Alevi Haber Ajansi

Varto ve Karlıova’da JES tepkisi: Doğamızı ve yaşam alanlarımızı korumak istiyoruz-VİDEO

PİRHA- Muş’un Varto ve Bingöl’ün Karlıova ilçelerinde yapılması planlanan jeotermal enerji santrallerine (JES) karşı bölge halkının tepkisi sürüyor. Yurttaşlar, projelerin deprem fay hatları, tarım alanları, su kaynakları ve yaşam alanları açısından ciddi riskler taşıdığını belirterek, bölgedeki yatırımların halkın görüşü alınarak ve doğaya zarar vermeyecek şekilde planlanmasını istedi.

Muş’un Varto ve Bingöl’ün Karlıova ilçelerinde hayata geçirilmesi planlanan jeotermal enerji santrali (JES) projelerine yönelik tepkiler devam ediyor. Bölge halkı, projelerin yalnızca ekonomik boyutuyla ele alınmaması gerektiğini belirterek, doğal yaşamın, tarım alanlarının ve su kaynaklarının korunması çağrısında bulundu.

Yurttaşlar özellikle projelerin deprem riski bulunan bölgelerde planlanmasına dikkat çekiyor. Varto’da 100 günü aşan çadır nöbetiyle sürdürülen direnişin yanı sıra Karlıova’nın Kaynarpınar köyünde de JES projesine karşı mücadele yürütülüyor.

BÖLGE ŞİRKETLERE PEŞKEŞ ÇEKİLİYOR”

JES projesinin planlandığı bölgelerde öncelikle yaşayan halkın görüşünün alınması gerektiğini belirten Zeynel İrençin, projelerin doğa ve yaşam alanları üzerindeki olası etkilerine dikkat çekti.

İrençin, enerji yatırımlarının doğayı ve canlı yaşamını yok edecek biçimde yürütülmemesi gerektiğini ifade ederek, bölgedeki fay hatları ve zemin yapısının da dikkate alınmasını istedi.

Projenin tarım alanlarını da tehdit ettiğini söyleyen İrençin, bölgede yaşayan insanların görüşlerinin alınması halinde daha sağlıklı bir süreç yürütülebileceğini belirtti.

Varto’da sürdürülen çadır nöbetine de dikkat çeken İrençin, doğaya ve insan yaşamına zarar vereceğini düşündükleri projelere karşı yürütülen mücadelenin desteklenmesi çağrısında bulundu.

“ŞİRKETLER İSTEDİKLERİNİ ALANA KADAR SALDIRACAK”

Bingöl’ün Karlıova ilçesine bağlı Kaynarpınar da dahil olmak üzere dört köyde JES projesi planlandığını belirten Nilüfer Uygun, bölge halkının yaklaşık 1,5 yıldır projeye karşı mücadele yürüttüğünü söyledi.

Varto’da 16 köyü kapsayan JES projesine karşı yürütülen mücadelenin daha geniş bir kamuoyuna ulaşmasıyla kendi seslerini de duyurmaya başladıklarını ifade eden Uygun, Erzurum Mahkemesi’nin proje hakkında durdurma kararı vermesine rağmen geçtiğimiz hafta Kaynarpınar’da kepçe ve kolluk kuvvetleriyle şantiye kurulmak istendiğini aktardı.

Halkın örgütlü mücadelesi sonucunda çalışmanın şimdilik engellendiğini belirten Uygun, şirketin projeden vazgeçmediğini savundu.

Uygun, mücadelelerinin süreceğini belirterek, “Onlar makinelerinin altına bizi alıp ezecekler ya da biz sonuna kadar direneceğiz” dedi.

“JES’İN ZARARLARI BİLİNMİYOR”

Bölgedeki bazı yurttaşların JES projesine destek verdiğini belirten Uygun, bunun nedeninin projenin doğa ve insan yaşamı üzerindeki olası etkilerinin yeterince bilinmemesi olduğunu söyledi.

Uygun, kendilerinin yatırım karşıtıymış gibi gösterilmesine tepki göstererek, bölge halkının ekonomik çıkarlarının yanı sıra doğanın ve yaşam alanlarının da korunması gerektiğini vurguladı.

KAYNARPINAR’DAN ÖNEMLİ FAY HATLARINDAN BİRİ GEÇİYOR”

Kaynarpınar ve çevresindeki köylerin geçmişte yoğun göç verdiğini belirten Uygun, son yıllarda bazı yurttaşların yeniden köylerine dönmeye başladığını söyledi. JES projesinin hayata geçirilmesinin yeni bir göç dalgasına yol açabileceğini ifade etti.

Kaynarpınar’da geçmişte yaşanan depreme de dikkat çeken Uygun, bölgenin önemli fay hatlarının bulunduğu bir alanda yer aldığını belirtti. JES çalışmaları sırasında meydana gelebilecek sarsıntıların yeraltı yapısında risk yaratabileceğini savunan Uygun, bölgede deprem gerçeği göz önünde bulundurularak hareket edilmesini istedi.

“DEVLET BÖLGEYE DUYARSIZ KALMAMALI”

Karlıova’nın Kaynarpınar köyünde planlanan JES projesine tepki gösteren Gazi Erdoğan ise bölge halkının yatırımlara bütünüyle karşı olmadığını söyledi.

Erdoğan, yapılacak yatırımların bölge halkına ve doğaya fayda sağlaması gerektiğini belirterek, JES projelerinin su kaynakları, tarım alanları ve doğal yaşam üzerindeki etkilerinin kapsamlı biçimde araştırılması gerektiğini ifade etti.

Kaynarpınar’ın Dicle-Fırat havzasının önemli noktalarından birinde bulunduğunu belirten Erdoğan, JES faaliyetleri sonucunda ortaya çıkabilecek atık suların su kaynakları üzerinden geniş bir coğrafyayı etkileyebileceği uyarısında bulundu.

Bölgenin tarım açısından elverişli olduğunu söyleyen Erdoğan, doğal yapının korunması ve tarımsal üretimin desteklenmesi gerektiğini kaydetti.

“YATIRIMA DEĞİL, DOĞANIN TAHRİP EDİLMESİNE KARŞIYIZ”

Yeraltı kaynaklarının kamuya ait olduğunun farkında olduklarını belirten Erdoğan, şirketlerin yerli veya yabancı olmasının kendileri açısından belirleyici olmadığını söyledi.

Erdoğan, temel itirazlarının yatırımların doğaya ve insan yaşamına verebileceği zararlar olduğunu vurguladı. Bölgedeki yurttaşların ve yerel kurumların itirazlarının yetkililer tarafından dikkate alınmasını isteyen Erdoğan, doğayı geri dönüşü olmayacak biçimde tahrip edecek projeler yerine bölgenin gelişimine katkı sağlayacak yatırımların tercih edilmesi gerektiğini belirtti.

“BÖLGE ORGANİK TARIM ALANI OLARAK TESCİLLENSİN”

Bölgenin organik tarım alanı olarak tescillenmesi için çalışma yürüttüklerini açıklayan Erdoğan, bu girişimi yerelden başlayarak daha geniş bir alana taşımayı hedeflediklerini söyledi.

Doğal kaynakların korunmasının yalnızca Kaynarpınar ve çevresindeki köylerle sınırlı bir mesele olmadığını ifade eden Erdoğan, su ve toprağın kirlenmesinin Dicle-Fırat havzası boyunca daha geniş bir coğrafyayı etkileyebileceğini dile getirdi.

Erdoğan, Türkiye’deki ve uluslararası alandaki sivil toplum örgütlerinden destek beklediklerini belirterek yetkililere çağrıda bulundu.

“Biz yatırımlara karşı değiliz. Biz doğamızı, suyumuzu, toprağımızı ve yaşam alanlarımızı korumak istiyoruz” diyen Erdoğan, bölgedeki tepkilerin yatırım karşıtlığı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.

Semra ACAR/BİNGÖL

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.