalarını bulana kadar mücadelemize devam edeceğiz. Umudumuzu ve direncimizi kaybetmeyeceğiz.”

“27 YILDIR ÇÖZÜMSÜZ BIRAKILAN AYŞENUR ŞİMŞEK DOSYASINI HATIRLATIYORUZ”

879’uncu haftanın basın metnini ise Ayşenur Şimşek’in yeğeni Ayşenur Şimşek okudu. Açıklama şöyle:

“Ayşenur Şimşek’i unutmadık. Ailelerin ve toplumun gözaltında kaybedilenlerin akıbetlerini bilme hakkı doğrultusunda kamuoyu yaratma ısrarımızı sürdürüyoruz. 879 haftadır ısrarla tekrarlıyoruz. Toplumu ayakta tutacak olan ortak adalet duygusunun sağlanabilmesi ancak herkesin hukuk düzeni içerisinde özgürce var olabildiği, taleplerini özgürce gündeme getirebildiği Türkiye ile mümkündür.

Toplumun sorunlarını demokratik yöntemler ile çözmek yerine rejim krizine dönüştüren çözümsüzlük ikliminde adalet, hukukun üstünlüğü ve demokrasi talebimizde ısrar ediyoruz. 879’uncu haftamızda 27 yıldır çözümsüz bırakılan Ayşenur Şimşek dosyasını bir kez daha hatırlıyor, hatırlatıyoruz.

27 yaşındaki Ayşenur Şimşek Ankara’da yaşıyordu. 1990 yılında Hacettepe Eczacılık Fakültesi’nden mezun olduktan sonra eczacı olarak çalışmaya başladı. 1991 yılından itibaren de sağlık emekçilerinin örgütlenmesi çalışmalarının içinde yer aldı. Sağlık-Sen Ankara Şubesi kurucu başkanı oldu. Yürüttüğü çalışmalar sırasında iki kez gözaltına alındı. Ağır işkence gördü.

“BU İŞLERİ BIRAKMAZ İSE SONU KÖTÜ OLUR”

Ailesini defalarca arayan kişiler, “Bu işleri bırakmaz ise sonu kötü olur” diye tehdit etti. Hakkında yakalama kararı çıkarılan Ayşenur Şimşek’in karakola çağrılan babasına, “Kızınız teslim olsun. Yoksa onun için hiç iyi olmaz” denildi. Bu yüzden evine giremeyen Ayşenur, ailesi ile düzenli olarak iletişim kurmayı sürdürdü. 24 Ocak 1995 tarihinden sonra Ayşenur ile bağlantı kesildi.

Bunun üzerine emniyete, savcılığa ve İçişleri Bakanlığı’na başvuran aileye, “Kızınız gözaltına alınmamıştır” denildi. Tüm yasal girişimleri sonuçsuz kalan aile 21 Mart 1995 tarihinde yaptıkları basın açıklaması ile arama kampanyası başlattıklarını duyurdu. Kampanya devam ederken Milliyet gazetesinde bir haber yayımlandı. Kırıkkale yolu üzerinde bulunan genç bir kadının cansız bedeninden söz eden bu haber ile Ayşenur’un izine ulaşıldı.

79 gün boyunca devletin yetkili tüm kurumlarına başvurmasına rağmen sonuç alamayan aile, kızlarının üç hafta boyunca morgda bekletildikten sonra kimliği meçhul kişi olarak Kırıkkale Kimsesizler Mezarlığı’na defnedildiğini öğrendi.

“FAİLLER, CEZASIZLIK ZIRHI İLE KORUNDU”

Bugüne kadar Ayşenur Şimşek’in gözaltında kaybedilmesi ve işkenceyle öldürülmesiyle etkin bir soruşturma ile yürütülmedi. Bu insanlığa karşı suçun failleri 27 yıldır cezasızlık zırhı ile korundu. 879’uncu haftamızda iktidara ve yargı makamlarına sesleniyoruz. İnkar ve cezasızlık politikalarına son verin. Ayşenur Şimşek’in kimler tarafından, kimlerin aldığı kararlar kapsamında nasıl kaybedildiğini, nasıl katledildiğini öğrenmeye hakkımız var. Bu insanlığa karşı suçun tüm fail ve sorumlularını açığa çıkarma ve cezalandırma görevinizi yerine getirin.

Kaç yıl geçerse geçsin, Ayşenur Şimşek için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten, devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etme sorumluluğu olduğunu hatırlatmaktan, 180 haftadır bize yasaklanan, kayıplarımızla buluşma mekanımız Galatasaray’dan vazgeçmeyeceğiz.”

PİRHA / İSTANBUL

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.

Web sitemiz, deneyiminizi daha iyi hale getirmek amacıyla çerezler kullanmaktadır. Bu durumda herhangi bir sıkıntı yaşamayacağınızı düşünüyoruz, ancak isterseniz çerezleri devre dışı bırakma seçeneğiniz her zaman mevcuttur. Kabul ediyorum devre dışı bırak