Alevi Haber Ajansi

Erzincan Newrozu: 100 yıllık sorun eşit haklarla çözülmeli-VİDEO

PİRHA- Erzincan’da “Demokrasi var, özgürlük” şiarıyla kutlanan Newroz’da konuşan siyasetçiler, Kürt sorununun eşit haklar temelinde çözülmesi gerektiğini vurguladı; barış, demokrasi ve halkların ortak mücadelesi öne çıktı.

Erzincan’ın Ulular Beldesi’nde yüzlerce yurttaşın katılımıyla gerçekleştirilen Newroz kutlamaları, “Ülkede demokrasi, bölgede barış” pankartı ve yapılan siyasi konuşmalarla dikkat çekti. DEM Parti ve Emek Partisi temsilcilerinin katıldığı etkinlikte, Kürt sorunu, barış süreci ve demokratik toplum vurgusu ön plana çıktı. Kutlamalara DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu ve EMEP MYK Üyesi Orhan Kurul’un yanı sıra çok sayıda sivil toplum ve siyasi parti temsilcisi ile yüzlerce yurttaş katıldı.Newroz, demokrasi ve barış için yaşamlarını yitirenlerin anısına saygı duruşuyla başladı.

EŞİT HAKLAR TEMELİNDE ÇÖZÜLMESİ GEREKEN 100 YILLIK SORUN”

İlk olarak Kürt sorununun 1 Ekim 2024 yılından beridir başka bir mecrada tartışıldığını söyleyen Emek Partisi( EMEP) Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Orhan Kurul, “Bu tartışmaları olumlu buluyoruz. Kürt sorununun eşitliğe dayalı demokratik çözümünün gerekli ve bir ihtiyaç olduğunu hatırlatıyoruz. Ama 1 Ekim 2024’ten bu yana PKK kongre yaptı, kendini feshetti. PKK silah bıraktı, silahlarını yaktı ve çekildi. Kürt hareketinden çeşitli olumlu açıklamalar var. Peki ortada ne var? Meclis Komisyonu raporu var. Onda da Kürt sorunu, “terör” sorununa indirgeniyor. Başından söyleyelim: Kürt sorunu, terör sorununa indirgenemeyecek kadar önemli bir sorundur. Kürt sorunu, eşit haklar temelinde çözülmesi gereken yüz yıllık bir sorundur” dedi.

“MÜCADELEYİ DİRİ TUTMAK ZORUNDAYIZ”

Barış ve Demokratik Toplum Süreci için bir an önce gerekli adımların atılması gerektiğini vurgulayan Kurul, şunları söyledi: “Bugün birlikte bayram geçirmesi gerekenler hâlâ cezaevinde. Siyasi tutukluların derhal serbest bırakılmasını istiyoruz. Kayyımlar bu ülkede halkın iradesine çökmüş vaziyette duruyor. Derhal geri çekilmelidir. Mecliste hâlâ “bilinmeyen dil” olarak tutanaklara geçen Kürt dilinin, ana dilinin önündeki bütün engellerin kaldırılmasını istiyoruz. Ana dilin kamusal alanda kullanılmasının önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır. Bunların hiçbiri için yasal bir düzenlemeye gerek yok. Yarın yapılabilir. Bu ülkede yarın, söylediğimiz her şey hayata geçirilebilir. Ama beklenti yaratarak bir Salı günü Meclis grubunda elini yükselten, diğerinin Perşembe günü buna alkış tutmasıyla bu halk oyalanmamalıdır. Bu halkta beklenti yaratmaktan vazgeçin. Halkımıza da bu alandan bir kez daha çağrı yapıyoruz: Kürt sorununun eşit haklar temelinde çözümü için mücadeleyi büyütmekten başka bir çaremiz yok. Bize beklenti yaratmaya çalışanlara karşı, bugüne kadar yaptığımız gibi, bu Newroz alanlarını kazandığımız gibi mücadeleyi büyütmek, diri tutmak ve ayakta durmak zorundayız.”

CANLAR EL ELE VERİRSE HER SORUN AŞILIR”

Ardından söz alan DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Türkiye’de barışın egemen olması, bütün halkların insanca bir arada yaşayabileceği, birbirinin derdine merhem olabileceği bir sürecin adımlarının atıldığını söyledi. Bu sürecin nihayete ermesi için herkese büyük sorumluluklar düştüğünü ifade eden Fırat, “Cezaevlerinde olan on binlerce arkadaşımız, yoldaşımız var. İsimlerini tek tek zikretmeden; her biri birbirinden değerli canlar… İmralı’dan Kandil’e kadar yüreği burada olan, barışa duygularıyla ve emekleriyle katkı sunan herkese selam olsun. Bayram, hepimizin ortak değeridir ve hepimiz için bir sorumluluktur” diye konuştu.

“Bütün halkların; Alevi’nin, Türk’ün, Kürt’ün, Sünni’nin birbirini ayırt etmeksizin bu topraklara bir bahar borcu vardır” diyen Fırat, “ Bu topraklara barış borcumuz var. Barışı getirmek için hepimizin omuzlarında büyük bir sorumluluk vardır. Yunus’un “Yaratılanı severiz, Yaradan’dan ötürü” dediği gibi, bizim de sorumluluklarımız var. Bahar sadece doğada değil, insanın kalbinde başlar. Eğer kalbimizde kin varsa bahar gelmez. Eğer kalbimizde zulüm varsa huzur gelmez. Görüyoruz ki bu coğrafyada huzur yok; bunu hepimiz acı bir şekilde yaşıyoruz. Bir toplum vicdanını yitirmişse o toplum ölmüştür; yaşayan bir ölüye dönüşür. Bu yol rızalık yoludur sevgili dostlar. Rızanın kapısı herkese açıktır. Lokmayı paylaşmak, incitmemek, kardeş olmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Hepimiz aynı coğrafyanın parçasıyız; canımız da bir, derdimiz de bir olmalıdır” dedi.

Halkların zulme karşı el ele vermesi gerektiğini vurgulayan Fırat, “Ateşte eritilen demir nasıl yumuşarsa, zulüm de dayanışmayla erir. Zalimlere karşı başkaldıran Demirci Kawa’ya selam olsun. Hepimiz bu direnişten pay almak zorundayız. Eğer bu coğrafyada sevgi egemen olsun istiyorsak, bu sürece katkı sunmak zorundayız. Newroz işte budur: zulmü eritmek, kalpleri yumuşatmaktır” diye konuştu.

“DEVLET KENDİ YARATTIĞI ZULÜMLE YÜZLEŞMEK ZORUNDA”

Son olarak söz alan Ayten Kordu ise şunları söyledi: “Newroz, bizim açımızdan mazlumların zalimlere karşı çıktığı, halkların zulme karşı direnişini simgeleyen tarihsel bir gündür. Hem hakikatimizde, hem de direniş ve mücadele tarihimizde yeri vardır. Bu tarihsel süreçten geçerken demokratik toplum mücadelesini hep birlikte yürüteceğimiz, bu ülkeye barışı hep birlikte armağan edeceğimiz bir dönemden geçiyoruz. Fakat bu süreç öyle kolay olmayacak. Türkiye’de bu kadar inkârcı bir akla, bu kadar zulüm üreten bir anlayışa karşı demokratik mücadeleyi geliştirmek kolay olmayacak; bunu biliyoruz. Ama ısrarımız şudur: Bu topraklar barışı hak eden topraklardır. Ancak bu topraklarda barışı ve demokratik toplumu inşa ederken, mevcut siyasal iktidar ve devlet zihniyeti kendi yarattığı zulümle yüzleşmek zorundadır.

Onun için Newroz ateşi; demokrasi ve özgürlük ateşidir. Demokrasi ve özgürlük şiarıyla kutladığımız her alanda şunu söylüyoruz: Bu ülkeye barışı halklar armağan edecektir. Eğer bugün bu ülkede Kürt halkı, Aleviler ve yok sayılan, inkâr edilen bütün halklar mücadele yürütüyorsa, bu kazanımlar onların yarattığı mücadele sayesinde ortaya çıkmıştır. İşte bu topraklara düşen binlerce can, bu yiğit insanlar sayesinde bugünlere geldik. Selam olsun onlara, selam olsun.”

Yapılan konuşmaların ardından gençlerle ve halkla birlikte Newroz ateşi yakıldı. Newroz ateşinin etrafında halaya duran halk Sanatçı Hasan Ali Sezer’in seslendirdiği şarkılar eşliğinde eğlendi.

PİRHA/ERZİNCAN

 

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.