Alevi Haber Ajansi

“Gülistan Doku nerede?” sorusu artık daha yüksek sesle ve doğrudan muhataplarına soruluyor!

PİRHA- Dersim’de 2020’den beri kayıp olan Gülistan Doku davasında deprem etkisi yaratan gözaltılar, acı bir gerçeği de yüzlere vurdu: Cinayet şüphelisi Zeinal Abakarov ve vali oğlu Mustafa Türkay Sonel dahil 12 kişi, 6 yıl boyunca ellerini kollarını sallayarak aramızda yaşadı. Bugün 7 ilde yapılan operasyon, adaletin değil, “cezasızlığın” ne kadar sürdürülebilir olduğunu sorgulatıyor.

Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun 5 Ocak 2020’de kaybolmasının üzerinden geçen 2291 günün ardından, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı dosyayı tozlu raflardan indirip “cinayet” şüphesiyle operasyon düğmesine bastı. Ancak bu operasyon, 6 yıllık koca bir “neden şimdi?” sorusunu da beraberinde getirdi.

ANTALYA’DAN İSTANBUL’A: 6 YIL SÜREN SERBESTLİK

Gözaltına alınan isimlerin profilleri ve yakalandıkları yerler kan dondurucu. Dosyanın baş şüphelisi olmasına rağmen hakkında tek bir kısıtlama kararı dahi uygulanmayan Zeinal Abakarov, üvey babası polis memuru Engin Yücer ve dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, bugün Türkiye’nin farklı metropollerinde evlerinden alındı.

Bu isimler 6 yıl boyunca;

Antalya’nın plajlarında, İstanbul’un kalabalığında hiçbir adli kontrol olmaksızın gezdi.

Haklarında somut iddialar, tanık beyanları ve görüntüler varken “şüpheli” sıfatıyla dahi ifadeleri etkin alınmadı.

Kamuoyu Gülistan’ı Munzur’un dibinde ararken, onlar hayatlarına kaldıkları yerden devam etti.

SORUŞTURMA DEĞİL, ÖRTBAS MESAİSİ Mİ? 

Bugünkü operasyonla gözaltına alınan 12 kişinin büyük çoğunluğunun emniyet ve bürokrasi kökenli olması, ailenin yıllardır dile getirdiği “Olay kamu görevlileri tarafından örtbas ediliyor” iddiasını somutlaştırdı. 6 yıl boyunca yürütülen “intihar” senaryosunun aslında gerçek failleri ve ihmali olanları korumak için inşa edilen bir duvar olduğu bugün resmen belgelenmiş oldu.

Vali oğlu Mustafa Türkay Sonel’in dosyadaki rolü ve neden bugüne kadar dokunulmaz kaldığı, emniyet içindeki hiyerarşinin soruşturmayı nasıl etkilediği artık Tunceli Adliyesi’nin koridorlarında değil, Türkiye’nin vicdanında tartışılıyor.

AVUKATLAR: BİLGİLER YENİ DEĞİL, İRADE YENİ

Dava avukatlarının geçtiğimiz günlerde yaptığı “Elimize yeni ve sarsıcı bilgiler ulaştı” açıklamasının ardından gelen bu gözaltı dalgası, devlet içindeki bir yapının artık bu yükü taşıyamadığını gösteriyor. Ancak kamuoyu şunu soruyor: Gülistan’ın ailesi 6 yıldır her gün ölürken bu 12 şüpheli hangi “güvence” ile Antalya’da, İstanbul’da 6 yıl boyunca huzur içinde uyudu?

ZIRHIN ALTINDAKİ KARANLIK LİSTE

Gözaltına alınanların tam listesi davanın nasıl bir ağ ile sarıldığını özetliyor: Baş şüpheli Zeinal Abakarov, Abakarov’un eski polis olan üvey babası Engin Yücer, annesi Cemile Yücer, Tunceli İl Özel İdare çalışanı Erdoğan Elaldı, Dönemin Tunceli Valisi ve halen İçişleri Bakanlığı müfettişi olan Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in koruması Şükrü Eroğlu, Mustafa Türkay Sonel’in yakın arkadaşı Uğurcan Açıkgöz, ihraç olan eski polis memuru Gökhan Ertok, Munzur Üniversitesinde kameralardan sorumlu görevliler Savaş Gültürk ve Süleyman Önal, Celal Altaş, Nurşen Arıkan.

Bugün yapılan operasyon geç gelen bir adaletin tecellisi mi yoksa toplumsal öfkeyi dindirmek için atılan bir adım mı olduğunu zaman gösterecek. Ancak kesin olan bir şey var: Gülistan Doku’nun 6 yıllık kaybı sadece bir cinayet vakası değil; emniyet, valilik ve yargı üçgeninde kurulan o “zırhın” sarsılmaz sanılan gücünün hikayesidir. O zırh bugün delindi, ancak içinden çıkanlar 6 yıldır zaten aramızdaydı.

HABER MERKEZİ

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.