PİRHA- 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla açıklama yapan Alevi Bektaşi Federasyonu, savaşların en ağır bedelini çocukların, kadınların, yoksulların, emekçilerin ve halkların ödediğine dikkat çekerek “Barışı savunmak, yaşamı savunmaktır” dedi. Federasyon, Alevilerin eşit yurttaşlık taleplerinin tanınması ve inanç özgürlüğünün güvence altına alınması çağrısında bulundu.
Alevi Bektaşi Federasyonu, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla yazılı bir açıklama yayımladı. “Barışı savunmak, yaşamı savunmaktır” başlığıyla yapılan açıklamada, savaş, işgal, katliam ve zulme karşı barış çağrısı yapıldı.
Savaşların sürdüğü bir dünyada halkların bombaların, işgallerin ve zorunlu göçlerin gölgesinde yaşam mücadelesi verdiğine dikkat çekilen açıklamada, Suriye, Gazze, Ortadoğu ve dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan acılara karşı sessiz kalınmayacağı belirtildi.
“Hiçbir siyasi çıkar, hiçbir iktidar hesabı, hiçbir sınır insan hayatından daha değerli değildir” denilen açıklamada, savaşların en ağır bedelini çocukların, kadınların, yoksulların, emekçilerin ve halkların ödediği vurgulandı.
“ALEVİ İNANCININ TEMELİNDE İNSANI YAŞATMAK VAR”
Alevi inancının temelinde insanı yaşatmak, doğaya ve tüm canlılara saygı göstermek ve zulme karşı durmak olduğu belirtilen açıklamada, Alevi öğretisinin kin ve nefret yerine sevgi, eşitlik, adalet ve barışı esas aldığı ifade edildi.
Barışın yalnızca savaşın olmaması anlamına gelmediği belirtilen açıklamada, barışın eşit yurttaşlık, adalet, özgürlük, laiklik ve demokrasi anlamına geldiği kaydedildi.
Açıklamada, “Barış; inancından, kimliğinden, dilinden ve düşüncesinden dolayı hiç kimsenin ayrımcılığa uğramamasıdır. Barış; çocukların savaş uçaklarının sesleriyle değil, özgürce oyun oynayarak büyümesidir. Barış; halkların kendi geleceğine özgürce karar verebilmesidir” ifadelerine yer verildi.
“ALEVİLERİN EŞİT YURTTAŞLIK TALEPLERİ TANINMALI”
Türkiye’de kalıcı barışın sağlanabilmesi için demokrasi ve hukukun güvence altına alınması, farklı inanç ve kimliklere yönelik ayrımcılığın sona erdirilmesi gerektiği belirtilen açıklamada, Alevilerin eşit yurttaşlık taleplerinin tanınması ve inanç özgürlüğünün güvence altına alınması istendi.
Hiçbir inanç topluluğunun devlet eliyle asimilasyona tabi tutulmaması gerektiği vurgulanan açıklamada, barışın önündeki engellerin yalnızca silahlardan ibaret olmadığı ifade edildi.
“Barışın düşmanı yalnızca silahlar değil; ayrımcılık, nefret dili, inkar, adaletsizlik ve cezasızlıktır” denildi.
“BARIŞ, DEMOKRASİ VE EŞİT YURTTAŞLIK İÇİN MÜCADELEDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”
Alevi Bektaşi Federasyonu, 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde savaşa karşı barışı, zulme karşı adaleti, nefrete karşı sevgiyi, ayrımcılığa karşı eşitliği ve tekçiliğe karşı çoğulculuğu savunduklarını belirtti.
Halkların kardeşçe ve özgürce yaşayacağı, çocukların geleceğe umutla bakacağı ve hiçbir annenin evladını savaşlarda kaybetmeyeceği bir dünyanın mümkün olduğu ifade edilen açıklamada, barış için mücadele etmekten, demokrasiyi ve eşit yurttaşlığı savunmaktan vazgeçilmeyeceği kaydedildi.
Açıklamanın sonunda şu ifadeler kullanıldı:
“Savaş değil barış!
Kin değil sevgi!
Ayrımcılık değil eşitlik!
Baskı değil özgürlük!
1 Eylül Dünya Barış Günü kutlu olsun.
Yaşasın halkların kardeşliği!
Yaşasın barış, demokrasi ve özgürlük mücadelemiz!”
HABER MERKEZİ
Yoruma kapalı.