Alevi Haber Ajansi

Pir Gökmen Savak: Muharrem ayı Alevi öğretisinin taşıyıcısı olmuştur – VİDEO

PİRHA – Muharrem ayının Alevi toplumu ve öğretisinin bir taşıyıcı yani rehber görevi gördüğüne dikkat çeken Baba Mansur Ocağı Piri Gökmen Savak, Hüseyin’i duruşun tarih boyunca farklı toplumsal kesimlerde yaşamaya devam ettiğini belirtti. Alevilerin her zaman barıştan yana olduğunu söyleyen Savak, herkesin eşit yurttaşlık temelinde barış içinde yaşamasını istedi. 

Alevilerin en kutsal aylarından biri olan Muharrem ayının önemine ilişkin Baba Mansur Ocağı Pir’i Gökmen Savak, PİRHA’ya değerlendirmelerde bulundu. Muharrem ayının  Alevi toplumu ve öğretisinin bir taşıyıcı rehber görevi gördüğüne dikkat çeken Savak, Alevilerin zalimin, zulmün karşısında durduğunu söyledi.

“MAZLUMUN YANINDA BİR KALKANIZ”

Muharrem ayının önemli bir yanının da oruç ibadetinden çok sosyolojik bir duruş olduğuna vurgu yapan Savak, Hz. Ali’nin “Zulme engel olamıyorsanız, onu herkese duyurun” sözünü hatırlatarak, masumun yanında durmanın, zalime karşı olmanın önemini vurguladı.

“Tarih boyunca mazlum olan Hüseyin olmuştur, nerde zalim varsa o da Yezit olmuştur” diyen Savak, hak, hukuk yiyen, insanları sömüren zihniyeti Yezit olarak kabul ettiklerini, karşısında direnenleri ise mazlumdan yana olan Hüseyin olarak gördüklerini söyledi.

Alevi öğretisinde en önemli kurallarından birinin cana kıymamak olduğunu söyleyen Savak, “Bir masuma, insanın canına veya  herhangi bir canlının canına kıydığı anda o Yezid’i düşünceye dahil olmuş olur. O yüzden biz cana kıymaya karşıyız. Biz sömürüye, zulme karşıyız, biz mazlumların yanına bir kalkanız” diye konuştu.

“HÜSEYİN’İ DURUŞ FARKLI ZAMANLARDA FAKLI KESİMLERDE YAŞAMAYA DEVAM ETTİ”

Kerbela katliamında Yezid’e karşı bir duruş sergileyen Hüseyin’i duruşun tarih boyunca farklı toplumsal kesimlerde yaşamaya devam ettiğini belirten Savak, bu anlayışın 16. Yüzyılda Pir Sultan Abdal olarak karşımıza çıktığını söyledi.

Savak, “Bütün pirlerimiz yaşadıkları dönemde yedikleri, giydikleri ya da konuştuklarıyla gelmemiştir, bunlar bu Hüseyin’i duruşlarla gelmiştir. Serden geçmişlerdir ama sırdan geçmemişlerdir. Geri dönmemişlerdir eğilmemişlerdir” diye konuştu.

Hüseyin’i duruşun Alevi öğretisinin bir parçası olduğunu söyleyen Savak, günümüzde ise Hüseyin’i duruşun hiçbir makama, mevkiye, rantta, saltanata veya maddeye tamah etmeden, özgür iradeyle haksızın karşısında durmak anlamına geldiğini belirtti.

Savak, Hüseyin’i duruşun bedeli ne olursa olsun doğruluğundan, adaletinden, merhametinden, vicdanından feraket etmeyen insani bir duruştur” dedi.

Muharrem ayının yas ve paylaşım ayı olduğuna dikkat çeken Pir Savak, Muharrem ayı boyunca canların et yememeye, düğün işlerini ertelemesi yani eğlenceden uzak durmalarını istedi. Bu inancın değerlerini kaybettirmeden gelecek nesillere aktarılması gerektiğini vurgulayan Savak,  Alevilikte ibadetin şekilsel olmadığını ruhsal bir arınma olduğunu belirterek, ibadetlerin o günün koşullarına göre uyarlanması gerektiğini de ekledi.

“BARIŞIN OLDUĞU HER YERDE YAŞAM OLUR”

Türkiye’nin içinde bulunduğu ‘Demokratik Toplum ve Barış Süreci’ne ilişkin Hüseyin’i duruşun önemine vurgu yapan Savak  Alevilerin her zaman barıştan yana olduğunu belirterek,  “Çünkü barışın egemen olduğu her yerde yaşam olur” dedi.

“Bugün hangi Alevi’ye savaş mı, barış mı?  diye sorarsanız hepsinin barış cevabını vereceğini belirten Savak, herkesin eşit yurttaşlık temelinde yaşadığı bir barış ortamının oluşmasını istediğini belirterek şunları söyledi:

“Biz bir bitkinin bir hayvanın bile özgürce yaşamasını istiyoruz. Kendi haliyle yaşamasını, kendini ifade etmesini istiyoruz.  Kimliğiyle, diliyle, ırkıyla, inancıyla ne olursa olsun bu hür iradesini ortaya koysun, kimliğiyle yaşasın ve bu anlamda bir barış ortamı istiyoruz. Kimliklerin, birbirlerini sorgulamadığı, ırkların birbirlerine ötekileştirmediği dinlerin birbirlerini inkar etmediği ve herkesin birbirine saygı duyduğu, eşit paylaşımın olduğu ve en önemlisi özellikle ülkemizde eşit yurttaşlığın hakim olduğu herkesin idari anlamda eşit bir şekilde bakıldığı, görüldüğü bir barış ortamı istiyoruz.”

Semra ACAR – İZMİR

 

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.