Alevi Haber Ajansi

Koçgiri Katliamı’nın yıldönümünde İstanbul’da anma: Tarihi bilmeden bugünü anlayamayız!-VİDEO

PİRHA-Koçgiri Katliamı’nın yıldönümü dolayısıyla düzenlenen anma etkinlikleri kapsamında İstanbul’da yapılan panelde, tarihsel hafızanın korunması ve yüzleşme çağrısı öne çıktı. Gazi Cemevi’nde gerçekleştirilen etkinlik geniş katılımla yapıldı.

Koçgiri Katliamı’nın yıldönümü dolayısıyla düzenlenen anma etkinlikleri kapsamında İstanbul’da bir panel gerçekleştiriliyor.  Demokratik Alevi Dernekleri İstanbul Şubesi tarafından Gazi Cemevi’nde organize edilen panel geniş katılımla devam ediyor.

KLAMLAR VE AĞITLARLA BAŞLADI

Panel, Koçgiri’ye ilişkin klam ve ağıtlarla başladı. Sanatçılar İlhan Rençber ve Vedat Sarıgöl’ün seslendirdiği eserler salonda duygusal anlara neden oldu.

Gösterilen Binali Saygılı’nın “Koçgiri” belgeselinin ardından, izleyiciler arasında yer alan Raime Sever’in seslendirdiği ağıt da katılımcılarda duygusal etki yarattı.

“KOÇGİRİ’Yİ BİLİNCE ÇIKARMADAN BUGÜNÜ ANLAYAMAYIZ”

Açılış konuşmasını yapan Mevhibe Akdeniz, Koçgiri Katliamı’nın tarihsel olarak doğru anlaşılması gerektiğini vurgulayarak, “Koçgiri kıyımını bilince çıkarmadan Cumhuriyet’in bugününü anlayamayız” dedi.

GENİŞ KATILIM DİKKAT ÇEKTİ

Panele Dersim eski belediye eş başkanı Nurhayat Altun, Avrupa Yakası Dersimliler Derneği temsilcileri, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) temsilcileri ve DEM Parti üyeleri katıldı.

KOÇGİRİ KADINLARI ZARİFE HANIM ÜZERİNDEN ANLATILDI

Demokratik Alevi Dernekleri İstanbul Şube yöneticisi Şerefnaz Altınsoy, Koçgiri kadınlarını Zarife Hanım şahsında anlatarak, katliamın izlerinin hâlâ hafızalarda canlı olduğunu söyledi.

Altınsoy, Koçgiri kadınlarının yaşanan kıyımı siyah giyinerek andığını, yas ve ağıt geleneğini kuşaklar boyunca sürdürdüğünü belirtti. Bu ağıtların simge isimlerinden birinin Zarife Hanım olduğunu ifade ederek, Koçgiri sürecinde kadınların hem direniş hem dayanışma gücünü görünür kıldığını vurguladı.

“RESMİ ANLATI İLE SÖZLÜ TARİH ARASINDAKİ FARK”

Panelde konuşan tarihçi-yazar Alişan Akpınar, Koçgiri üzerine yapılan tarih yazımında uzun süre resmi ideolojiye yakın yazarların etkili olduğunu söyledi. Baki Öz gibi isimlerin anlatılarının, ailelerden aktarılan sözlü tarih ile çoğu zaman örtüşmediğini belirten Akpınar, günümüzde Koçgiri üzerine daha fazla akademik çalışma ve kitabın yayımlandığını ifade etti.

Akpınar, “Artık kafamızdaki birçok soruya belge ve kaynaklar üzerinden yanıt bulabiliyoruz. Koçgiri halkı ve Koçgirililer kendi tarihlerini yazma sürecine daha güçlü biçimde dahil oluyor” dedi.

Koçgiri isminin Osmanlı arşivlerinde ilk kez 1780’li yıllarda geçtiğini belirten Akpınar, daha sonraki tarihsel süreçte de bu ismin kayıtlarda yer almaya devam ettiğini söyledi. Bu verilerin Koçgiri aşiret yapısının tarihsel derinliğini ortaya koyduğunu ifade etti.

Koçgiri aşiretlerinin Malatya, Elazığ, Kiğı ve Kemah hattından geldiğini aktaran Akpınar, bölgede Kızılbaş Kürt toplulukların bulunduğunu dile getirdi. İki ana aşiret yapılanmasından söz eden Akpınar, bunların Dersimliler ve Şıh Hasanlar olduğunu, bu yapının tarihsel olarak bir aşiret federasyonu niteliği taşıdığını belirtti.

Akpınar, Koçgirililerin Kızılbaş-Kürt  topluluklar olduğunu ve tarihsel olarak bu kimlikle anılan aşiret yapıları içinde değerlendirildiğini ifade etti.

Akpınar, Tanzimat sonrası Osmanlı’nın merkezileşme politikalarıyla birlikte vergi, nüfus sayımı ve asker alma süreçlerinin arttığını, bunun da bu topluluklarla gerilim yarattığını söyledi. 1830–1856 arasında bölgeye üç büyük askeri sefer düzenlendiğini, 1856’daki seferin Osmanlı belgelerinde “savaş” olarak geçtiğini ve bu süreçte mağaralara sığınan insanların bulunduğunu ve çok sayıda can kaybına dair kayıtlar olduğunu aktardı.

Etkinlik, soru cevapların ardından, sanatçı Cengiz Aslan’ın seslendirdiği eserlerle sona erdi.

PİRHA/İSTANBUL

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.