PİRHA-ZeleMele Mem (Mehmet Ali Güler), herkesin Dersim’e sarılıp, sahip çıkması gerektiğini belirterek, “Bu kentte, dili, inancı ve kültürü korumak gerek, yoksa elimizden kayıp gider” dedi.
ZeleMele Mem (Mehmet Ali Güler), sanat yaşamına ve projelerine dair ajansımıza konuştu.
“ANA DİLİ İYİ BİLMELİ VE KONUŞMALIYIZ”
12 Eylül Darbesi sonrası ana dilinde konuşulmasının yasaklandığını hatırlatan Mem, “Cunta döneminde okula gidiyordum. Bu dönem anadilde konuşma yasaklandı. Dolayısıyla epey asimile edildik. Ortaokuldan sonra dilimizi öğrenmeye başladım. Özellikle şarkı dinleyerek dili geliştirmek benim için daha faydalıydı. Kendime bir hedef koydum; anadilimi iyi bilmeli ve bu dilde şarkılar üretmeliyim ki gençlere örnek olayım. Gençler bu şarkıları dinlediğinde mutlaka dillerine daha fazla önem verecektir diye hayal ettim” dedi.
“MÜZİK ARACILIĞIYLA ÇOCUKLARIMIZA ULAŞMALI, ONLARI KENDİ KÜLTÜRÜNE VE KİMLİĞİNE YÖNLENDİRMELİYİZ”
Amacının ana dilinin, kültürün ve kimliğin yok olmamasını sağlamak ve gelecek nesillere aktarmak olduğunu vurgulayan Mem, “Eski şarkılarımız, müziğimiz bizim ruhumuzdur. Benim yaşımda olanlar belki anne-babalarından işitmişlerdir, ancak şimdiki gençler ve çocuklar için aynı ruhu ifade etmiyor olabilir. Daha çok Türkçe ve İngilizce rap, rock ve hip-hop müzik dinliyorlar. Bu açıdan müzik aracılığıyla çocuklarımıza ulaşmalı, onları kendi kültürüne ve kimliğine yönlendirmeliyiz. Kırmancki bir melodiyi sevdiklerinde eminim ki kendi dilleriyle ilgilenmeye başlayacaklar” diye belirtti.
“HALKIN COŞKUSUNU SOLUMAK, BENİM İÇİN BÜYÜK BİR SEVİNÇTİ”
Uzun süre müzikten uzak kaldığını ifade eden Mem, 24. Munzur Doğa ve Kültür Festivali‘nde sahne almanın heyecanını ise, “Bunca yıldan sonra bir kez daha sahneye çıkmak, Kırmancki şarkılar söylemek, halkın coşkusunu solumak, benim için büyük bir sevinçti. Halkla birlikte şarkı söylemek, anadilimizde ortaklaşmak çok keyif vericiydi” diyerek dile getirdi.
“HERKESİN RUHU BURADA”
ZeleMele Mem, geleceğe dair projelerini ise şöyle sıraladı:
“Özellikle Covid döneminde birçok gencimiz yurt dışına gitmek zorunda kaldı. Kentteki vaziyet 1990’lı yıllara benziyordu. Ben her zaman toplumca bir iş yapma, daha iyi ve büyük bir çalışma yapma taraftarıydım. Fakat bunun pek mümkün olmadığını gördüm. Yine de, yeniden sanata döndüm; yine şarkılarımı söylemeye ve sahne almaya başladım.
İlk adımımı Dersim de atmıştım. O zamanki belediye ile ortak çalışma yapmıştık. Koro çok güzel ve özel bir çalışma olmuştu. Sonrasında Avrupa’da devam ettik, halen de devam ediyor. Koro çalışmasını hem çocuklarla hem de kadınlarla yapıyorum. Tabi Dersim’de de yapmak istiyorum. Bütün yaş gruplarından oluşan bir grup kurmak isterim. Gençler ve çocuklar için projeler yapmak isterim. Seneye Dersim’de belki hayata geçiririm.
Dersim; hepimizin kalemi çalıştırdığı yerdir. Herkesin ruhu burada. Herkesin dili buranın üzerinde ifade ediliyor. İsteğim bütün halkımız barışçıl olsun, herkes Dersim’e sarılsın, sahip çıksın. Bu kenti, dili, inancı ve kültürü korumak gerek, yoksa elimizden kayıp gider.”
Nuray ATMACA/DERSİM
Yoruma kapalı.