Alevi Haber Ajansi

Karlıova Çerme’den JES projelerine tepki: Doğayı savunmak yaşamı savunmaktır- VİDEO

PİRHA- Bingöl’ün Karlıova ilçesine bağlı Ilıpınar (Çerme) köyünde bir araya gelen ekoloji platformları, jeotermal enerji projelerine karşı basın açıklaması düzenledi. ÇERME Ekoloji ve Doğa Platformu Sözcüsü Mehmet Dinler, bölgede planlanan JES projelerinin su kaynaklarını, tarım alanlarını ve yaşamı tehdit ettiğini belirterek, “Doğayı savunmak yaşamın kendisini savunmaktır” dedi.

Bingöl’ün Karlıova ilçesine bağlı Ilıpınar (Çerme) köyünde ÇERME Ekoloji ve Doğa Platformu (ÇEDEF), Peri Vadisi Çevre Koruma Platformu, Kanireş Ekoloji Platformu, Varto Ekoloji Platformu ile Karlıova-Yedisu İlçelerini Kültür ve Dayanışma Derneği’nin çağrısıyla jeotermal enerji projelerine karşı basın açıklaması ve halk buluşması gerçekleştirildi.

Basın açıklamasına DEM Parti Muş Milletvekili Sümeyye Boz, DEM Parti Bingöl Milletvekili Faruk Hülakü, bölgedeki ekoloji platformları, sivil toplum örgütleri, siyasi parti temsilcileri, hukukçular, muhtarlar, kadınlar, gençler ve çok sayıda doğa savunucusu katıldı.

Saat 12.00’de Şehit Deresi’nde toplanan katılımcılar, ardından Ilıpınar (Çerme) Köyü Meydanı’nda bir araya gelerek basın açıklaması yaptı.

“ÇERME SADECE BİR KÖY DEĞİL, YAŞAYAN BİR MİRASTIR”

Ortak açıklamayı ÇERME Ekoloji ve Doğa Platformu Sözcüsü, emekli öğretmen Mehmet Dinler, okudu.

Dinler, köyün resmi adının zamanla Ilıpınar olarak değiştirildiğini ancak halkın belleğinde her zaman Çerme olarak kaldığını belirterek, “Çerme, dedelerimizin emeği, ninelerimizin duası, çocukluğumuzun hatırası ve gelecek kuşaklara bırakacağımız tarihi, dili, kültürü ve gelenekleriyle yaşayan bir mirastır” dedi.

Doğaya sahip çıkmak amacıyla bir araya geldiklerini belirten Dinler, “Bugün burada tek yürek, tek ses olduğumuzu ilan ediyoruz. Bu topraklar bizim ekmeğimiz, aşımız, suyumuz, yaşam alanlarımız ve geleceğimizdir. Çocuklarımıza yaşanabilir, sağlıklı bir çevre bırakmanın yolu dayanışma içinde doğamıza sahip çıkmaktan geçiyor” ifadelerini kullandı.

“JES PROJELERİ YAŞAM HAKKINA MÜDAHALEDİR”

Açıklamada Dinler, Bingöl Dağları ve Şerafettin Dağları’ndan doğan akarsular üzerinde HES projelerinin, Peri Vadisi boyunca ise Karlıova’dan Yedisu’ya kadar uzanan bölgede çok sayıda jeotermal enerji santralinin (JES) planlandığı belirtti.

Özellikle Karlıova’ya bağlı Kaynarpınar ve Ilıpınar köyleri ile Kantarkaya, Kargapazar ve Varto çevresinde toplam 17 noktayı kapsayan jeotermal projelerin hayata geçirilmek istendiğini aktaran Dinler, bu projelerin halkın rızası alınmadan planlandığını söyledi.

Dinler, “En temel yaşam kaynağı olan suyun kesilerek, kirletilerek belirli şirketlere tahsis edilmesi kabul edilemez. Bu projeler yalnızca doğaya değil, bölge halkının ve tüm canlıların yaşam hakkına müdahaledir. Yerel halkın toprakları üzerindeki söz hakkı yok sayılmaktadır” diye konuştu.

“TOPRAĞIMIZ, SUYUMUZ VE HAVAMIZ TEHDİT ALTINDA”

Jeotermal enerji projelerinin kalkınma değil çevre ve sağlık tehdidi olduğunu dile getiren Dinler, yer altından çıkarılacak akışkanların içerdiği ağır metaller ve gazların toprağı, su kaynaklarını ve tarım alanlarını geri dönülmez biçimde tahrip etme riski taşıdığına dikkat çekti.

Bölgede arıcılık ve hayvancılıkla geçimini sağlayan insanların yaşam alanlarının zarar göreceğini belirten Dinler, akarsuların azalmasına, derelerin kurumasına, içme sularının kirlenmesine, hava kalitesinin bozulmasına ve iklim değişikliğinin etkilerinin artmasına asla rıza göstermeyeceklerini söyledi.

Platform adına yetkililere de dört soru yöneltildi:

-Su kaynaklarının korunacağına ilişkin hangi somut güvenceler verildi?

-Olası çevresel zararların sorumluluğunu kim üstlenecek?

-Bölge halkının görüşü ne ölçüde dikkate alındı?

-Gelecek kuşakların yaşam hakkı nasıl korunacak?

Bu soruların halen yanıtsız bırakıldığı ifade edilen açıklamada, Anayasa’nın sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını güvence altına aldığı hatırlatıldı.

“DOĞAYI SAVUNMAK YAŞAMI SAVUNMAKTIR”

Yetkililere çağrıda bulunan Mehmet Dinler, köyün sesine kulak verilmesini, bilim insanlarının, çevre örgütlerinin ve bölge halkının görüşlerinin dikkate alınmasını istedi.

Dinler, “Doğanın sesi duyulmadan alınacak hiçbir kararın toplumsal meşruiyeti olmayacaktır. Mücadelemizi hukuk içinde, demokratik ve barışçıl yollarla sürdüreceğiz. Çünkü doğayı savunmak yalnızca ağaçları, suyu ve toprağı savunmak değildir, yaşamın kendisini savunmaktır” dedi.

Çerme’de yükselen sesin yalnızca köyün değil, çocukların geleceğinin, temiz suyun, temiz havanın ve yaşanabilir bir dünyanın sesi olduğunu belirten Dinler, bu mücadelenin Akbelen’den Varto’ya, Karadeniz’den Ege’ye kadar doğasını savunan herkesin ortak mücadelesi olduğunu ifade etti.

PİRHA/KARLIOVA

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.