PİRHA- Cumartesi Anneleri, 1120’nci hafta buluşmasında 12 Eylül askeri darbesinin ardından gözaltında kaybedilenleri ve 12 Eylül 1994’te Ankara’da gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Kenan Bilgin’i gündeme taşıdı. 12 Eylül’le birlikte derinleşen inkar ve cezasızlık politikalarının sonraki yıllarda da sürdüğünü belirten Cumartesi Anneleri, “Kenan Bilgin’i de, 12 Eylül işkencehanelerinde kaybedilenleri de unutmadık” dedi.
Cumartesi Anneleri, eylemlerinin 1120’nci haftasında Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi. Cumartesi Anneleri/İnsanları ile İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon tarafından yapılan açıklamada, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46’ncı yılında gözaltında kaybedilenlerin akıbetinin açıklanması ve sorumluların yargılanması talebi yinelendi.
Bu haftaki açıklamada, 12 Eylül 1994’te Ankara’da gözaltına alınmasının ardından kaybedilen Kenan Bilgin’in dosyasına da dikkat çekildi.
“12 EYLÜL’ÜN MİRASI BUGÜNE TAŞINDI”
12 Eylül döneminde insanların gözaltına alındığı, cezaevlerine konulduğu, işkenceye maruz bırakıldığı, idam edildiği ve öldürüldüğü belirtilen açıklamada, gözaltına alındıktan sonra kendilerinden bir daha haber alınamayanların da olduğu hatırlatıldı.
Askeri darbelerin hukuk ve temel hakların askıya alındığı dönemler olduğu vurgulanarak, 12 Eylül’de devlet gücünün sınırsızlaştırıldığı ve işkencenin sistematik hale geldiği ifade edildi.
Fiili darbe dönemi sona erse de 12 Eylül’ün yarattığı inkâr ve cezasızlık anlayışının ortadan kalkmadığını belirten Cumartesi Anneleri, darbe döneminde işlenen ağır insan hakları ihlalleriyle yeterince yüzleşilmemesinin sonraki yıllardaki ihlallere de zemin hazırladığına dikkat çekti.
Açıklamada, “12 Eylül’ün inkâr ve cezasızlık mirasıyla yüzleşmeden, gözaltında kaybetmelerle ve devlet eliyle işlenen ağır suçlarla hesaplaşmadan gerçek bir demokratikleşmenin mümkün olmadığını biliyoruz” denildi.
KENAN BİLGİN 1994’TE GÖZALTINDA KAYBEDİLDİ
Cumartesi Anneleri, 12 Eylül sonrasında devam ettiğini belirttikleri gözaltında kaybetme ve cezasızlık politikasını Kenan Bilgin’in dosyası üzerinden anlattı.
35 yaşındaki Kenan Bilgin, 12 Eylül 1994 tarihinde Ankara’nın Dikmen ilçesinde bir otobüs durağından gözaltına alındı. Bilgin’in Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi’ne götürüldüğü belirtilirken, ailesi, avukatları ve İHD’nin girişimlerine rağmen Ankara Emniyeti gözaltı işlemini kabul etmedi.
Bilgin’in bulunması için yapılan girişimlerin ardından 11 tanık ortaya çıktı. Tanıklar, Bilgin’i Ankara Emniyeti’nde gözaltında ve işkence gördüğü sırada gördüklerini açıkladı.
Ailesinin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı başvurunun ardından Kenan Bilgin’in akıbetinin araştırılması için soruşturma yürütüldü. Açıklamada, soruşturma kapsamında Bilgin’i hücresinden alıp götüren polisleri teşhis edebileceklerini söyleyen tanıkların beyanlarına rağmen gerekli işlemlerin yapılmadığı ve dosyanın kapatıldığı belirtildi.
AİHM TÜRKİYE’Yİ MAHKÛM ETTİ
İç hukuk yollarından sonuç alınamaması üzerine Bilgin ailesi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurdu.
AİHM’nin yürüttüğü inceleme kapsamında yargıçlar Ankara’ya gelerek tanıkları, savcıları ve polis yetkililerini dinledi. Bilgin’in tutulduğu belirtilen gözaltı merkezinde de inceleme yapıldı.
AİHM, 17 Temmuz 2001 tarihli kararında Kenan Bilgin’in 12 Eylül 1994’te güvenlik güçleri tarafından gözaltına alındığını ve 3 Ekim 1994 tarihine kadar güvenlik güçlerinin elinde bulunduğunu tespit etti. Bu süre içerisinde Bilgin’in gözaltına alındığına ilişkin resmi kayıt tutulmadığını belirleyen AİHM, Türkiye’yi oybirliğiyle mahkûm etti.
AİHM KARARINA RAĞMEN AKIBETİ AÇIKLANMADI
Cumartesi Anneleri, AİHM kararının ardından da Bilgin’in akıbetini ortaya çıkaracak etkili bir soruşturma yürütülmediğini belirtti.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın daha sonra dosyada zamanaşımı gerekçesiyle takipsizlik kararı verdiği, bu karara yönelik itirazların da reddedildiği aktarıldı.
Kenan Bilgin’in gözaltında kaybedilmesinin üzerinden 32 yıl geçmesine rağmen nerede olduğunun hâlâ açıklanmadığını vurgulayan Cumartesi Anneleri, sorumluların da yargı önüne çıkarılmadığına dikkat çekti.
“ADALET İSTEMEKTEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”
Cumartesi Anneleri, Kenan Bilgin’in yanı sıra 12 Eylül döneminde gözaltında kaybedilen Cemil Kırbayır, Mahmut Kaya, Hüseyin Morsümbül, Nurettin Öztürk, Zeki Altunbaş, Hayrettin Eren, Nurettin Yedigöl, Süleyman Cihan, Mustafa Hayrullahoğlu, Maksut Tepeli, Veysel Güney ve İlyas Has için de adalet talebini yineledi.
Açıklamada, “Kenan Bilgin’i de, 12 Eylül işkencehanelerinde kaybedilenleri de unutmadık” denilerek şu çağrı yapıldı:
“Kaç yıl geçerse geçsin; Kenan Bilgin için, 12 Eylül’de gözaltında kaybedilenler için, tüm kayıplarımız için, adalet istemekten, devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz.”
PİRHA/İSTANBUL
Yoruma kapalı.