PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Altınova Şube Başkanı ve Akdeniz Bölge Sorumlusu Adnan Arslan, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın yürüttüğü “davet” trafiğine sert tepki gösterdi. Arslan, Alevi kurumlarına çağrıda bulunarak; “Arka planda karşıyız diyip ön planda esnek konuşmak bir Alevi kurumuna yakışmaz, tavrımız net olmalı” dedi.
Alevi toplumunun “Alevi Diyaneti” olarak tanımladığı ve kurulduğu günden bu yana tartışmaların odağında yer alan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, cemevlerine ve inanç önderlerine yönelik müdahalelerini sürdürüyor. PSAKD Altınova Şube Başkanı Adnan Arslan, kurumun son dönemde yoğunlaşan davetleri ve Alevi örgütlülüğünü bölmeye yönelik adımları hakkında önemli açıklamalarda bulundu.
“2 NİSAN RESEPSİYONU İÇİN TELEFON TRAFİĞİ YÜRÜTÜLÜYOR”
Cumhurbaşkanlığı tarafından 2 Nisan’da gerçekleştirilecek resepsiyon için birçok dede, ana ve kurum temsilcisinin arandığını belirten Arslan, iktidarın Alevi toplumunu kendi kurduğu yapı üzerinden dizayn etmeye çalıştığını vurguladı:
“Ali Arif Özzeybek’in birçok kurumu aradığını, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın 2 Nisan’da Çankaya Köşkü’nde bir resepsiyon veya sarayda bir yemek, tanışma vesilesiyle kurumları, dedeleri, anaları, babaları kim varsa aradıklarını biliyoruz. Bizleri arayamıyorlar. Çünkü biz duruşumuzu en başta gösterdik. Özzeybek cemevimize geldiğinde 45 dakika tartıştık. Kendisine; ‘Bende Aleviyim’ demesi üzerine, ‘Aleviyim demeyle Alevi olunmuyor; Alevi’nin özüne, sözüne, yoluna ve erkanına sahip olması gerekir’ diyerek tavrımızı koyduk.”
“TANIMADIĞIMIZ BİR KURUMUN TEMSİLCİSİYLE SOHBET ETMEYİZ”
Kurumun yerel düzeydeki temas çabalarını da reddettiklerini ifade eden Arslan, Antalya’da yaşanan bir diyalogu şöyle aktardı:
“Antalya’ya Fatoş Hanım diye birini görevlendirmişler. Bu kişi bizi 5-6 kez ısrarla aradı, ziyarete gelmek istediğini söyledi. Kendisine onu tanımadığımı söyleyince, ‘Ben de Varto’lu bir Alevi canınızım’ dedi. Eyvallah ama böyle bir kurumun yöneticisiyle bizim görüşmemiz söz konusu değil. Tanımadığımız bir kurumun yöneticileriyle ne konuşur ne de sohbet ederiz. Bizim nezdimizde bu kurumun meşruiyeti yoktur.”
“MÜSAİT DEĞİLİM DEMEK YETMEZ, REDDETMEK GEREKİR”
Arslan, bazı Alevi kurumlarının ve temsilcilerinin sergilediği “esnek” tutumu da eleştirerek, samimiyet çağrısında bulundu:
“Eğer bu başkanlığı tanımıyorsanız ona göre tavır koyacaksınız. ‘Müsait değilim, gelemiyorum, zamanım yok’ gibi geçiştirme cümleleri kabul edilemez. Arka planda karşıyız tanımıyoruz diyip, ön plana geldiğimiz zaman esnek konuşmak bir Alevi kurumuna yakışmaz. Önce samimi olmak lazım. Bizim talebimiz nettir: Önce cemevlerinin yasal statüsü verilsin. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı genelgesinde her şey açık; cami, havra, kilise nasıl ibadethaneyse cemevleri de öyle olmalıdır. Sen bunu yapmıyorsun ama ‘gel bizi tanı’ diyorsun. Bu samimiyetsizliktir.”
“PSAKD ÖRGÜTLÜLÜĞÜNDE BİR TANE BİLE BAĞLI ŞUBE YOK”
Başkanlığın paylaştığı “bize bağlı cemevleri” listesinin gerçeği yansıtmadığını savunan Arslan, sözlerini şu uyarıyla tamamladı:
“Önceki başkan Ali Rıza Özdemir, ‘şu kadar cemevi bize bağlı’ diye haberler yayınladı; bunların hepsi asılsızdır. PSAKD örgütlülüğü içinde oraya bağlı bir tek şubemiz yoktur. Eğer varsa çıksın açıklasınlar. ‘Buraya bağlanın, yardım alın’ mantığı Alevi inancına bir saldırıdır. Tanımıyorum diyip de kapalı kapılar ardında gizli gizli görüşenler de akıllarını başlarına alsınlar. Bu topluma ve yola ihanettir, kabul edilecek bir tarafı yoktur.”
Cebrail ARSLAN/ANTALYA
Yoruma kapalı.