Alevi Haber Ajansi

‘Alevilerin ziyaret ettiği Şengül, Çıtlık ve Gülşen Dede türbeleri yok olmuş durumda’-VİDEO

PİRHA-Kızıldeli Ocağı Yol hizmetkarı Mustafa Sazcı, Antalya’nın Kaleiçi ilçesinde bulunan Şengül Dede, Çıtlık Dede ve Gülşen Dede olarak bilinen türbeye ilişkin bilgiler vererek, “Bundan yaklaşık 5-10 yıl öncesine kadar Alevi Bektaşilerce ziyaret edilen, çerağ uyarılan ve lokmaların pay edildiği merkezlerden birisiydi. Şu an bu durum tamamen yok olmuş durumda” dedi. Sazcı, ilgilenmeleri için Alevi kurumlarına çağrı yaptı.

Kızıldeli Ocağı Yol hizmetkarı Mustafa Sazcı, Antalya’nın Kaleiçi ilçesinde bulunan Şengül Dede, Çıtlık Dede ve Gülşen Dede olarak bilinen türbeye ilişkin bilgiler vererek, bu tür yerlerin Alevi kurumlar öncülüğünde Alevi toplumuna yeniden kazandırılması gerektiğini söyledi.

Alevi yurttaşlara da çağrı yapan Sazcı, etraflarında bulunan türbelere, dergahlara daha fazla gitmelerini ve inancın ritüellerini buralarda hayata geçirmelerini istedi.

“BİRKAÇ YIL ÖNCESİNE KADAR ZİYARETLERİN YAPILDIĞI BU YER ŞU AN YOK OLMUŞ DURUMDA”

Antalya’nın en bilinen ve turistik merkezlerinden birisi olan Kaleiçi’nin, 14. ve 15. yüzyılda yaşamış olan Alevi Bektaşi erenlerine ait izler barındırdığını aktararak sözlerine başlayan Sazcı, “Bugün 21. yüzyılda bizler hala bu izlere ulaşabiliyoruz. Ancak bu izlerin tekrar koruma altına alınması ve erenlerin hayatlarının tekrar anlatılması, inancın sürekliliği açısından büyük önem arz ediyor. Yanımızda bulunan Şengül Dede, Çıtlık Dede veya Gülşen Dede olarak bilinen yatır, bundan yaklaşık 5-10 yıl öncesine kadar Alevi Bektaşilerce ziyaret edilen, delil uyarılan, çerağ uyarılan ve lokmaların pay edildiği merkezlerden biriydi. Şu an bu durum tamamen yok olmuş durumda” şeklinde konuştu.

“BU DERGAH VE TÜRBELERİN YENİDEN ALEVİLERE KAZANDIRILMASI GEREKİYOR”

Şengül Dedeyi, Çıtlık Dedeyi hatırlayan Alevi yurttaşların neredeyse kalmadığını söyleyen Sazcı, sözlerine şu şekilde devam etti:

“Sadece bu Şengül Dede, Çıtlık Dedeyle de kısıtlı bir durum değil. Diğer Alevi Bektaşi erenlerine ait mezarlarda, türbelerde ve dergahlarda da aynı sorun yaşanmaktadır. Bugün Şengül Dede etrafına baktığımızda gördüğümüz durumu aktarmak istiyorum. Antalya Kaleiçi’nin en izbe köşelerinden birinde çevresi çöple dolu bu alanların temizlenmesi, korunması gerekir. Bunun için bir tabelayla burada Şengül Dede’nin, Çıtlık Dede’nin yatırının, makamının bulunduğunun bildirilmesi gerekir. Bu dergahın, türbenin tanıtılması gerekiyor. Aynı zamanda şu anki bulunduğu yerin yan tarafında daha önceleri de Bayraktar Baba Dergahı’nın olduğunun topluma anlatılması ve oradan çıkarılan bizlere ait olan eserlerin tekrar Alevi Bektaşi toplumuna kazandırılması gerekiyor.”

“EN BAŞTA ALEVİ KURUMLARI TÜRBELERE, DERGAHLARA SAHİP ÇIKMALI”

Bu tür yerlerde bulunan dergah, türbe ve ziyaretgahların korunması ve Alevi toplumuna kazandırılması için Alevi kurumlarına büyük görev düştüğünü kaydeden Sazcı, “Çünkü bugüne kadar üç bölümdür yaptığımız çağrılara henüz kulak verilebilmiş değil. Ancak biz şunu iddia ediyoruz ve diyoruz ki, Alevi kurumlarının kuruluş amacı neydi? Alevi Bektaşi değerlerine sahip çıkarak, Alevi kamuoyunun kendi geçmiş dönemlerde var olan haklarının tekrar hayat bulmasını sağlamaktı. ‘Bugün dergahlar bizimdir’ diye çağrılar yapıyoruz. Dergahlarımızı korumak için eylemler düzenliyoruz. Ancak kendi lokallerimizde bulunan, kapımızın önünde olan dergahlara, türbelere, yatırlara, makamlara ne kadar sahip çıkıyoruz? O yüzden bugün Kaleiçi’nde bulunan Şengül Dede, Çıtlık Dede gibi bu türbelerin yaşatılması mevzusunda yine bizlere iş düşüyor. Kurumlara baskı yapmak yine bizlerin boynunun borcu meselesi haline gelmiş durumda” dedi.

“BU TÜRBELERİN, DERGAHLARIN YENİDEN ALEVİ TOPLUMUNA KAZANDIRILMASI LAZIM”

Tüm canları buralara sahip çıkmaya, buralara gelip lokmalarını pay etmeye, çerağlarını uyandırmaya çağıran Sazcı, son olarak şunları dile getirdi:

“Buradan kurumlara tekrar çağrı yapmak istiyorum. Bugün Alevi kurumlarının ve bizlerin burayı yeniden kurması gerektiğini düşünüyoruz. Antalya’da bulunan yaklaşık 53 tane dergâha, türbeye, yatıra, makama Alevi kurumları sahip çıkmak zorunda. Bu bir lütuf değil. O koltuklarda oturan kişilerin, o derneklerin, o vakıfların asli görevi bu. Biz bunun için baskı ve çağrı yapmayı sürdüreceğiz. Aşk ile…”

Cebrail ARSLAN/ANTALYA

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.

Web sitemiz, deneyiminizi daha iyi hale getirmek amacıyla çerezler kullanmaktadır. Bu durumda herhangi bir sıkıntı yaşamayacağınızı düşünüyoruz, ancak isterseniz çerezleri devre dışı bırakma seçeneğiniz her zaman mevcuttur. Kabul ediyorum devre dışı bırak