PİRHA- İnsan Hakları Derneği (İHD) Antalya Şubesi, Antalya Adliyesi önünde yaptığı basın açıklamasında, yüksek güvenlikli hapishanelerdeki tecrit koşullarına karşı açlık grevinde olan üç mahpusun durumunun “ölüm sınırına” dayandığını duyurdu. İHD Şube Eşbaşkanı Mahir Önal, “Hastanede refakatçisiz tutulma, tecrit içinde tecrittir” dedi.
Antalya Adliyesi önünde bir araya gelen insan hakları savunucuları, aileler ve avukatlar, kamuoyunda “kuyu tipi” olarak bilinen Y, S ve YGC tipi hapishanelerdeki hak ihlallerine dikkat çekti. İHD Antalya Şube Eşbaşkanı Mahir Önal tarafından okunan açıklamada, 260 günü aşkındır süresiz açlık grevinde olan mahpusların yaşam haklarının korunması için derhal adım atılması istendi.
HASTANE ODASINDA “YALNIZLAŞTIRMA” İŞKENCESİ
10 Nisan’da Antalya Şehir Hastanesi’ne sevk edilen Tahsin Sağaltıcı, Gürkan Türkoğlu ve Hüseyin Özen’in, 12 gündür tekli odalarda refakatçisiz tutulduğu vurgulandı. Önal, mahpusların kendi ihtiyaçlarını karşılayamayacak durumda olduklarını belirterek şu detayları paylaştı:
“Hastanede tutulma koşulları, hapishanedeki tecrit uygulamasının bir yansımasıdır. Mahpuslar tek başlarına ayağa kalkamıyor, konuşmakta zorluk çekiyor ve hafıza kaybı yaşıyorlar. Ailelerin refakatçi talepleri savcılıkça yanıtsız bırakılıyor. Bu durum sağlık durumlarını daha da ağırlaştırıyor.”
MAHPUSLARIN SAĞLIK DURUMU ALARM VERİYOR
Açıklamada, açlık grevindeki üç ismin son sağlık verileri kamuoyuyla paylaşıldı:
Tahsin Sağaltıcı (266. Gün): 40 kilonun altına düştü, ciddi hafıza sorunları ve ayaklarında yanma hissi yaşıyor.
Gürkan Türkoğlu (266. Gün): Bilinci kapandığı için yapılan müdahaleyi reddetti. Parmak uçlarında yanma ve diz kapağında iltihaplanma nedeniyle sürekli ateşleniyor.
Hüseyin Özen (247. Gün): 57 yaşındaki mahpus tekerlekli sandalye ile görüşlere çıkabiliyor; kafasında yaralar ve denge sorunları mevcut.
“KUYU TİPİ HAPİSHANELER KAPATILMALIDIR”
YGC, Y ve S tipi hapishanelerin “doğal mahrumiyet bölgesi” olduğunu belirten Mahir Önal, mahpusların günde sadece 1-2 saat havalandırmaya çıkabildiğini, hava sirkülasyonunun bile kalem ucu genişliğindeki tellerle engellendiğini ifade etti. Bu mimari yapının mahpuslarda algı zayıflaması ve fiziksel tahribata yol açtığı vurgulandı.
TALEPLER VE SORUMLULUK ÇAĞRISI
İHD, Adalet ve Sağlık Bakanlıkları ile Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’na yönelik şu talepleri sıraladı:
Acil Refakatçi: Aile üyelerinden birinin refakatçi olarak yanlarında bulunması talebi derhal kabul edilmelidir.
Bağımsız Heyet: Mahpusların bağımsız hekim heyetleri tarafından ziyaret edilmesine olanak sağlanmalıdır.
Sevk Talepleri: Mahpusların tecrit koşullarının son bulacağı uygun yerlere sevkleri yapılmalıdır.
Avukat Erişimi: Avukat görüşleri mahremiyet ve savunma hakkına uygun koşullarda gerçekleştirilmelidir.
Açıklama, aileler üzerindeki gözaltı baskısının son bulması ve tecrit politikalarından vazgeçilmesi çağrısıyla sona erdi: “Yaşam hakkı korunmalı, yetkililer sorumluluk almalıdır.”
PİRHA/ANTALYA
Yoruma kapalı.