PİRHA- Alevi Kültür Dernekleri Genel Merkez yöneticisi Sakine Güler, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Muharrem ayında katkıda bulunmak istemesi gibi çeşitli girişimlerinin olduğunu belirterek, “Muharrem lokmalarımız rızalık lokmasıdır. Rızalık olmayan bir lokmayı yiyemeyiz” diyerek tepki gösterdi. Güler, devletin asimilasyon politikalarını eleştirerek, mücadele çağrısı yaptı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde 2022 yılında kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, cemevlerine maddi destek, personel ve bakım hizmetleri sunarken, Alevi kurumları ise Başkanlığın Alevilerin inanç taleplerini karşılamaktan uzak olduğunu, cemevlerini devlet kontrolüne alma ve asimilasyon politikalarının bir parçası olarak faaliyet yürüttüğünü savunuyor. Alevi kurumları, cemevlerinin ibadethane statüsünün tanınması ve eşit yurttaşlık talepleri karşılanmadan sunulan destekleri kabul etmeyeceklerini ifade ediyor.
Alevi Kültür Dernekleri Genel Merkez Kadın ve Gençlikten Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sakine Güler,Kültür Bakanlığı’na bağlı Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Alevi kurumlarına yönelik politikalarını PİRHA’ya değerlendirdi.
“RIZALIK VERMEYENLERİN LOKMASINI PAYLAŞMAYIZ”
Devletin Alevilerin temel taleplerini yıllardır görmezden geldiğini ancak Muharrem ayında cemevlerine destek sunmaya çalıştığını ifade eden Güler, bunun kabul edilemez olduğunu belirtti.
“Bizim Muharrem’imiz, lokmalarımız rızalık lokmasıdır. Rızalık olmayan bir lokmayı yiyemeyiz. Bu devletin vergileriyle verilen lokmalardır. Biz herkesin lokmasını rızalık alarak paylaşırız. Rızalık vermeyenlerin lokmasını paylaşmayız” diyen Güler, Cemevi Başkanlığı üzerinden yürütülen destek politikalarına karşı olduklarını vurguladı.
“DEVLET ÖNCE CEMEVLERİNİ İBADETHANE OLARAK KABUL ETSİN”
Alevilerin tarih boyunca baskı ve kıyımlarla karşı karşıya kaldığını ifade eden Güler, bugün de devlet eliyle farklı yöntemlerle asimilasyon politikalarının sürdürüldüğünü söyledi.
Devletin gerçekten Alevilere destek vermek istiyorsa öncelikle cemevlerini ibadethane olarak tanıması gerektiğini belirten Güler, “Aksi takdirde Cemevi Başkanlığı üzerinden gelen hiçbir şeyi kabul etmeyiz. Biz bunların karşısında durmaya devam edeceğiz” dedi.
“BİZİ BÖLMEYE ÇALIŞIYORLAR”
Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı yetkililerinin birçok kez şubelerini ziyaret ettiğini söyleyen Güler, görüşmelerde maaşlı dede, personel ve çeşitli hizmet tekliflerinin yapıldığını ancak bunların tamamını reddettiklerini aktardı.
Başkanlığın Alevileri kendi içinde bölmeye çalıştığını dile getiren Güler, “Bizi birbirimize düşürmeye çalışıyorlar. Ama biz birliğimizi koruyacağız. Küçük hesaplar peşinde olanlar ayrışabilir. Biz yoluna bağlı, inancına sahip çıkan insanlarla mücadelemizi sürdüreceğiz. Asimilasyona hiçbir şekilde prim vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
Güler ayrıca Cumhurbaşkanlığı tarafından 17 yaş altındaki gençlere yönelik düzenlenen bazı gezi programlarını da eleştirerek, bu faaliyetlerin gençlere yönelik asimilasyon politikalarının bir parçası olduğunu savundu. Gençlerin bu girişimlerin farkında olduğunu söyleyen Güler, “Bu çalışmalar da sonuçsuz kalacaktır” dedi.
“HAKLARIMIZI MÜCADELEYLE ALACAĞIZ”
Devlete karşı olmadıklarını ancak eşit yurttaşlık hakkı talep ettiklerini vurgulayan Güler, cemevlerinin statüsü ve Alevilerin taleplerinin bir lütuf değil hak olduğunu ifade etti.
“Biz bunların vaat olarak sunulmasını istemiyoruz. Bunlar bizim haklarımızdır. Kimse bize bağış ya da hediye vermiyor. Her yurttaş gibi biz de hakkımız olanı talep ediyoruz. Bu haklarımızı da sonuna kadar mücadele ederek alacağız” diye konuştu.
Semra ACAR/ İZMİR
Yoruma kapalı.