Alevi Haber Ajansi

Hüseyin Cevahir: Doktorluğu bırakıp devrime yürüyen bir Dersim evladı!

PİRHA- THKP-C’nin kurucularından Hüseyin Cevahir, ölümünün 55. yılında anılıyor. Dersim’in Mazgirt ilçesinde Alevi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Cevahir, Çapa Tıp Fakültesi’ndeki eğitimini yarıda bırakarak kendisini devrimci mücadeleye adadı. Henüz 26 yaşında yaşamını yitiren Cevahir, aradan geçen yarım asrı aşkın zamana rağmen Türkiye devrimci hareketinin en önemli simgelerinden biri olarak anılmayı sürdürüyor.

Hüseyin Cevahir, 1 Haziran 1971’de İstanbul Maltepe’de güvenlik güçlerinin kuşattığı evde yaşamını yitirdi. Kısa ömrüne bir kuşağın eşitlik, özgürlük ve sosyalizm özlemini sığdıran Cevahir, Dersim’in Mazgirt ilçesine bağlı Yeldeğen (Şöbek) köyünden çıkarak Türkiye’nin siyasal tarihinde iz bırakan isimlerden biri haline geldi. Yalnızca devrimci mücadelenin önder kadrolarından biri olarak değil; düşünsel üretimi, yazıları, örgütleyici kimliği ve halkların eşitliği temelindeki arayışıyla da hafızalarda yer etti.

Hüseyin Cevahir, 1945’te Dersim’in Mazgirt ilçesine bağlı Yeldeğen (Şöbek)  köyünde dünyaya geldi. Baba Mansur Ocağı’na bağlı bir aileden gelen Cevahir’in annesi Fatoş Cevahir’in ise Kureyşan Ocağı’ndan olduğu belirtiliyor. Evde Kırmançki konuşulan, Alevi-Kızılbaş kültürünün güçlü biçimde yaşatıldığı bir aile ortamında büyüdü.

1938 Dersim Tertelesi’nin izlerinin hala canlı olduğu bir dönemde yetişen Cevahir’in siyasal kişiliğinin şekillenmesinde ailesinden dinlediği anlatıların önemli etkisi olduğu aktarılıyor. Özellikle annesinin katliam yıllarına ilişkin anlattıkları, onun devlet, adalet ve eşitlik meselelerine erken yaşlarda ilgi duymasında belirleyici oldu.

TIP FAKÜLTESİNDEN SİYASAL’A UZANAN YOL

Başarılı bir öğrenci olan Hüseyin Cevahir, 1964-65 eğitim döneminde İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi’ni kazandı. Köyünde bu başarı büyük bir sevinçle karşılandı. Ailesi tarafından kurbanlar kesildi, köylüler için yemekler verildi. İstanbul’a uğurlanırken babası Düzgün Cevahir’in, “Bozatlı Xızır, bir civan yolladım gurbete; sen koru onu” diyerek oğluna dua ettiği anlatılıyor.

Ancak Cevahir’in yolu doktorluk olmadı.

Çapa Tıp Fakültesi’nde üç yıl okuyan Cevahir, başarılı bir öğrenci olmasına rağmen doktor olmak istemediğine karar verdi. Ailesinin tüm ısrarlarına rağmen tıp eğitimini bıraktı ve yeniden üniversite sınavına girerek Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni kazandı. Yakın çevresi bu tercihin yalnızca mesleki değil aynı zamanda politik bir yönelim olduğunu ifade ediyor. Çünkü o yıllarda Siyasal Bilgiler Fakültesi, yükselen gençlik hareketinin ve siyasal tartışmaların merkezlerinden biri haline gelmişti.

DEVRİMCİ MÜCADELE VE DÜŞÜNSEL ÜRETİM

Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde Türkiye İşçi Partisi, FKF ve daha sonra Dev-Genç içerisinde faaliyet yürüten Cevahir, Mahir Çayan ile bu dönemde tanıştı. THKP-C’nin kuruluş sürecinde yer aldı ve örgütün kurucuları arasında bulundu. Doğu Anadolu bölge sorumluluğunu üstlendi.

Ancak onu yalnızca bir örgüt yöneticisi olarak tanımlamak eksik kalıyor.

Arkadaşlarının anlatımlarında Cevahir; çok okuyan, yazan, edebiyatla ilgilenen, güçlü hitabet yeteneğine sahip bir isim olarak öne çıkıyor. Edebiyat dergilerinde yazılar kaleme aldı, Küba Devrimi’nden Kürt meselesine kadar farklı başlıklarda çalışmalar yürüttü. Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğrenci Derneği Başkanlığı yaptı. Arkadaşları arasında olgun tavırları nedeniyle “Baba” lakabıyla anıldığı belirtiliyor.

BABASININ YILLAR SONRA ANLATTIKLARI

Hüseyin Cevahir’in babası Düzgün Cevahir, yıllar sonra yapılan söyleşilerde oğluna dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

Oğlunun köyde sevilen, yardımsever ve merhametli biri olduğunu anlatan Düzgün Cevahir, onun İstanbul’a gidişini büyük umutlarla uğurladıklarını söyledi. Bir söyleşisinde ise Maltepe’de öldürülen oğlunun cenazesini gördüğünde yaşadığı acıyı şu sözlerle anlattı:

“Vücudunda 83 kurşun deliği saydım.”

Bu ifade, yıllar boyunca Hüseyin Cevahir’in ölümüne ilişkin en çok hatırlanan tanıklıklardan biri oldu.

DERSİM’DEN TÜRKİYE’YE UZANAN BİR İZ

12 Mart askeri müdahalesinin ardından yoğunlaşan operasyonlar sırasında Mahir Çayan ile birlikte İstanbul Maltepe’de kuşatılan Hüseyin Cevahir, 1 Haziran 1971’de çıkan çatışmada yaşamını yitirdi. 26 yaşındaydı. Mahir Çayan ise yaralı olarak yakalandı.

Maltepe kuşatması, Türkiye devrimci hareketi tarihinin en önemli kırılma anlarından biri olarak kabul ediliyor. Cevahir’in ölümü, kısa süre sonra yaşanacak Kızıldere sürecinin de habercilerinden biri oldu.

Bugün Hüseyin Cevahir; Dersim’in yoksul bir köyünden çıkıp Türkiye devrimci hareketinin önder kadroları arasına giren, doktorluğu bırakıp siyasal mücadeleyi seçen, yazılarıyla ve düşünsel üretimiyle iz bırakan bir devrimci olarak anılıyor.

Aradan geçen 55 yıla rağmen hem Dersim’in kolektif hafızasında hem de Türkiye sosyalist hareketinin tarihinde adı yaşamaya devam ediyor. Kimi zaman bir öğrenci lideri, kimi zaman bir yazar, kimi zaman da yarım kalan bir hayatın simgesi olarak hatırlanan Cevahir, ardında yalnızca bir mücadele tarihi değil; adalet, eşitlik ve özgürlük arayışına adanmış bir yaşam öyküsü bıraktı.

HABER MERKEZİ

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.