PİRHA- Nordik İklim Adaleti Koalisyonu’nun Danimarka’da düzenlediği “Break the Chain – Action Camp 2026” kampına katılan Demir Çelik, Varto ve çevresinde JES projesine karşı sürdürülen direnişi anlattı. Çelik, farklı ülkelerden ekoloji aktivistlerinin mücadeleye dayanışma mesajı verdiğini ve direnişi kendi ülkelerinde gündeme taşıyacaklarını söyledi.
İklim ve ekoloji hareketlerini ortak mücadele etrafında buluşturmayı amaçlayan Nordic Climate Justice Coalition (Nordik İklim Adaleti Koalisyonu), 7-21 Ağustos tarihleri arasında Danimarka’da “Break the Chain -Action Camp 2026” adıyla iki aşamalı bir kamp düzenledi. Farklı ülkelerden iklim ve ekoloji aktivistlerini bir araya getiren kampta, ekolojik yıkıma karşı mücadeleler ve uluslararası dayanışma yolları ele alındı.
Kampın 14 Ağustos’ta başlayan ikinci bölümüne katılan Demir Çelik, Varto ve çevresinde jeotermal enerji santrali (JES) projesine karşı aylardır sürdürülen direnişi katılımcılara anlattı.
“VARTO’DAKİ DİRENİŞİ GÜNDEMLEŞTİRMEK İSTEDİK”
Kampa katılmalarındaki temel amaçlardan birinin Varto ve çevresinde aylardır devam eden JES karşıtı direnişi uluslararası alana taşımak olduğunu belirten Çelik, “ Yedisu, Karlıova, Çad,Varto, Tekman ve Hınıs’ı içeren, dağların batı ve doğu yakasındaki ilçe halklarının 8 ayı aşkın bir zamandır jeotermal enerji santraline karşı direnişini gündemleştirmek istedik” dedi.
Çelik, kampta İngiltere, İskoçya, Hollanda, İsveç, Norveç, Danimarka, Almanya, Belçika, Fransa, İspanya, İtalya, İsviçre ve Avusturya başta olmak üzere birçok ülkeden katılımcının bulunduğunu, etkinliklere dönüşümlü olarak yaklaşık 200 kişinin katıldığını aktardı.
Forumun gündeminde küresel ısınma, ekolojik yıkım, Filistin ve Gazze’de yaşananların öne çıktığını belirten Çelik, Varto ve çevresindeki JES projesini de forumun gündemine taşımaya çalıştıklarını söyledi.
Çelik, “Gerek birebir temaslarda, gerek müzikal ve sanatsal faaliyetlerde, gerekse sunum ve panellerde bölgede olup biteni anlatmak istedik” ifadelerini kullandı.
JES projesinin bölgenin doğası ve yaşam alanları açısından ciddi riskler taşıdığını kaydeden Çelik, özellikle sondaj çalışmalarının su, toprak, hava, flora ve fauna üzerindeki olası etkilerine dikkat çektiklerini belirtti.
“BÖLGENİN İNSANSIZLAŞTIRILMAK İSTENDİĞİNİN ALTINI ÇİZDİK”
Bölgenin deprem fay hatları açısından taşıdığı risklere de dikkat çektiklerini söyleyen Çelik, binlerce metre derinliğe yapılacak sondajların yer altındaki gaz, mineral ve maddeleri yüzeye taşıyabileceğini belirtti.
Çelik, “Suyumuzun, toprağımızın ve havamızın kirlenmesinin yanı sıra flora ve fauna başta olmak üzere tüm yaşamın etkileneceğini anlattık” dedi.
Ekolojik tahribatın toplumsal sonuçlarının da olacağını savunan Çelik, toprağın çoraklaşması ve yaşam koşullarının zorlaşmasının göçü beraberinde getirebileceğini söyledi. Çelik, bu sürecin aynı zamanda bölge halkının dili, kimliği, kültürü ve inancı üzerinde asimilasyon baskısı yaratacağını ifade etti.
Varto’daki direnişin devam ettiğini belirten Çelik, bölgede kadınların, erkeklerin, gençlerin ve yaşlıların katılımıyla sürdürülen çadır nöbetinin kamptaki katılımcılara aktarıldığını söyledi.
“Kadınından erkeğine, gencinden yaşlısına, ‘Ben insanım’ diyen hümanist, ekolojist ve demokratik duyarlılığa sahip herkesin kesintisiz yürüttüğü çadır nöbetini anlattık” diyen Çelik, Danimarka’daki ekoloji kamplarıyla Varto’daki nöbet arasında dayanışma temelinde bir bağ kurulduğunu ifade etti.
“DÜNYA HALKLARI EKO KIRIMA KARŞI BİRLİKTE NE YAPABİLECEĞİNİ TARTIŞIYOR”
Avrupa Ekoloji Forumu’nun Dünya Ekoloji Forumu’nun bir bileşeni olduğunu ifade eden Çelik, Avrupa ülkelerinin yanı sıra Latin Amerika’dan da temsilcilerin kampta bulunduğunu belirtti.
Çelik, kampın amacını, “Birincisi kendi sorunumuzu, yaşadıklarımızı ve deneyimlerimizi ortaklaştırmak, aktarmak ve bilgilendirmek. İkincisi de toprağımızın ve coğrafyamızın işgal ve talanına karşı birlikte ne yapabileceğimiz konusunda bir yol haritası şekillendirmek” sözleriyle anlattı.
Varto’daki JES karşıtı mücadelenin kamptaki katılımcılar tarafından ilgiyle karşılandığını belirten Çelik, yaklaşık 8 aylık deneyimin aktarılmasının önemsendiğini söyledi.
Çelik, katılımcıların direnişe destek mesajı gönderdiğini belirterek, “Direnişe katılan tüm insanlara kutlama mesajlarını iletmemizi istediler. Gittikleri ülkelerde Varto’daki bu direnişi gündemleştireceklerini ve siyasetçilerin gündemine taşıyacaklarını ifade ettiler” dedi.
Ekolojik sorunların birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Çelik, dünyanın farklı bölgelerinde benzer şirketlerin doğa üzerinde yarattığı tahribata karşı ortak mücadele gerektiğini ifade etti.
“BİRLİKTE NE YAPABİLECEĞİMİZ SORUSUNA YANIT ARIYORUZ”
Uluslararası ekoloji hareketlerinin yalnızca yaşanan ekolojik tahribatı tespit etmekle yetinmediğini belirten Çelik, “Bilmekle kalmayıp birlikte ne yapabileceğimiz sorusuna da yanıt arıyoruz” dedi.
Çelik, yürüyüş ve mitinglerin yanı sıra konferans ve paneller aracılığıyla bilim insanları ve akademisyenlerin de dahil olacağı daha kapsamlı tartışmalar yürütülmesinin planlandığını belirtti. Bu çalışmalar sonucunda dünya genelinde eko kırıma karşı toplumsal ekolojinin nasıl inşa edilebileceğine ilişkin ortak bir yol haritasının ortaya çıkarılabileceğini ifade etti.
Kamptaki gözlemlerini de aktaran Çelik, farklı ülkelerden, etnik kimliklerden ve dillerden katılımcıların ekolojik, toplumsal, siyasal ve kültürel sorunlara karşı ortak bir çıkış arayışında olduğunu söyledi.
Çelik, “Kürt siyasal hareketinin yıllardır dile getirdiği demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü anlayışın burada ne kadar önemsendiğini, buna dair ne kadar yüksek bir duyarlılık olduğunu gördük” ifadelerini kullandı.
Demokratik konfederalizm yaklaşımının da kamptaki tartışmalarda karşılık bulduğunu ifade eden Çelik, “Kürt siyasal hareketinin burada iz bıraktığını, insanlarda bir değişim ve dönüşüm perspektifine yol açtığını ifade edebilirim. Bu bizi daha da umutlandırdı” dedi.
Kendilerine Varto’daki mücadeleyi anlatma imkanı sunan forum bileşenlerine teşekkür eden Çelik, konuşmasını, “Özgür ve eşit vatandaşlığın ülkede, bölgede ve dünyada gerçekleşeceğine olan umudumu ifade etmek istiyorum” diye konuştu.
PİRHA/KÖLN
Yoruma kapalı.