PİRHA- İstanbul Varto Derneği ve Varto Der Gazi Şubesi adına açıklama yapan Ayfer Altun, Muş’un Varto ilçesinde jeotermal enerji santrali (JES) projelerine karşı 22 Ocak’tan bu yana sürdürülen direnişin büyütülmesi çağrısında bulundu. Altun, siyasi partiler ve demokratik kitle örgütlerini Varto halkının mücadelesiyle dayanışmaya davet etti.
Muş’un Varto ilçesinde yaşam alanlarını, tarım ve hayvancılığı, su kaynaklarını ve doğayı tehdit ettiği belirtilen jeotermal enerji santrali (JES) projelerine karşı sürdürülen direnişe destek çağrısı yapıldı.Demokratik Alevi Derneği (DAD) İstanbul Şubesi’nde İstanbul Varto Derneği ve Varto Der Gazi Şubesi tarafından ortak yapılan açıklamayı Varto Ekoloji Platformu adına Ayfer Altun yaptı.
Altun, JES çalışmalarının başlayacağı ve ilk sondajın yapılmasının planlandığı kritik bölgede kurulan direniş çadırında aylardır kesintisiz nöbet tutulduğunu ifade etti. Çadırın yalnızca bir nöbet alanı olmadığını belirten Altun, “Burası gecesini gündüzüne katanların, karşılık beklemeden emek verenlerin yazdığı büyük bir dayanışma hikâyesine, halkın sesinin ve hafızasının kalbine dönüştü” dedi.
Çadır nöbetlerinin köylerden oluşturulan nöbet listeleri ve seçilen nöbetçi köyler aracılığıyla sürdürüldüğünü belirten Altun, mücadele alanının her gün dayanışma ziyaretleriyle büyüdüğünü kaydetti.
“ÇALIŞMA YÜRÜTTÜĞÜNÜZ HER YERDE BİZİMLE OMUZ OMUZA OLUN”
Siyasi partilere ve demokratik kitle örgütlerine seslenen Altun, Varto’da yükselen direnişin sahipsiz bırakılmaması gerektiğini söyledi. Varto’daki doğa mücadelesinin her sokakta, her mahallede ve çalışma yürütülen tüm alanlarda gündeme taşınmasını isteyen Altun, kurumların kürsülerini, bildirilerini, sosyal medya hesaplarını ve saha çalışmalarını Varto halkının JES karşıtı mücadelesini duyurmak için kullanmalarını istedi.
Altun ayrıca örgütlü olunan tüm platformlarda Vartolularla iletişim kurulması, ortak mücadele araçlarının geliştirilmesi ve doğa mücadelesinin birlikte büyütülmesi çağrısında bulundu.
“BU SADECE DOĞANIN TAHRİBATI DEĞİL, EKOLOJİK KIRIMDIR”
Açıklamada, ülkenin birçok bölgesinin yabancı şirketler ve onların yerli iş birlikçileri aracılığıyla talana açıldığı belirtilerek, tarım ve hayvancılığın yok olma noktasına getirildiği ifade edildi. Atalardan miras kalan yaşam alanlarının ve kutsal mekanların hiçbir hukuki sınır gözetilmeden ranta kurban edildiğini belirten Altun, yaşananların yalnızca doğanın tahribatı olmadığını, aynı zamanda bir ekolojik kırım anlamına geldiğini söyledi.
Altun, bölgenin insansızlaştırılmak istendiğini, yerel halkın yurdundan edilerek yoksulluğa ve ucuz iş gücüne mahkum edilmek istendiğini belirterek, “Buna asla izin vermeyeceğiz” dedi.
“62 GÜNDÜR DİRENİŞ ÇADIRINDA NÖBET TUTULUYOR”
Varto halkının toprağına, suyuna ve geleceğine sahip çıktığını vurgulayan Altun, iki aydır, 62 gündür köylüler ve doğa savunucularının canlarını ortaya koyarak direniş çadırında gece gündüz nöbet tuttuğunu söyledi.
Direnişin kararlılıkla süreceğini ifade eden Altun, tüm demokratik kamuoyunu Varto halkıyla omuz omuza mücadele etmeye çağırdı.
PİRHA/İSTANBUL
Yoruma kapalı.