PİRHA – Son bir yılda okullarda artan şiddet olaylarına ilişkin konuşan Eğitim Sen 2 No’lu Şube Başkanı Zeliha Danyeli, yaşanan şiddet olaylarının yalnızca bireysel davranışlarla açıklanamayacağını belirterek, “Bir ülkede eğitimin siyasi çıkarlar doğrultusunda şekillenmesi asla doğru değildir. Şuan ki eğitim politikalarına baktığımız zaman bakanlık tarafından özellikle ideolojik ve siyasal çıkarlar doğrultusunda bir eğitim sistemi kurmaya çalışmasına tanık oluyoruz” dedi.
Son bir yılda okullarda şiddet olayları artarak devam ediyor. Zaman zaman öğretmenlere yönelik şiddetin de yaşanması bireysel silahlanmanın neden arttığı? sorusunu da beraberinde getiriyor. Okullarda yaşanan şiddet olaylarının bireysel davranışlarla açıklanması mümkün olmayan toplumsal yapıyla iç içe gelişen bir faktördür.
Son olarak; 30 Eylül Çarşamba günü Bayraklı Şehit Uğur Sarıkaya Ortaokulu’nda bir öğrencinin çantasında önce bıçak, ardından silah bulundu. Kamuoyuna yansıyan bu olay okullarda yaşanan güvenlik sorunlarının ne kadar yakıcı hâle geldiğini bir kez daha ortaya koyuyor.
Eğitimde yaşanan şiddet olaylarını ve konuya ilişkin Eğitim Sen 2 No’lu Şube Başkanı Zeliha Danyeli ile konuştuk
“TOPLUMDA YAŞANAN SORUNLAR EĞİTİM KURUMLARINI SA ETKİLİYOR”
Son bir yıl içerisinde Urfa Siverek, Maraş, Manisa Turgutlu ve son olarak da Osmaniye olmak üzere okullarda yaşanan silahlı saldırıları hatırlatan Eğitim Sen 2 No’lu Şube Başkanı Zeliha Danyeli, bu saldırıların tesadüf ve münferit olaylar olarak değerlendirilmemesi gerektiğinin altını çizdi.
Danyeli, yaşanan sorunların kaynağının tespit edilmesi ve çözüm politikalarının yaşamsallaştırılmasını istedi.
Toplumun her yerinde evde, işte, sokakta, kadına, doğaya, hayvana ve çocuklara yönelik şiddetin de arttığına vurgu yapan Danyeli, bu şiddet olaylarının kendiliğinden gelişmediğini, toplumda yaşanan hem ekonomik hem toplumsal ve siyasal sorunların tüm toplumu etkilediği gibi eğitim kurumlarını da etkilediğini belirtti.
“YOKSUL AİLELER ÇOCUKLARIN MASRAFLARINI KARŞILAYAMIYOR”
Halkın her geçen gün yoksullaştığını, işsizliğin arttığını, adaletin, hukukun zayıfladığını ve gençlerin geleceksizleştirildiğini güvencesizleştirildiğini belirten Danyeli, bunlar bir bütün olarak değerlendirildiğine gençleri ve çocukları derinden etkilediğini ifade etti.
Yaşanan ekonomik krizle birlikte halkın her geçen gün yoksullaştığını ifade eden Danyeli, “Bu yoksullaşmayla birlikte neredeyse yoksul aileler çocuklarının eğitim masraflarını bile karşılayamıyorlar. Her dört çocuktan biri okulu aç geliyor. Eğitim masraflarını karşılayamadıklarından dolayı da zorunlu bir MESEM’e yöneliş var. MESEM çocuk sömürüsünün meşrulaştırılmış adıdır. Ve tamamen orada patronun infazına bırakılmış çocuklar. Her türlü sözel ve fiziksel şiddetle karşı karşıya kalabiliyorlar” diye konuştu.
“SİSTEM KENDİNİ HALKI KİMLİK ÜZERİNDEN AYRIŞTIRARAK ŞİDDETİ MEŞRULAŞTIRIYOR”
Sistemin kendini özellikle halkı kimlik üzerinden, inanç üzerinden, cinsel yönelim üzerinden ayrıştırarak, ötekileştirerek şiddeti meşrulaştırdığını belirten Danyeli, “Bu şiddeti meşrulaştırma hali normalleştirme hali ne yazık ki tüm kurumların sirayet ettiği gibi eğitim kurumlarına da sirayet etmiş durumda” dedi.
Milli Eğitim Bakanlığı’na çağrı yapan Danyeli, sorunun çözümü için sorunu yaratan nedenleri ortaya kayması gerektiğini belirterek, “Bir an önce eğitim bileşenlerini yani bunlar sendikalar, öğretmenler, veliler, öğrenciler bir araya gelerek bu sorunu ortak bir çözüm üretip bir an önce bu çözümün de hayata geçirilmesi gerekiyor” dedi.
“ÖĞRETMENLER İTİBARSIZLAŞTIRILIYOR”
Özellikle son dönemlerde öğretmenlere yönelik de şiddetin arttığına vurgu yapan Danyeli, “Hem fiziksel şiddet hem sözel şiddet ve tabii ki burada öğretmenine yönelik şiddetin bu kadar artması da Milli Eğitim’in özellikle eğitim emekçilerine yönelik hem izlediği politikalar, hem de kurduğu söylemler bunu doğrudan etkiliyor. Öğretmenlerin bugün hem itibarsızlaştırılması hem de mesleki özerkliklerin elinden alınması ne yazık ki bu sorunlarla karşı karşıya kalmasına neden oluyor” ifadelerini kullandı.
“OKULLARDA ÇOCUKLARIN TEMEL İHTİYACINI KARŞILAYACAK SOSYAL POLİTİKALAR UYGULANMALI”
Okullarda yaşanan sorunların sadece güvenlik kamerası takarak, güvenlik görevlisi çalıştırarak ya da öğrencilere disiplin cezası vererek çözülemeyeceğini belirten Zeliha Danyeli, sorunların asıl nedenine bakılması ve çocukların ihtiyaçlarına göre çözümler üretilmesi gerektiğini vurguladı.
Danyeli, çocukların okulda kendilerini değerli ve güvende hissetmesinin büyük önem taşıdığı ifade ederek, çocuğun beslenme, barınma, eğitim ve sağlık gibi temel ihtiyaçları karşılandığında hem ruhsal hem fiziksel hem de akademik gelişiminin olumlu yönde etkileneceğini belirtti.
Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin devletlere çocukların temel ihtiyaçlarını karşılama konusunda sorumluluklar yüklediği hatırlatan Danyeli, ancak Türkiye’de bu sorumlulukların yeterince yerine getirilmediği, ailelerin çocuklarının ihtiyaçlarını kendi imkânlarıyla karşılamaya çalıştığını, ekonomik durumu kötü olan ailelerin bu ihtiyaçları karşılamakta zorlandığını söyledi.
Danyeli, okullardaki sorunların çözümü için yalnızca güvenlik ve disiplin tedbirlerinin değil, çocukların temel ihtiyaçlarını karşılayacak sosyal politikaların da hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
“BİREYSEL SİLAHLANMANIN ÖNLENMESİNE YÖNELİK ADIMLAR ATILMALI”
“Bireysel silahlanma neden bu kadar artmış durumda? Evlerde çocuklar nasıl oluyor da bu kadar kolay bir şekilde silahlara ulaşabiliyor?” diye soran Zeliha Danyeli, İçişleri Bakanlığı ile yapılan protokollerde geçici çözümler üretmek yerine bireysel silahlanmanın önlenmesine yönelik mutlaka adımların atılması gerekiyor.
“EĞİTİM GERGEÇEN GÜN BLİMSELLİKTEN UZAKLAŞIYOR, DİNSELLEŞİYOR”
Bir ülkenin geleceğinin eğitimle şekilleneceğini vurgulayan Danyeli, “Bir ülkede eğitimin siyasi çıkarlar doğrultusunda şekillenmesi asla doğru değildir. Şuan ki eğitim politikalarına baktığımız zaman bakanlık tarafından özellikle ideolojik ve siyasal çıkarlar doğrultusunda bir eğitim sistemi kurmaya çalışmasına tanık oluyoruz. Çünkü her geçen gün eğitim laiklikten, bilimsellikten uzaklaştırılıyor, dinselleştiriliyor ve aynı zamanda piyasalllaştırılıyor. Bundan dolayı bir an önce Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu tarz tutumlardan vazgeçip özellikle güvenli okul oluşturulduğu, öğrencinin, öğretmenin kendini değerli hissettiği ve aynı zamanda onların sorunlarına karşı çözüm üretildiği demokratik yaşam alanlarının oluşturulduğu bütün farklılıklara alan açıldığı demokratik işleyişin sağlandığı eğitim kurumlarına dönüştürülmesi gerekiyor” diye konuştu.
Danyeli, MEB’e çağrıda bulunarak, biran önce eğitim bileşenlerini bir araya getirerek bu sorunlara bir çözüm üretmesi ve bu çözümleri hayata geçirmesini istedi.
Semra ACAR/PİRHA
Yoruma kapalı.