Alevi Haber Ajansi

Eğitim-Sen Antalya Şube Başkanı Öztürk: Eğitimde bütün yük velilerin sırtına biniyor-VİDEO

PİRHA- Eğitim-Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk, 2026-2027 eğitim-öğretim yılında velilerin ekonomik sorunlar nedeniyle eğitim masraflarını karşılamakta zorlandığını, okullarda “bağış” ve “okul aile birliği” adı altında para toplandığını belirtti. Öztürk, öğretmenlerin ise ekonomik ve demokratik sorunlarının çözülmediğini, Milli Eğitim Bakanlığı’nın eğitim politikaları yerine “şekille” uğraştığını söyledi.

Eğitim-Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk, 2026-2027 yeni eğitim-öğretim yılında öğretmenlerin ve öğrenci velilerinin yaşadığı sıkıntılarla ilgili PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

“YILLARDIR NİTELİKLİ PARASIZ EĞİTİMİ SAVUNUYORUZ”

Yıllardır kamusal nitelikli parasız bir eğitim savunduklarını belirten Kadir Öztürk, “Her sene okul bütçesi artıyor. Aslında parasız dediğimiz şey bundan tekabüldür ama yine iş velilerin sırtına biniyor. Hem dolaylı yönden hem direkt yönden veliler zor durumda kalıyor” dedi.

Bugün bir ilkokul ortaokul çantasının aşağı yukarı 3 bin ile 5 bin lira arasında olduğunu belirten Öztürk, “Düşünün bir sürü veli var ve velilerin hepsinin ekonomik durumu da zaten sıkıntılı. Ülkeyi görüyorsunuz. Herkes bir dar boğazdan  geçiyor. Bunun tek sebebi de hükümetin politikalarıdır ve hükümetin uyguladığı ekonomik politikalar halka yansıyor” diye belirtti.

“BAKANLIK PARA TOPLANMAYACAK DİYOR FARKLI ADLAR ALTINDA VELİLERİ ZOR DURUMA SOKUYOR”

Halkın her geçen gün alım gücünün düştüğünü belirten Öztürk, “Maalesef sözde bakanlık açıklama yapıyor. İşte para toplanmayacak, şu yapılmayacak, bu yapılmayacak deniliyor ama baktığınızda da bütün okullar aile birliği adı altında, bilmem ne adı altında, bağış adı altında para topluyor dolaylı olarak velileri zor bir duruma sokuyorlar” dedi.

Maddi durumları kötü olan velilerin ciddi zorluk çektiklerini dile getiren Öztürk, “Çocukların giyiminden tutun çantasına, okul kitaplarına kadar bugün bir sürü para tutuyor ve devlet zaten karşılamıyor. Karşıladığı da sadece içi gerici eğitimle yüklü kitaplar. Yani laik eğitimi savunan bir kapsamda değil” dedi.

“ÖĞRENCİLERE ÜCRETSİZ DAĞITILAN KİTAPLAR CEMAATLER VE TARİKATLAR TARAFINDAN HAZIRLANIYOR”

Tamamen gerici eğitilmiş, tarikatların savunduğu eğitim amacıyla hazırladığı kitapların basıldığını belirten Öztürk, “O da ayrı bir sorun olarak önümüzde duruyor. Bakanlık parasız, nitelikli, kamusal ana dilinde bir eğitim modeli uygulanması gerekirken tam tersi özelleştirmeyi savunan özel okulları teşvik eden bir şekilde yürütülüyor ve bütün aileler bu konuda sıkıntı çekiyor” dedi.

Eğitim öğretimin başlamasıyla birlikte karmaşanın da yaşandığı bilgisini aktaran Öztürk, “Okullar açılıyor ama bakanlıkta sabah kim erken uyanırsa kafasına göre karar çıkartıyor” dedi.

Öğretmenlerin norm kadro ve atamalarına yönelik yaşadıkları sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Öztürk, “Bakanlığın norm kadro ve işe atama yönetmeliği kararı çıkardı. Bütün iller bu konuda sıkıntı çekiyor. Atama da dahil maalesef her şey bakanlıktan yapılacakmış. Norm kadro atamasında bir sürü usulsüzlük döndü. İşte puanı yeterli olan yönetici atamalarında bile bir sürü sıkıntı çıkarıldı.

“BAKANLIK DAHA NİTELİKLİ EĞİTİM VERMESİ GEREKİRKEN ŞEKİLLE UĞRAŞIYOR”

Eğitimin daha kaliteli, daha bilimsel, daha ilerici olması gerekirken şekille şemaille uğraşıldığını belirten Öztürk, “Öğretmenlere önlük dayatılıyor. ‘İlla önlük giyeceksiniz’ diye. Bakanlık saçma sapan şeyleri sunuyor. Önlük giydirilecek deniliyor. Tabii ki hiçbir öğretmen arkadaşımız bunu kabul etmiyor. Yandaş sendika Eğitim Bir-Sen dışındaki bütün sendikalarda ortak karar aldık. Hükümetin, bakanlığın uyguladığı bu önlük giyme kararına karşı okullarda, iş yerlerinde önlük giymeme kararımızı hayata geçireceğiz” dedi.

Bakanlığın derdinin iyi bir eğitim politikası uygulamak olmadığını vurgulayan Öztürk, ‘Milli Eğitim Bakanının derdi öğretmenle, öğrenci ve velisiyle uğraşmak. Bilhassa da öğretmenle uğraşmak’” dedi.

“MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI HİÇBİR ÖĞRETMENİN EKONOMİK DEMOKRATİK SORUNUNU ÇÖZMÜYOR”

Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğretmenin hiçbir ekonomik, demokratik sorununu çözmediğini dile getiren Öztürk, “Ama her türlü angarya işi öğretmene yıkıyor. Bütün kamusal yerlerde yemekhaneler vardır ve kamu personeli orada yemek yemesi gerekirken yapılmıyor. Meslek liseleri ve yatılı okulların dışında hiçbir okulda öğretmenlerin yemekhanesi yoktur. Ya evde sefer taslarıyla okula yemeklerini getirirler ya da dışarıda yerler. Bu da ekonomik olarak öğretmenlere külfettir” dedi.

Cebrail ARSLAN/ANTALYA

 

 

 

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.