PİRHA- Ağrı’nın Hamur ilçesinde yaşamını yitiren öğretmen Irmak Ayşe Koparan için Dersim ve Antalya’da eş zamanlı açıklamalar yapıldı. Eğitim-Sen Dersim Şubeler Platformu ile Antalya Kadın Platformu, Koparan’ın ölümünün tüm yönleriyle araştırılmasını, gerçeğin ortaya çıkarılmasını ve sorumluların yargı önüne çıkarılmasını istedi
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Dersim Şubeler Platformu, Ağrı’nın Hamur ilçesindeki evinde şüpheli şekilde yaşamını yitirmiş halde bulunan öğretmen Irmak Ayşe Koparan için Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Adıyla, yüzüyle, hikâyesiyle Irmak Ayşe Koparan’ı unutmayacağız” pankartı taşındı.
Basın açıklamasını Eğitim-Sen Dersim Şubesi Kadın Sekreteri Rojda Çifçi okudu. Çifçi, Koparan’ın ölümünün sıradan bir adli vaka olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, olayın kadın eğitim emekçilerinin çalışma ve yaşam koşullarına dair önemli sorunları yeniden gündeme getirdiğini söyledi.
Kadın öğretmenlerin birçok bölgede barınma sorunları, yalnızlaştırma, güvencesizlik, sosyal destek mekanizmalarının yetersizliği, idari baskılar ve ayrımcı uygulamalarla karşı karşıya kaldığını ifade eden Çifçi, kamu kurumlarının bu sorunlara kalıcı çözümler üretmekte yetersiz kaldığını dile getirdi.
“KADINLARIN YAŞAM HAKKI SİSTEMATİK BİÇİMDE İHLAL EDİLİYOR”
Kadınların güvenliğini tehdit eden koşulların münferit olmadığını vurgulayan Çifçi, kadınların eşitlik ve özgürlük taleplerinin görmezden gelinmesinin, toplumsal cinsiyet eşitliği karşıtı politikaların ve cezasızlık uygulamalarının kadınlara yönelik şiddeti artırdığını söyledi.
Kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerindeki artışa dikkat çeken Çifçi, her ölümün titizlikle soruşturulmasının ve kamuoyunun şeffaf biçimde bilgilendirilmesinin devletin temel sorumluluğu olduğunu belirtti.
“GÜVENLİ ÇALIŞMA KOŞULLARI KAMUSAL SORUMLULUKTUR”
Açıklamada, eğitim emekçilerinin güvenli çalışma ve yaşam koşullarına sahip olmasının yalnızca bireysel bir hak olmadığı, aynı zamanda kamusal bir yükümlülük olduğu ifade edildi.
Milli Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumların eğitim emekçilerinin güvenliğini sağlamakla yükümlü olduğunu kaydeden Çifçi, çalışma yaşamında ortaya çıkan mobbing, ayrımcılık ve şiddet vakalarının görmezden gelinmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi.
Eğitim-Sen’in sürecin takipçisi olacağını belirten Çifçi, “Irmak Ayşe Koparan’ın ölümünün üzerinin örtülmesine, gerçeğin karartılmasına ve sorumluların korunmasına izin vermeyeceğiz. Gerçekler ortaya çıkıncaya kadar mücadelenin takipçisi olacağız” dedi.
Açıklama, Irmak Ayşe Koparan’ın ölümünün tüm yönleriyle araştırılması ve olayda ihmali ya da sorumluluğu bulunanların yargı önüne çıkarılması çağrısıyla sona erdi.
ANTALYA KADIN PLATFORMU IRMAK AYŞE KOPARAN’IN ÖLÜMÜ AYDINLATILSIN
Antalya Kadın Platformu, Ağrı’nın Hamur ilçesinde yaşamını yitiren öğretmen Irmak Ayşe Koparan için Attalos Anıtı önünde açıklama yaptı. Platform, olayın tüm yönleriyle araştırılmasını ve sorumluların ortaya çıkarılmasını istedi.
Antalya Kadın Platformu, Ağrı’nın Hamur ilçesindeki evinde şüpheli şekilde yaşamını yitirmiş halde bulunan öğretmen Irmak Ayşe Koparan için Attalos Anıtı önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.
Basın açıklamasını Antalya Kadın Platformu adına Özlem Yavuz okudu. Açıklamada, Koparan’ın ölümünün sıradan bir adli vaka olarak değerlendirilemeyeceği belirtilerek, kadın eğitim emekçilerinin çalışma ve yaşam koşullarına ilişkin sorunlara dikkat çekildi.
Kadın öğretmenlerin görev yaptıkları birçok bölgede barınma sorunları, yalnızlaştırma, güvencesizlik, sosyal destek mekanizmalarının yetersizliği, idari baskılar ve ayrımcı uygulamalarla karşı karşıya kaldığı ifade edilen açıklamada, kamu kurumlarının bu sorunlara kalıcı çözümler üretmekte yetersiz kaldığı kaydedildi.
“KADINLARIN YAŞAM HAKKI SİSTEMATİK BİÇİMDE İHLAL EDİLİYOR”
Açıklamada, kadınların güvenliğini tehdit eden koşulların münferit olmadığı vurgulanarak, toplumsal cinsiyet eşitliği karşıtı politikaların ve cezasızlık uygulamalarının kadınlara yönelik şiddeti artırdığı belirtildi.
Kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerindeki artışa dikkat çekilen açıklamada, her ölümün titizlikle soruşturulmasının ve kamuoyunun şeffaf biçimde bilgilendirilmesinin devletin temel sorumluluğu olduğu ifade edildi.
Eğitim emekçilerinin güvenli çalışma ve yaşam koşullarına sahip olmasının yalnızca bireysel bir hak değil, aynı zamanda kamusal bir yükümlülük olduğu belirtilen açıklamada, Milli Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumların eğitim emekçilerinin güvenliğini sağlamakla yükümlü olduğu kaydedildi.
Açıklamada, çalışma yaşamında ortaya çıkan mobbing, ayrımcılık ve şiddet vakalarının görmezden gelinmesinin kabul edilemez olduğu vurgulanırken, Irmak Ayşe Koparan’ın ölümünün tüm yönleriyle araştırılması ve olayda ihmali ya da sorumluluğu bulunanların yargı önüne çıkarılması çağrısı yapıldı.
PİRHA/DERSİM/ANTALYA
Yoruma kapalı.