Alevi Haber Ajansi

Varto’da jeotermal kuşatması: Bu sadece maden değil, bir coğrafyanın idam fermanıdır-VİDEO

PİRHA- Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı İzmit Şube Tavşantepe Cemevi Başkanı Ali Ekber İncesu,  Muş Varto’da hayata geçirilmek istenen jeotermal projesinin perde arkasındaki korkunç planı deşifre etti. “Halkı deprem etüdü diyerek kandırdılar” diyen İncesu, 24 Nisan’da başlayacak büyük yürüyüş öncesi Kocaeli’den tüm Türkiye’ye seslendi.

Muş’un Varto ilçesi, bugünlerde tarihinin en kritik sınavlarından birini veriyor. 1946 ve 1966 depremlerinin acı hatıralarını bağrında taşıyan bu kadim topraklar, şimdi de “jeotermal enerji” adı altında büyük bir ekolojik ve sosyal yıkım tehdidiyle karşı karşıya. Kocaeli’de yaşayan Vartoluların kurduğu Buharkent Kocaeli Ekoloji Platformu’nun dönem sözcülüğünü yürüten Ali Ekber İncesu, sessiz sedasız başlatılan bu projenin nasıl bir felakete kapı araladığını en ince ayrıntısına kadar PİRHA’ya anlattı.

GİZLİ OPERASYON VE MERA KOMİSYONU TUZAĞI

Her şey, Ocak 2026’da Muş Mera Komisyonu’ndan gelen bir telefonla başladı. Çallıdere köyünün ilk kadın muhtarı Bahar İncesu, apar topar komisyona çağrıldı. Ali Ekber İncesu, o anları bir suçüstü operasyonu gibi betimliyor:

“Muhtarımız Bahar benim yeğenimdir. Oraya gittiğinde önüne bir evrak koyuyorlar, ‘İmzalaman gerekiyor’ diyorlar ama içeriğini söylemiyorlar. Sıkıştırınca ağızlarındaki baklayı çıkarıyorlar: ‘Bölgenizde jeotermal su çıkaracağız, oteller kurulacak, köylü zengin olacak, seralar kurulacak.’ Muhtarımız dik durup imzalamadan çıkıyor. O evrağı 3 gün uğraşarak zorla ele geçirdik. Gördük ki; Emniyet’ten Jandarma’ya, Tarım’dan YSE’ye kadar tüm kurumlar, daha halkın haberi bile yokken şirkete ‘uygunluk’ vermiş.”

DEPREM ETÜDÜ YAPIYORUZ YALANI

İncesu’nun açıklamalarına göre, şirketin bölgeye sızma stratejisi tam bir “truva atı” taktiği. 2023 yılında bölgeye gönderilen ekipler, halkın şüphelerini dindirmek için bölgenin en hassas noktası olan “deprem” korkusunu kullanmış: İncesu şöyle devam ediyor,

“Halk ekipleri görünce ‘Ne yapıyorsunuz?’ diye soruyor. Şirket elemanları ‘Burada fay hatları var, deprem zemin etüdü yapıyoruz’ diyerek vatandaşı aldatıyor. Oysa amaç yeraltı kaynaklarını sömürmek için zemin hazırlamakmış. İşin daha acı tarafı, bu şirkete danışmanlık yapan ve yolu açan kişinin de yine o bölgeden çıkmış bir bilim insanı olduğunu öğrendik.”

BİLİMSEL FELAKET SENARYOSU 

İncesu, projenin teknik boyutunun sadece bir “sıcak su arama” işi olmadığını, 3 bin metre derinliğe inilecek bir operasyonun Varto’yu haritadan silebileceğini savunuyor:

“3 bin metre derine inecekler. Orada iki tane aktif fay hattı var. Bu sondajlar fayları tetikleyecek. Dahası, o derinlikten çıkacak zehirli gazlar ve kanserojen maddeler doğaya salınacak. Dünyada bunun sadece iki örneği var; atığı tekrar yeraltına basmak çok maliyetli olduğu için bizim topraklarımıza, suyumuza salacaklar. Arıcılık ölecek, tarım bitecek. Varto’nun yüzölçümünün üçte biri (452 bin dönüm) mera arazisi; buralar yok olduğunda hayvancılık bitecek ve insanlar mecburen göç edecek.”

ANKARA ÇIKARTMASI VE BÜYÜK DİRENİŞ HATTI

Kocaeli’deki Varto dernekleri, cemevleri ve sivil toplum örgütleri bir araya gelerek hiçbir siyasi amblem altına girmeden, sadece “toprak savunması” için birleşti. Nisan başında Ankara’da CHP milletvekili Doğan Demir öncülüğünde tüm siyasi partilerin grup toplantılarına katılan heyet, her partiye “Varto’nun İnfaz Dosyası”nı sundu.

Hukuki süreci eski Bakan Ali Haydar Konca’nın takip ettiğini belirten İncesu, 24 Nisan’da tüm yolların Varto’ya çıkacağını ilan etti:

“21 Nisan’da Kocaeli’den 3 büyük otobüs kalkıyoruz. Diyarbakır, Bingöl, Hınıs, Karlıova, Dersim… Tüm çevre gönüllüleri 24 Nisan’da Varto’da buluşacak. Muhtarlarımız Bahar İncesu ve Çayan Dursun tehditlere rağmen boyun eğmediler. Biz de eğmeyeceğiz. Eğer geri adım atmazlarsa, 20 Mayıs’ta vurulmak istenen o sondaja canımız pahasına izin vermeyeceğiz. O iş makinaları o toprağa girmeyecek!”

HABER MERKEZİ

Yoruma kapalı.