PİRHA- Freiburg Alevi Kültür Derneği, DAKB ve FEDA’nın düzenlediği kadın eğitim kampında, kadın özgürlüğü, Alevilikte toplumsal cinsiyet ve eşitlik tartışmaları yürütülürken, katılımcılar, erkek egemen yapılar ve asimilasyon riskine dikkat çekti.
Almanya’nın Freiburg kentinde Freiburg Alevi Kültür Derneği (Freiburg Alevitischer Kulturverein e.V.), Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB) ve Avrupa Demokratik Alevi Federasyonu FEDA tarafından kadınlara yönelik düzenlenen eğitim kampı devam ediyor.
24–26 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilen kampta, kadın özgürlüğü, inanç ve toplumsal eşitlik başlıklarında tartışmalar yürütülüyor.
Kampın ilk günü akşam saatlerinde yapılan tanışma ile başladı. Katılımcı kadınlar, ortak yaşamı kurma ve dayanışma zeminini büyütme hedefiyle bir araya geldi.
Kampın ikinci günü sabah oturumu, Gülseren Acar Ana’nın okuduğu gulbeng ile başladı.
Günün moderatörlüğünü Freiburg Alevi Kültür Derneği Eşbaşkanı Nilay Yumuşak üstlendi.
İlk oturumda gazeteci ve kadın aktivist Çilem Küçükkeleş söz aldı. Küçükkeleş konuşmasında; Alevilikte kadının yeri, kadınların örgütlenme deneyimleri ve karşı karşıya kaldıkları sorunları ele aldı. Oturum, katılımcıların aktif katılımıyla soru-cevap şeklinde ilerledi.
TARTIŞMALARIN ODAĞI: İNANÇ, KADIN VE EŞİTLİK
Kamp kapsamında yürütülen tartışmalarda, inanç, toplumsal cinsiyet ve Alevilik ilişkisi çok yönlü biçimde ele alındı. “Kadın saklanan, erkek görünendir” anlayışı eleştirilirken, talipliğin her canlı için geçerli olduğu vurgulandı. Aleviliğin yalnızca bir inanç değil, doğrudan yaşanan bir yaşam biçimi olduğu ifade edilerek, “Aleviliği gerçekten yaşıyor muyuz?” sorusu tartışmaya açıldı.
Katılımcılar, asimilasyonun derinleştiğine işaret ederek , inancın “erilleşmesinin” de ciddi bir tehlike oluşturduğunu vurguladı. Alevi kurumlarında erkek egemen yapının gelenekselleştiği, kadınların ise çoğunlukla destekleyici rolde bırakıldığı yönündeki eleştiriler öne çıktı.
Kamp tartışmalarında güncel gelişmeler de yer buldu. Ortadoğu’da yaşanan süreçler “kadın kırımı” olarak değerlendirilirken, nefret suçlarının toplumsal etkilerine dikkat çekildi.
Seminerde akademisyen ve sosyolog Neşe Özgen ile sağlık emekçisi ve aktivist Songül Morsümbül de birer sunum yapacak.
PİRHA/FREİBURG
Yoruma kapalı.