Alevi Haber Ajansi

Asgari ücretliler Kadıköy’de yürüdü: Ekonomi büyüdüyse hakkımızı verin!-VİDEO

PİRHA- Asgari Ücret İnsiyatifi, İstanbul Kadıköy’de yürüyüş yaparak, enfilasyon oranına göre yılda dört defa asgari ücrete zam yapılmasını talep etti.

Asgari Ücret İnisiyatifi, gün geçtikçe artan enflasyon oranlarına ve asgari ücretin azlığına ilişkin basın yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirdi. Kadıköy Boğa’dan Rıhtıma kadar “Büyüdüysek payımızı verin asgari ücreti ve tüm ücretleri yükseltin enflasyon oranına açlık sınırına ve TÜİK yalanına son” pankartı taşıyarak yürüdüler. Birçok yurttaşın yanı sıra siyasi partiler yürüyüşe katıldı.

“Asgari ücretli yalnız değildir”, “Açlık sınırının altında asgari ücreti reddediyoruz” dövizleri taşındı. “Zafer direnin emekçinin olacak” ve “Asgari ücretliler yalnız değildir” sloganları atıldı. Rıhtım’da gerçekleşen basın açıklamasından önce asgari ücrete çalışan emekçiler söz aldı. 29 Kasım da Kartal Meydan’ın da gerçekleşecek olan mitinge çağrıda bulundu. Basın açıklamasını Asgari Ücret İnisiyatifinden Hazal Akarpınar okudu.

Hazal Akarpınar, Asgari Ücret İnisiyatifi olarak aylardır meydanlarda emekçinin hakkı için direndiklerini ve ses yükselttiklerini dile getirdi.  Asgari ücret açlık sınırının 10 bin lira altında olduğunu TÜRK-İŞ’in Ekim verilerine göre dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 38 bin 24 lira, yoksulluk sınırı ise 123 bin 856 lira olduğunu söyleyen Hazal Akarpınar sözlerine şöyle devam etti:

“Ocak’ta 28 bin 75 lira olan asgari ücretten 10 ayda 7 bin 726 lira eridi. Yani cebimizdeki her 4 liranın 1’ini enflasyon yuttu. Bir ailenin karnını doyurmaya yetmeyen parayı önümüze ‘ücret’ diye koyuyorlar. Akaryakıta yeniden zam, ekmeğe, sebzeye yeniden zam, bize ise yeniden ‘sabredin’ diyorlar. Ücretiyle geçinemeyen milyonların umudunu bir de fon vurgunuyla çaldılar. İşler iyiyken kâr birkaç kişinin cebine girdi, işler bozulunca faturayı halka çıkarmaya hazırlanıyorlar. Biliyoruz ki emekçiyi hızlı para vaadine sürükleyen, ücretleri bastıran iktidarın ekonomi politikalarıdır. Açlık sınırının altındaki asgari ücret de, sigortasız ve güvencesiz çalıştırma da bu iktidarın bilinçli tercihlerinin ürünü. Emeği ucuzlatanlar, emekçinin can güvenliğini de hiçe sayıyor.”

“DİLOVASI KATLİAMININ BİRİNCİ YILI”

Dilovası Katliamı’nın birinci yıl dönümü olduğunun altını çizen Hazal Akarpınar “Bir yıl önce bugün Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde bir kozmetik fabrikasında çıkan yangında, içlerinde üç çocuğun da bulunduğu 7 işçi hayatını kaybetti. İddianameye göre fabrikada yalnızca bir çalışan sigortalıydı, yangın merdiveni de alarm sistemi de yoktu. Ucuz ve güvencesiz çalışmanın bedelini canlarıyla ödediler. Aradan bir yıl geçti, sanıkların bir kısmı tahliye edildi, aileler hâlâ adalet bekliyor! Dilovası’nda yitirdiğimiz emekçileri saygıyla anıyoruz, sorumlular hesap verene kadar bu davanın takipçisi olacağız. Görüyoruz ki bütçe teklifinde asgari ücretin vergi istisnası için ayrılan kaynak yüzde 33,7 artırılmış, yani yüzde 33 civarında bir zam kapıda. Yüzde 33,7’lik zam net asgari ücreti ancak 37 bin 537 liraya çıkarır ve bu tutar bugünkü 38 bin 24 liralık açlık sınırının bile altında kalır. Yeni yıla yine açlık sınırının altında girmeye razı mıyız? Hayır! Üstelik masada emekçi yokken bu oranın verileceğinin garantisi bile yok. Geçen yıl aynı kalem bütçede yüzde 28 artırıldı, asgari ücret zammı yüzde 27’de kaldı” diye konuştu.

“SİLAHA VE MÜHİMMATA YÜZDE 229 BÜTÇE”

Hazal Akarpınar, silah ve mühimmat ödeneği yüzde 229 bütçe artığını söyledi ve sözlerine şöyle devam etti: “KDV, gelir vergisi ve ÖTV’den yaklaşık 14,5 trilyon lirayı bizden toplayıp patronların kârından alınan kurumlar vergisini 2,2 trilyonda bırakıyorlar. Paramızı alıyorlar, rantı onlara veriyorlar! Emeklilere ise ‘başımızın tacı’ diyorlar, iş bütçeye gelince onları yük gibi görüyorlar! 17 milyon emeklinin en düşük aylığı 23 bin 552 lira, yani açlık sınırının 14 bin 472 lira altında! Birleşik Emekliler Sendikası üyeleri 12 Ekim’de Kartal’dan Ankara’ya yürüdü ve iktidara kefen fırlattı. ‘Saraya bol kepçe, emekliye yok bütçe!’ diyen emeklilerin öfkesini bugün Kadıköy’den çoğaltıyoruz. Bir ömür çalışmış, vergisini ve primini ödemiş insanları kefen sallamaya mecbur bırakmak bu iktidarın ayıbıdır!”

İŞÇİLER SÖZ ALDI

İnisiyatifin TÜİK verilerine dayanarak açıkladığı yılın ilk 10 ayındaki yüzde 27,52 enflasyonun ve asgari ücretteki 7.726 liralık alım gücü kaybının gölgesinde söz alan işçiler, tepkilerini şöyle dile getirdi.

“Patronlar her gün kârlarına kâr katarken biz bu kârdan pay alamıyoruz. Biz şantiyelerde bu kadar bina yaparken bu ücretler bize refah mı? Değil. Biz refah içerisinde yaşayabileceğimiz bir ücret istiyoruz. Eğer bu hükümet yetkilileri ekonomide büyüme var diyorsa biz bu büyümede payımızı istiyoruz. Hakkımız olanı alana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.

29 KASIM’DA KARTAL MEYDANI’NDA YAPILACAK İŞÇİ BULUŞMASINA ÇAĞRI YAPILDI

Bir şantiyenin deposunda çalışan inşşat işçisi emekçi, bütçeden faize, vergi istisnalarına ve kamu-özel ortaklığı müteahhitlerine kaynak aktarıldığını savunarak iş cinayetlerine dikkat çekti, 2026’nın ilk 10 ayında 1509 işçinin hayatını kaybettiğini ve 2002’den bu yana bu sayının 36 bine ulaştığını söyledi. İşçi, “Biz emekçiler ve emekliler olarak çalışırken ölmek istemiyoruz, ölene kadar çalışmak istemiyoruz” diyerek 29 Kasım’da Kartal Meydanı’nda yapılacak işçi buluşmasına çağrı yaptı.

“BİZLER ÜRETİYORUZ, BİZLER HAKKIMIZI İSTİYORUZ”

Asgari ücretle çalışan iki çocuk babası bir emekçi ise “Bizler markete girerken ne alacağımıza değil artık ne alamayacağımıza karar veriyoruz. Geçen zeytin bitmişti, zeytin alamadım. Peynir zaten pahalı, peyniri alamıyoruz. Ekmek mücadelesi veriyoruz. Benim 13 yaşında, bir tanesi de 3,5 yaşında iki çocuğum var. Ben bir haftadır oğlum köfte diyor, kıyma alamıyorum. Bunu ajitasyon olsun diye söylemiyorum, bu ülkenin gerçeği budur” diye konuştu.

Yapılacak zamların ekonomik krize yol açacağı yönündeki söylemlere de tepki gösteren emekli, “Bize zam yapılmadığı halde ekonomiler yükseldi, bu gerçek değil. Bizler üretiyoruz, bizler hakkımızı istiyoruz” diye belirtti.

PİRHA/İSTANBUL

Yoruma kapalı.