PİRHA-Yasak kararları, polis ablukası ve erişim engellerine rağmen 12. İstanbul Trans Onur Yürüyüşü Kadıköy’de gerçekleştirildi. “Trans Tahayyül” temasıyla bir araya gelen translar, “Bize ne yaşatırlarsa yaşatsınlar hayallerimizi çalamazlar” diyerek özgür, eşit ve şiddetsiz bir yaşam talebini yineledi.
Bu yıl 15-21 Haziran tarihleri arasında düzenlenen 12. İstanbul Trans Onur Haftası, Kadıköy’de yapılan yürüyüşle sona erdi. Kalamış’ta bir araya gelen translar, kent genelindeki yasaklara ve ablukaya rağmen sokakta buluşmaktan vazgeçmediklerini belirtti.
Yürüyüşte açılan pankartta “Deniz’den Arya’ya Poyraz olup eseceğiz” ifadeleri yer aldı. DEM Parti İstanbul Milletvekili Özgül Saki de yürüyüşe katılarak translarla dayanışma gösterdi.
Basın açıklamasında, bu yılki temanın yalnızca bir slogan değil, politik bir ısrar olduğu vurgulandı. Translar, “Özgürce hayal kurduk, şehri ve alışılmış yolları dönüştürdük. Bizi engellemek için yine bütün kenti ablukaya aldılar ama biz birbirimizi sokaklarda, kentin dört bir yanında bulduk. Birbirimize çare, birbirimize nefes olduk” dedi.
Açıklamada, transların yıllardır yasaklar, hedef göstermeler, polis şiddeti, sağlık hakkına erişimde engeller ve sosyal dışlanmayla karşı karşıya bırakıldığı ifade edildi.
Transların beden uyum sürecine ve hormonlara erişimine yönelik kısıtlamalara da tepki gösterilen açıklamada, bu uygulamaların hukuksuz olduğu belirtildi. Translar, “Hormonlu da dönüyoruz, hormonsuz da dönüyoruz. Kendi kaynaklarımızla, dayanışmamızla ve onlara rağmen dönüyoruz” sözleriyle dayanışmanın altını çizdi.
Açıklamada, beden uyum süreci yaşının fiili biçimde yükseltilmesi, hormon kullanımının zorlaştırılması ve sağlık hakkının idari kararlarla engellenmesi eleştirildi.
Translar, nefret politikalarına, aile ve toplum baskısına rağmen yaşamaktan, örgütlenmekten ve görünür olmaktan vazgeçmeyeceklerini belirtti. 1 Mayıs sonrası tutuklanan Eylem Sıla da anılarak, transların emek, barış, özgürlük ve yaşam mücadelesinin her alanında var olduğu vurgulandı.
“Biz translar her gün, her an başka türlü bir yaşamın mümkün olduğunu gösteriyoruz. Varoluşumuz için özür dilemiyoruz. Sinmiyoruz, susmuyoruz” denilen açıklamada, yaşamını yitiren ve katledilen translar da anıldı.
Eylül Cansın, Hande Kader, Dora Özer, Çağla Joker, Hande Buse Şeker, Okyanus Efe, Poyraz, Arya ve daha birçok ismin hatırlatıldığı açıklamada, “Biz translar ecelimizle ölmek istiyoruz. Trans hayatlarının değerli olduğu bir toplum yaratmak istiyoruz. Transların yaşlanarak öldüğü bir dünyayı kuracağız” ifadelerine yer verildi.
Seks işçisi trans kadınlara yönelik polis şiddeti, ev mühürlemeleri, kentten sürülme politikaları ve cezasızlık da açıklamanın öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Translar, “Evlerimize vurulan mühürler bu düzenin suç kaydıdır” diyerek yaşam alanlarına dönük baskılara tepki gösterdi.
İktidarın “Aile Yılı” söylemine de değinilen açıklamada, kadınlar ve LGBTİ+’lar açısından şiddet üreten aile modelinin eleştirildiği belirtildi. Açıklamada, “Kadınlar ve translar için şiddet yuvası olan ailenizi reddediyoruz. Kutsal ailenize karşı yaşasın trans feminist dayanışmamız” denildi.
Yürüyüş öncesinde LGBTİ+ örgütleri ile hak savunucularının sosyal medya hesaplarına getirilen erişim engellerine de tepki gösteren translar, bunun örgütlenmeyi durduramayacağını vurguladı.
Açıklamada ayrıca savaş politikalarına, yoksulluğa ve militarizme dikkat çekilerek, “Translar olmadan barış olmaz” mesajı verildi. Filistin’de devam eden saldırılara ve Ortadoğu’daki çatışmalara değinilen açıklamada, barış talebinin her koşulda savunulacağı ifade edildi.
Açıklamanın sonunda translar, “Faşizmi yıkmayı, ekmeği, adaleti, barışı, transların özgürce yaşadığı, hormona eriştiği, okuduğu, çalıştığı, yaşlandığı bir toplumu hayal ediyoruz ve kuracağız. Yaşasın trans var oluşlarımız, yaşasın Trans Onur Yürüyüşümüz” dedi.
Yürüyüşün ardından Kalamış ve çevresinde polis yoğunluğu sürerken, bazı kişilere GBT kontrolü yapıldığı ve yürüyüşü takip eden gazetecilerin de polis tarafından durdurulduğu öğrenildi.
PİRHA/İSTANBUL
Yoruma kapalı.