Alevi Haber Ajansi

İmralı Heyeti Gazetecilerle buluştu: Gündem çerçeve yasa ve süreçteki yeni aşamaydı!

PİRHA- DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Faik Özgür Erol ile İmralı Sekretaryası üyesi Veysi Aktaş, İstanbul’da medya temsilcileriyle bir araya geldi. Yaklaşık iki buçuk saat süren toplantıda çerçeve yasanın ardından gelinen aşama, oluşturulacak kurullar, AİHM ve AYM kararları, hakikatleri araştırma komisyonu ve DEM Parti’nin geleceği değerlendirildi.

DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan ve avukat Faik Özgür Erol ile İmralı Sekretaryası üyesi Veysi Aktaş, İstanbul Taksim’de televizyon, gazete ve dijital medya temsilcileriyle bir araya geldi.

Aralık 2024’ten bu yana devam eden sürecin ele alındığı toplantıda heyet üyeleri, Resmî Gazete’de yayımlanan çerçeve yasaya ve bundan sonraki aşamalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gazeteciler de görüşlerini paylaşarak heyet üyelerine sorular yöneltti.

EROL: BİR BUÇUK YILDIR AŞILAMAYAN EŞİK AŞILDI

Toplantının açılış konuşmasını yapan İmralı Heyeti üyesi avukat Faik Özgür Erol, çerçeve yasanın sürecin ilerlemesi açısından önemli bir eşik olduğunu söyledi.

Sürecin “tespit, teyit ve taahhüt” aşamaları üzerinden ilerlediğini ifade eden Erol, yasa ile silah bırakma sürecinden hangisinin önce gerçekleşeceği konusunda uzun süre tartışma yaşandığını belirtti.

Erol, “Önce teyit mi olacak, sonra mı yasa olacak, önce silah bırakma mı? Tavuk yumurta tartışmasına dönmüştü. Neyse ki bu aşıldı. Yasanın kendi içinde bunu formüle edebileceği zaten bilinen bir şeydi ve öyle bir formülasyonla beraber yasa gerçekleşti” dedi.

Yasanın içeriğine ve hazırlanma yöntemine ilişkin kendilerinin de eleştirileri bulunduğunu kaydeden Erol, daha kapsamlı ve karşılıklılık esasına dayanan bir düzenlemeyi arzu ettiklerini söyledi.

Erol, “Bizim siyasi ajandamız demokrasidir. Yasanın her şeyin çözümü olmadığını biliyoruz. Bir buçuk yıldır aşılmayan bir eşik vardı, bugün bunu aştık. Bu önemlidir” ifadelerini kullandı.

YASANIN ETKİSİNE İLİŞKİN RAKAMLARI PAYLAŞTI

Çerçeve yasayla cezaevlerindeki yaklaşık 4 bin kişinin özgürlüğüne kavuşmasının önünün açılacağını belirten Erol, 75 binin üzerinde soruşturma ve kovuşturma dosyasının da düzenlemeden etkilenebileceğini ifade etti.

Erol, “75 bin siyasi dosya demek neredeyse Türkiye’deki dosyaların sayısal kalabalıklığını da düşünürsek, yüz binlerce insanın hayatına dokunacak bir yasa niteliği taşıyor” dedi.

Yasanın yalnızca bu düzenlemelerden ibaret olmadığını belirten Erol, oluşturulacak kurulların da önem taşıdığını söyledi. Erol, kurulların Abdullah Öcalan’ın süreci daha iyi yönetebileceği koşulların oluşmasına imkân sağlayacağını savundu.

“DEMOKRATİKLEŞME REFORMLARIYLA PARALEL İLERLEMELİ”

Yasayı sürecin önünde açılan bir kapı olarak nitelendiren Erol, “O kapıya yükleneceğiz. Biz o kapıya yüklenmekte ve bunun bir hukuk ve demokrasi alanına açılması noktasında ısrarcı olacağız” diye konuştu.

Yasanın uygulanma sürecinin Kürt sorununun çözümü ve demokratikleşmeye ilişkin reformlarla paralel ilerlemesi gerektiğini belirten Erol, bunun kolay olmayacağını bildiklerini ancak ülkedeki demokratik dinamiklerin bunu gerçekleştirebilecek potansiyele sahip olduğunu söyledi.

BULDAN YASANIN HAZIRLANMA SÜRECİNİ ANLATTI

TBMM Başkanvekili ve İmralı Heyeti üyesi Pervin Buldan, çerçeve yasanın hazırlanma sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Başından itibaren yasa taslağını görmek ve Abdullah Öcalan’a götürmek istediklerini ancak bunun gerçekleşmediğini belirten Buldan, son İmralı görüşmesinde taslak üzerinden değil, yasaya ilişkin ilkeler üzerinden değerlendirme yaptıklarını söyledi.

Buldan, AKP’nin hukukçu kurmaylarıyla yasanın çıkmasından bir gün önce görüşüldüğünü ifade ederek, “Biz ertesi gün, yani yasanın çıkacağı günün sabahı taslağı görme imkânına sahip olabildik” dedi.

ÖCALAN’IN YASAYA İLİŞKİN YAKLAŞIMINI AKTARDI

Buldan, Abdullah Öcalan’ın çerçeve yasaya ilişkin değerlendirmelerini de aktardı. Öcalan’ın kavramlardan çok yasanın çıkmasına önem verdiğini söyleyen Buldan, Öcalan’ın düzenlemeyi “ilk”, “kilit yasa” ve “kök yasa” olarak tanımladığını ifade etti.

Buldan’ın aktarımına göre Öcalan, “Bu yasa bir ilktir, bir kilit yasadır, bir kök yasadır. Hatta bir kabuktur. Bu yasa Kürt meselesinde bir kabuktur” değerlendirmesinde bulundu.

Buldan, Öcalan’ın sürecin bu aşamaya gelmesi için büyük çaba sarf ettiğini ve bunu “tek kişilik bir satranç oynadım” sözleriyle ifade ettiğini aktardı. Öcalan’ın silahlı mücadelenin sona erdiği ve siyasal mücadelenin devreye gireceği bir dönemi örmeye çalıştığını belirtti.

“BU DÖNEM BARIŞA DAHA YAKIN”

Mevcut süreci 2013-2015 yıllarındaki süreçle karşılaştıran Buldan, bugün siyasi aktörlerin yaklaşımının farklı olduğunu söyledi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin mevcut süreçteki çabalarını ve katkılarını önemsediklerini ifade eden Buldan, “Bu dönemin çok daha umutlu ve artık barışa daha yakın bir dönem olduğunu hep söyledim” dedi.

SÜRECİN İKİ AŞAMALI İLERLEYECEĞİNİ SÖYLEDİ

Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Buldan, bundan sonraki sürecin iki aşamalı ilerleyeceğini belirtti. Öncelikle kurulların tespit çalışması yapacağını, ardından alınan kararların pratiğe geçirileceğini söyledi.

Demokratik kitle örgütlerinin de süreci takip etmek istediğini ve bu taleplerin ilgili muhataplarla görüşüldüğünü belirten Buldan, toplumdan gelen eleştirilerin de değerlendirildiğini kaydetti.

Ana akım medyada sürece ilişkin kullanılan dili eleştiren Buldan, “Bu dil rahatsız edici. Ana akım medya süreç konusunda ve kullanılacak dil konusunda eğitilmeli” dedi.

24 AĞUSTOS’TA İLK TOPLANTI

Çerçeve yasayla birlikte çeşitli kurulların oluşturulacağını belirten Buldan, 24 Ağustos’ta bir üst kurulun ilk toplantısını yapacağını açıkladı.

Üst kurulun ardından alt kurulların oluşturulacağını söyleyen Buldan, bunlardan birinin “Silahsızlanma ve Siyasallaşma Alt Kurulu” olacağını ve Abdullah Öcalan’ın da burada yer alacağını belirtti.

Buldan ayrıca süreç kapsamında bir kadın kuruluna ihtiyaç bulunduğunu devlet yetkilileriyle gerçekleştirdikleri görüşmelerde dile getirdiklerini ve bu öneriyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da ilettiğini söyledi.

AİHM VE AYM KARARLARINI ERDOĞAN’A İLETTİKLERİNİ SÖYLEDİ

Buldan, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptıkları görüşmede Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının derhal uygulanması gerektiğini dile getirdiklerini belirterek, Erdoğan’ın bu konuda yorum yapmadığını söyledi.

Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da aralarında bulunduğu tutukluların durumuna değinen Buldan, teyit ve tespit sürecinin ilerleyişine bağlı olarak tahliyelerin gerçekleşeceğini düşündüklerini ifade etti.

“HAKİKATLERİ ARAŞTIRMA KOMİSYONU KURULMALI”

Faili meçhullere ilişkin bir soru üzerine Buldan, konunun yalnızca kendi ailesiyle sınırlı olmadığını belirterek, “Bu ülkede Barış Anneleri’nin, Cumartesi Anneleri’nin yürekleri yanık ve talepleri var” dedi.

Adalet Bakanı’na inanmak istediğini söyleyen Buldan, süreçle birlikte bir “Hakikatleri Araştırma Komisyonu” kurulması gerektiğini ifade etti.

DEM PARTİ’DE YENİ YAPILANMA HAZIRLIĞI

DEM Parti’nin geleceğine ilişkin soruyu da yanıtlayan Buldan, 6 Eylül’de yasal zorunluluk nedeniyle kongre gerçekleştirileceğini ancak esas kongrenin Newroz öncesinde yapılmasını beklediklerini söyledi.

6 Eylül’deki kongrenin ardından yeni bir hazırlık döneminin başlayacağını belirten Buldan, Abdullah Öcalan’ın yeni bir parti yapılanmasından söz ettiğini aktardı. Buldan, bu yapılanmanın tüzük, program ve kadro değişikliklerini kapsayacağını söyledi.

AKTAŞ: YENİ BİR HUKUKİ ZEMİN OLUŞTU

Buldan’ın ardından, 11 yılı İmralı Cezaevi’nde olmak üzere toplam 32 yıl cezaevinde kalan İmralı Sekretaryası üyesi Veysi Aktaş söz aldı.

Aktaş, çerçeve yasanın daha önce çıkarılması gerektiğini ancak uzun süre aşılamayan bir eşik bulunduğunu belirterek, yasanın Meclis’ten geçmesiyle Kürt sorununun çözümü açısından önemli bir eşiğin aşıldığını ve yeni bir hukuki zemin oluştuğunu söyledi.

Demokratik toplum ve demokratik cumhuriyet perspektifiyle demokratik entegrasyonun tamamlanması gerektiğini belirten Aktaş, “Otoriter bir anlayışla zaten entegrasyon olmaz. Demokratik entegrasyon için sorunun iki tarafının birbirini tanıması gerekir” dedi.

“DİYALOGDAN MÜZAKERE AŞAMASINA GEÇİLDİ”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın Abdullah Öcalan’ın statüsüne ilişkin açıklamasını değerlendiren Aktaş, “İlk kez siyasi irade Sayın Öcalan’ın statüsünü kabul etmiş oldu” dedi.

Aktaş, bu gelişmeyle birlikte diyalogdan müzakere aşamasına geçildiğini savundu.

Sürecin üç aşamadan oluştuğunu belirten Aktaş, ilk aşamanın “çerçeve yasa” ya da “kök yasa” olduğunu ve bunun aşıldığını söyledi. İkinci aşamanın demokratikleşme süreci olduğunu ifade eden Aktaş, sonraki aşamada demokratik toplumun demokratik cumhuriyete entegrasyonu ile yeni anayasa ve yeni toplumsal sözleşme tartışmalarının gündeme geleceğini belirtti.

“SÜRECİN TEHLİKELERİ DEVAM EDİYOR”

Süreç açısından risklerin devam ettiğini belirten Aktaş, hem dışarıda statüyü belirleyen hegemonik güçlerin hem de içerideki “norm dışı güçlerin” süreci sabote etmeye çalıştığını ileri sürdü.

Kürt sorununun çetrefilli ve parçalı bir mesele olduğunu ifade eden Aktaş, “Kesin olan şu: Türkiye kendi sorununu çözmezse başkası devreye girecektir” dedi.

Sürecin topluma kapalı yürütülmemesi gerektiğini vurgulayan Aktaş, barışın ve sürecin toplumsallaşmasının kalıcı barış açısından gerekli olduğunu söyledi. Halk toplantılarına ilişkin bir soru üzerine de halkın sürecin arkasında olduğunu belirterek, “Başaracağımıza inanıyoruz” dedi.

Yaklaşık iki buçuk saat süren toplantı, gazetecilerin sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.

HABER MERKEZİ

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.