PİRHA- Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri’nde konuşan Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Seher Şengüllü Yılmaz, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na yapılan yeni atamaları eleştirerek, 1826’da Alevi-Bektaşi inanç kurumlarına yönelik devlet müdahalesi ile bugün izlenen politikalar arasında benzerlik olduğunu söyledi. Yılmaz, “Diyanet İşleri Başkanlığı da Alevi Diyaneti olarak kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı da kapatılmalıdır” dedi.
Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Seher Şengüllü Yılmaz, Alevilerin inanç ve eşit yurttaşlık taleplerine ilişkin konuştu. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na yapılan yeni atamalara tepki gösteren Yılmaz; zorunlu din dersleri, cemevlerinin statüsü, laik ve bilimsel eğitim, Madımak Oteli ve Suriye’de Alevilere yönelik saldırılara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“1826’DA NE YAPILDIYSA BUGÜN DE AYNI ANLAYIŞ ORTAYA ÇIKIYOR”
1826 yılında Alevi-Bektaşi inanç kurumlarının devlet müdahalesiyle karşı karşıya kaldığını hatırlatan Yılmaz, aradan geçen yüzyıllara rağmen Alevilerin kendi inanç kurumlarını yönetme talebinin değişmediğini söyledi.
Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na yapılan 11 yeni üye atamasına değinen Yılmaz, şöyle konuştu:
“Sevgili dostlar, zulmün değişmeyen bir karakteri vardır. Yöntemleri değişir ama kalıcıdır. 1826’da ne yapılıyorsa bugün de farklı biçimlerde aynı şey oluyor. Erkânımızı yok edecek ve yolu farklı bir yere götürecek insanlar getiriliyor. Bugün de aynı anlayışın farklı biçimlerini görüyoruz. Alevi-Bektaşi dergâhlarına ikrarını vermemiş, erkânını yaşamamış, başka inançların ritüellerini Alevilik diye bize uygulamaya çalışan insanlar yerleştirilmeye çalışılıyor.”
“ALEVİ BEKTAŞİ KÜLTÜR VE CEMEVİ BAŞKANLIĞI KAPATILMALIDIR”
Aleviliğin devlet tarafından tarif edilemeyeceğini vurgulayan Yılmaz, Alevi toplumunun kendi inanç kurumlarını kendisinin yönetmesi gerektiğini belirtti.
“Yolun sahibi devlet yok. Yolun sahibi, onu yüzyıllardır yaşatan siz canlarsınız” diyen Yılmaz, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Alevi toplumunun ve kurumlarının rızası alınmadan kurulduğunu söyledi.
Yılmaz, “Sarayın emriyle, torba yasanın içine monte edilerek bir gecede oluşturulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı reddediyoruz. Alevi toplumunun ve Alevilerin sesi olan kurumların rızası alınmadı. Bizim gözümüzde Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan hiçbir farkı yok. Diyanet İşleri Başkanlığı da Alevi Diyaneti olarak kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı da kapatılmalıdır” ifadelerini kullandı.
“HUKUK SUSTUĞUNDA TOPLUMUN TÜM KESİMLERİ GÜVENCESİZ KALIR”
Zorunlu din derslerinin kaldırılması ve çocukların laik, bilimsel eğitim anlayışıyla yetişmesi gerektiğini belirten Yılmaz, İstanbul’da açılması planlanan “dede-baba lisesinin” de Alevilerin talepleri arasında bulunmadığını söyledi.
Kamu yönetiminde liyakatin ve hukukun önemine işaret eden Yılmaz, eğitimden sağlığa, sosyal haklardan güvenliğe kadar birçok alandaki sorunların hukuk devleti ilkesiyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirtti.
Yılmaz, “Bir ülkede hukuk sustuğunda toplumun bütün kesimleri güvencesiz hale gelir” diyerek, kadınlara yönelik şiddet, taciz ve tecavüz vakalarında yaşanan cezasızlık sorunlarına da dikkat çekti.
“COLANİ YÖNETİMİNE VERDİĞİNİZ DESTEĞİ GÖRMEZDEN GELMEYİN”
Suriye’de Alevilere yönelik saldırılara da değinen Yılmaz, dünya ülkelerine Suriye geçici yönetimine verdikleri desteği gözden geçirmeleri çağrısında bulundu.
Yılmaz, “Buradan dünyaya sesleniyoruz. Destek verdiğiniz Colani yönetiminin ve HTŞ çetelerinin katliamlarını görmezden gelmeyin. Kadınların ve çocukların kaçırılmasına, zarar görmesine sessiz kalmayın. Sessizliğiniz bu suça ortak oluyor” dedi.
“TALEPLERİMİZDEN, LAİKLİKTEN VE DEMOKRASİ MÜCADELEMİZDEN VAZGEÇMEDİK”
Alevilerin temel taleplerini sıralayan Yılmaz, cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesi, Madımak Oteli’nin müze yapılması, zorunlu din dersleri ile Alevilere yönelik ayrımcı uygulamalara son verilmesi gerektiğini ifade etti.
Yılmaz konuşmasını şöyle tamamladı:
“Cem ibadetimiz, cemevleri ibadethanemizdir. Madımak Oteli müze olmalıdır. Zorunlu din dersleri ve inancımıza yönelik her türlü asimilasyon son bulmalıdır. Diyanet İşleri Başkanlığı ve Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı kaldırılmalıdır. Bu ülkede yaşayan tüm canlar eşit yurttaşlık hakkına sahip olmalıdır. Biz Aleviler olarak ne taleplerimizden ne laiklikten ne de demokrasi mücadelemizden asla vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz.”
Silahların susmasının ve kan dökülmemesinin Alevi inancının temel düsturlarından olduğunu belirten Yılmaz, toplumsal barışın demokratikleşmeyle mümkün olacağını vurgulayarak, toplumsal barıştan yana olan tüm kesimlere demokratik mücadelede ortaklaşma çağrısı yaptı.
PİRHA/HACIBEKTAŞ
Yoruma kapalı.