Alevi Haber Ajansi

Alevi hukukçulardan uyarı: Aleviler parçalanmak isteniyor, bu felakete dönüşebilir-VİDEO

PİRHA- PSAKD Altınova Şubesi Cemevinde, torba yasa ile Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulan ‘Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na ilişkin bilgilendirme toplantısı gerçekleşti. Toplantıda, iktidarın Alevilerin yıllardır sürdürdüğü mücadeleyi bir torba yasaya sıkıştırarak, Alevi inancının denetim altına alınmaya çalışıldığı kaydedildi.

Aleviler geçen hafta,  Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde Cumhurbaşkanı Kararı ile kurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na ve Meclis’te kabul edilen torba yasaya karşı ülkenin birçok yerinde alanlara çıkarak tepki gösterip “Eşit yurttaşlık talebimizden vazgeçmiyoruz” mesajı verdi.

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Altınova Şubesi, Avukat Hidayet Canruh ve Avukat Engin Akbaba’ın katılımıyla Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulan ‘Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’ ve torba yasaya ilişkin üyelerini bilgilendirme toplantısı yaptı.

“ALEVİ ÖRGÜTLÜLÜĞÜ PARÇALANMAK İSTENİYOR”

PSAKD Altınova Şube Başkanı Adnan Arslan, Aleviler üzerinden senaryolar üretilerek Alevi örgütlülüğün parçalanmak istendiğini ifade etti. Arslan, “Tehlikeli bir süreçten geçiyoruz. Aleviler üzerinde ciddi oyunlar oynanıyor, ciddi senaryolar üretiliyor. Daha önce Hüseyin Gazi Cemevini ziyaret ettiler. Durmadılar, Şahkulu Sultan Dergahını ziyaret ettiler, durmadılar. Ne yaparız nasıl yaparız da Alevileri böleriz, parçalarız girişimlerini yapıyorlar ve yapmaya devam ediyorlar. Buna karşın gerek hukukçularımız gerekse de Alevi örgütlerimiz çalışıyor. Buna gereken tepkimizi koyacağız, gereken cevabı vereceğiz. Çünkü bizim cemevleri ibadet yerimizdir, cemevlerini götürüp bir yere bağlamanın anlamı yoktur. Bugün Kültür Bakanlığı’nda olacak yarın Diyanet’e bağlayacaklar. Onun için bu tehlikeye karşı hep beraber tepki koyacağız, birlik olacağız, bir arada olacağız” dedi.

“ALEVİLERİN TALEBİ OLMADAN VE GÖRÜŞÜLMEDEN TORBA YASA HAZIRLANDI”

Toplantıda konuşan Avukat Hidayet Canruh, Alevilerin talebi olmadan ve Alevi örgütleri görüşülmeden hazırlanan torba yasaya ihtiyaç olmadığını kaydederek, “Diyanet biz Alevilere hitap etmiyor, dolayısıyla buna olan desteği kes bizim için yeterlidir. Biz kendi inancımıza sahibiz, yüzyıllardır buraya getirdik bundan sonra da diğer nesillere aktarmayı biliriz. dememize rağmen ne yaptı? Biz hiçbir şey istemememize rağmen Alevi Bektaşi Kültür Cemevi Başkanlığı kurulmuş oldu. Birincisi ihtiyacımız yok, talebimiz yok. İkincisi, kime sordunuz da böyle bir kanun oluşturuyorsunuz? Bu kanunun çıkmasının bir nedeni olması lazım. Kimseye sormadı, kendisi böyle bir ihtiyaç olduğuna karar verdi ve şimdi de diyor ki Alevi dernek ve vakıflar bir şekliyle dahil olacaklar ve biz de bir şekilde Aleviliği geliştireceğiz, eksik olan kültürler toplayacağız ve böylesi bir kuruluş kuracağız. Biz de kendi inancımızda geçmişte olduğu şekliyle sahibiz, inancımızın gittiği yerleri biliyoruz. Bu nedenle de böyle bir kanuna ihtiyacımız yok diyoruz” ifadelerini kullandı.

“ALEVİLERİ AYRIŞTIRIYOR, FELAKETE DÖNÜŞEBİLİR”

Alevilerin bireysel veya kurum olarak bu projeye katılmasının ileride bir felaket haline dönüşebileceğine işaret eden Canruh şöyle devam etti:

“Bu devletin bize rağmen oluşturduğu bu yapı, derneklerimizi, vakıflarımızı bir araya toplayıp kendisine göre dizayn etme amacıyla hareket ediyor. Bir diğeri de seçim arifesidir. Biz böylesi bir mesele çıkaralım, Aleviler seçim zamanına kadar başkaca sorunları konuşacaklarına kendi aralarında bu sorunları konuşsunlar ve biz de bu arada her zaman olduğu gibi kendi bildiğimizi uygulayalım diyebilirler. Ama hayata geçtiği zaman buradaki insanların ve kurumların böyle bir yasaya gerek bireysel, gerekse de örgütsel olarak katılması bizim toplumumuzun belki de felaketine neden olacaktır. Zaten fiziki olarak birbirimizden uzağız ancak cenazelerde ya da düğünler vesilesiyle bir araya gelebiliyoruz bu yeni bir ayrım oluşturacaktır. Dolayısıyla gelecek açısından büyük bir problem olarak görüyorum. Aleviler bizim yaşadığımız çevre itibariyle de köyden köye bile ibadeti ritüeli farklıdır, ibadeti de birbirinden farklıdır. Ben kimsenin aklına şimdiye kadar niye o köyün cemi ayrı bize benzemiyor dediğini görmedim. Dolayısıyla güzellikleri ayrıştırmak amacıyla ortaya konulmuş olan böyle bir kanuna biz Alevi toplumunun yediden yetmişe karşı çıkması gerektiğini düşünüyorum.

1826 BEKTAŞİ TEKKELERİNE EL KONULMASI VE TORBA YASA

Avukat Engin Akbaba ise, 1826’daki kıyımda Alevi Bektaşi tekkeleri nasıl ki Alevilerin elinden alınmış ise bu uygulama ile aynı şeyin planlandığını söyledi. Akbaba, “Biz, 1826 yılında elimizden alınan Ali Baba Tekkesini geri alabilmek için yıllardır mücadele ediyoruz. Fermanlarını çıkardık alamıyoruz. Bunu niye söylüyorum? 1826 yılında ikinci Mahmut’un Alevi kıyımıyla Anadolu toprağını Sünnileştirme çalışmasından sonra ilk yaptığı işlerden birisi tekkeleri, Alevi ocaklarını alıp Nakşilerin, Mevlevilerin eline vermek oldu. Aslında bugün olan işin özünde görünen bu. Anadolu’da Alevi köylerinin kenarda, köşede yol gitmeyen yerde, orman içlerinde, dağlarda olmasının sebebi Aleviliğinden vazgeçmeyenlerin oralara kaçmak zorunda oluşundan kaynaklanır. Bugün Kültür Bakanlığı’na bağlanan cemevleri için 1826’daki gibi bir müddet sonra kayyım atacağız diyecekler. Kültür Bakanlığı’na bağlı başkanlık, buralara biat etmeyecek ve inançlarına kendileri yaşamak isteyenleri ötekileştirecekler” diye konuştu.

“TOPYEKÜN HAYIR DEMELİYİZ”

Akbaba, AKP hükümetinin bu projesine Alevilerin topluca hayır demesi ve mücadele etmesi gerektiğine vurguda bulunarak şunları belirtti:

“3-5 maddede yazmışlar ve Aleviliğin esaslarını Erdoğan’ın atayacağı 12 kişilik kurul belirleyecek. Orada oluşturacakları ve kendi tayin edecekleri kişiler sadece bize şirin gözükecek. Cemevlerimiz bir statüye kavuştu, elektriğini suyunu biz ödemeyeceğiz. Bu ödenen elektrik parasıyla bizim geçmişimizi, geleceğimizi ve inancımızı satın almaya çalışıyorlar. Bir müddet sonra bu dedeler kadrolu dede, cemevleri de Diyanet’in malı olacak duruma gelir ve kendilerince Aleviliği öğretirler. Burada Aleviliğin esaslarını belirlediklerini kabul edenler sistemin dişleri arasında onlara benzemeye başlayacak. Buna topyekün hayır diyemezsek bir daha hayır deme şansımız olmayabilir. Çünkü bizi belli ki, verdikleri birkaç basit menfaat ile bölmeye ve buradan bir tartışma çıkarmaya başlayacaklar. Biz sizin bizi tarif etmenizi, esaslarımızı belirlemenizi, bizim dedemizi veya hizmet görenlerimizi tarif etmenizi istemiyoruz.”

Cebrail ARSLAN/ANTALYA

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.

Web sitemiz, deneyiminizi daha iyi hale getirmek amacıyla çerezler kullanmaktadır. Bu durumda herhangi bir sıkıntı yaşamayacağınızı düşünüyoruz, ancak isterseniz çerezleri devre dışı bırakma seçeneğiniz her zaman mevcuttur. Kabul ediyorum devre dışı bırak