Alevi Haber Ajansi

‘Barışın toplumsallaşabilmesi için siyasetin dili değişmelidir’

PİRHA-1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle Mersin’de bir araya gelen yurttaşlar, “Barışı kalıcı kılmak, demokrasiyi ve insan haklarını güvence altına almaktır” dedi.

Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, 1 Eylül Dünya Barış Günü’ne dair Özgecan Aslan Barış Meydanı’nda basıl açıklaması yaptı. Açıklamaya siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcisinin yanı sıra onlarca yurttaş katıldı.

Platform adına açıklamayı İHD MYK Üyesi Bekir Sıtkı Keçeci okudu.

“Barışı kalıcı kılmak, demokrasiyi ve insan haklarını güvence altına almaktır” diyen Keçeci, barışın insan hakkı olduğunu söyledi.

“DEMOKRATİK-HUKUKİ ADIMLAR ATILMALI”

Gelinen aşamada Türkiye’de Kürt sorununun çözümünde barışçıl ve demokratik çözüm konusunda yeni bir fırsat penceresinin açıldığını belirten Keçeci, “Bu süreçte öncelikli olarak yapılması gereken, barışın tüm toplumla buluşmasını sağlayarak, herkesi bu sürece dahil etmektir.  Zira barışın toplumsallaştırılması, sürecin olumlu yönde evrilmesini ve demokratik-hukuki adımların atılacağı koşulları yaratarak kalıcı barışa geçilmesini sağlayabilecektir” dedi.

“KALICI BARIŞIN YOLU DEMOKRASİDEN, ADALETTEN, EŞİTLİKTEN VE ÖZGÜRLÜKTEN GEÇER”

Silahların susmasının tek başına barış anlamına gelmediğinin altını çizen Keçeci, şunları ifade etti:

“Silahsızlanma ve demokratik yaşama dönüş sürecinin kapsamlı hukuki düzenlemelerle güvence altına alınması, süreçte yer alan aktörlerin güvenliğinin sağlanması ve demokratik siyasetin önünün açılması zorunludur. Barış, geçmişi unutmak değil; geçmişte yaşanan acılarla yüzleşerek bir daha aynı acıların yaşanmayacağı bir gelecek kurmaktır. Bu bağlamda zorla kaybetmeler, faili meçhul cinayetler ve sivillere yönelik cinayetler konusunda hakikat ortaya çıkarılmalı, mağdurların adalete erişimi sağlanmalı, cezasızlık politikalarına son verilmelidir.

Bu süreç yalnızca siyasal aktörlerin arasında değil, toplumun bütün kesimlerinin katılımına olanak sağlayacak şekilde kurgulandığında başarıya ulaşacaktır. Barışın toplumsallaşabilmesi için siyasetin dili de değişmelidir. Tehdit, düşmanlaştırma, nefret ve kutuplaştırma dili yerine; diyalog, müzakere, empati ve demokratik siyaset dili hâkim kılınmalıdır.

Kalıcı barışın yolu demokrasiden, adaletten, eşitlikten ve özgürlükten geçer. Bu 1 Eylül’de çağrımızı bir kez daha yineliyoruz: Savaşsız, sömürüsüz, ayrımcılığın olmadığı; herkesin eşit, özgür ve onurlu bir yaşam sürdüğü demokratik bir Türkiye için barış ve demokratikleşmede ısrar ediyoruz.”

PİRHA/MERSİN

 

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.