PİRHA-Dersim Doğa, Yaşam ve Çevre Platformu’nun çağrısıyla Kadıköy’de bir araya gelen yüzlerce kişi, maden projeleri ve doğa talanına karşı yürüyüş düzenledi. Yapılan açıklamalarda Dersim’deki ekolojik yıkıma dikkat çekilirken, “Bu yıkım ancak halkın birleşik ve örgütlü mücadelesiyle püskürtülebilir” vurgusu öne çıktı.
İl Eş Başkanımız Çınar Altan, vekillerimiz Cengiz Çiçek ve Ayten Kordu ile birlikte Dersim Doğa, Yaşam ve Çevre Platformu tarafından, “ Emperyalist talana, ranta, madene hayır” şiarıyla Süreyya Operası’nda önünde İskele Meydanı’na yürüyerek ekoloji buluşmasına katıldık. pic.twitter.com/ULNIWG2V6A
— DEM Parti İstanbul (@dempartistanbul) April 26, 2026
Dersim Doğa, Yaşam ve Çevre Platformu, “Emperyalist talana ranta ve madene hayır!” şiarıyla Süreyya Operası önünde toplanarak Kadıköy İskele Meydanı’na yürüyüş gerçekleştirdi. Eyleme siyasi kurum temsilcileri, gençlik örgütleri, sanatçıların yanı sıra çok sayıda kişi katıldı. Islıklar ve alkışlarla düzenlenen yürüyüşte “Dersim’de maden istemiyoruz”, “Dersim onurdur onuruna sahip çık”, “Emperyalizm yenilecek direnen halklar kazanacak”, “GES, HES, JES yapma boşuna yıkacağız başına”, “Toprağıma, suyuma, havama dokunma” sloganları atıldı. Buluşmada, “Pülümür’de madenlere hayır, Emperyalistla atranta madene hayır” dövizleri taşındı. “Dersim’de talana ranta madene izin vermeyeceğiz, biz kazanacağız, doğa kazanacak, yaşam kazanacak” yazılı pankart taşındı. Buluşmanın basın metnini platform adına Hatun Esen ve Ulaş Yeğin okudu.
“BU YAĞMAYA GEÇİT VERMEYECEĞİZ!”
Dersim’in 4’te 3’ünün maden sahalarıyla çevrilmek istendiği 2025 yılı sonu Dersim’in Hozat-Pertek Sekasur bölgesinde yürütülmesi planlanan pomza maden projesinin bölge halkı ve Sekasur Çevre ve Doğa Platformu’nun 200 günlük çadırlı direnişi sonucunda engellendiği belirtilen açıklamada, “Son olarak Pülümür ilçemizde Hel dağında Bağır dağında Karagöz köyü ve 6 köyü kapsayan bir maden projesi ile karşı karşıyayız. Dağlarımız vahşi madencilikle parçalanıyor, derelerimiz HES’lerle kurutuluyor, topraklarımız JES’lerle zehirleniyor, yaşam alanlarımız RES projeleriyle kuşatılıyor! Biz buradan açıkça ilan ediyoruz: Nerede maden, HES, JES, RES varsa; orada direniş var! Nerede talan varsa; biz oradayız! Ve biz bu yağmaya geçit vermeyeceğiz!” denildi.
KUTSAL MEKANLARIMIZ ŞİRKETLERE KURBAN EDİLMEK İSTENİYOR
Yeraltı ve yerüstü varlıklarının uluslararası sermayeye peşkeş çekilmek istendiği de vurgulanan açıklamanın devamında şu ifadeler yer aldı: “Kutsal mekanlarımız, meralarımız, ormanlarımız, dağlarımız, vadilerimiz, mezar yerlerimiz“yatırım alanı” adı altında emperyalist şirketlerin ve onların yerli iş birlikçilerinin kâr hırsına kurban edilmek isteniyor. Bu bir kalkınma değil; bir yok oluş, açık bir ekolojik yıkım, kültürel yok etme ve asimilasyon politikasıdır! Bugün yalnızca doğamız değil; hak, hukuk ve adalet de ağır bir saldırı altındadır. Gülistan Doku’nun akıbeti henüz belli değil. Kamu vicdanını halen yaralamaktadır. Hak arayan işçiler, doğasını savunan köylüler, gerçeği dile getirenler baskı ve gözaltılarla susturulmak istenmektedir. Direnen işçilere buradan selam gönderiyoruz; onların mücadelesi bizim mücadelemizdir!”
“DİRENE DİRENE KAZANACAĞIZ”
Açıklama sonrası söz alan sanatçı Pınar Aydınlar, maden politikalarıyla, halklar üzerinde daha büyük imha politikalarına girdiklerini belirtti. Kutsal değerler için direnmeye devam edeceklerini belirten Aydınlar, mücadele ruhunu eksiltmeden mücadeleyi büyütmeyi vurguladı. Ekoloji mücadele alanlarına da değinen Aydınlar, “Biz direne direne kazanacağız” dedi.
“DERSİM COĞRAFYASI KADİM BİR COĞRAFYADIR”
Ekoloji miting ve eylemlerine değinen DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, “Kürdistan ve Türkiye coğrafyası madenlerle donatılmış durumdadır. Dersim coğrafyası kadim bir coğrafyadır. Dersim coğrafyası her zaman onurlu olunmuştur. Yaşamı her fırsatta inşa etmiştir” dedi.
Gülistan Doku davasına da değinen Kordu, “Bir kentin tüm mülki amirliklerini kullanarak 6 buçuk yıl boyunca katliamın üstü örtüldü. Bu cinayetin tekil bir kadın cinayeti olmadığını biliyoruz. Her yerde mülki amirliklerin gücünü arkasına alarak cinayetler yaşandı. Madenlere yer açan kamu gücünü kullananlarla bu cinayetin üstünü örtenler de aynı zihniyetin ürünü” diye konuştu.
6 MAYIS ÇAĞRISI: HAKAN’I YALNIZ BIRAKMAYIN
Annesinin evine giderken Esenyurt’ta darp edilerek katledilen gazeteci Hakan Tosun’un ablası Öznur Tosun, 6 Mayıs’ta görülecek Hakan Tosun cinayeti davasına katılım çağrısı yaparak, “Hakan Tosun kimseyi yalnız bırakmadı. 6 Mayıs’ta Hakan’ı yalnız bırakmayın. Onunla olun” diye konuştu.
HABER MERKEZİ
Yoruma kapalı.