Alevi Haber Ajansi

DAD, Munzur Üniversitesi yönetimine tepki gösterdi: Dayatmacı anlayıştan vazgeçin!

PİRHA- DAD, Munzur Üniversitesi’ndeki uygulamalara tepki göstererek, “Bu uygulamalar; bilimsel, laik, demokratik ve özerk üniversite anlayışıyla kesinlikle bağdaşmamaktadır. Başta Alevi kamuoyu olmak üzere, Dersim halkının kurumlarını; emek, barış ve demokrasi mücadelesi yürüten tüm demokratik kurum ve örgütleri yaşanan bu asimilasyon politikalarını yakından takip etmeye, mağdur edilenlerin yanında yer almaya ve bu anlayışa karşı birlik içinde mücadele etmeye çağırıyoruz” dedi.

Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Genel Merkezi, Munzur Üniversitesi’ndeki uygulamalara dair açıklama yaptı.

Munzur Üniversitesi’nde uzun süredir devam eden asimilasyon ve ayrıştırma politikaları son dönemde daha da belirgin hale geldiğine dikkat çekilen açıklamada, “Üniversite yönetimi, kuruluşundan bu yana başta rektörlük olmak üzere resmi ideolojinin sınırlarını aşamayan cinsiyetçi, milliyetçi ve Türk-İslamcı kadrolarla; Alevi inancına ve Dersim’in tarihsel hafızasına yönelik saldırı ve çarpıtmaları sürdürmektedir” denildi.

“TARİHSEL HAFIZA ÇARPITILIYOR”

DAD, açıklamanın devamında şunlar ifade edildi:

“Bilimsel kriterlerden uzak, liyakatten yoksun siyasi atamalarla görev alan bazı yöneticilerin ve akademisyenlerin uygulamaları, üniversite öğrencileri, aileleri ve Dersim halkı tarafından bilinmektedir. Öğrencilerle kurulan ilişkilerin kimi zaman etik dışı ve gayri ahlaki boyutlara ulaşması iddiası da kamuoyunun dikkatinden kaçmamaktadır. Bu kadrolar içinde bazı kişilerin Alevi kimliğine sahip olmalarına rağmen baskı, yıldırma ve tehdit içeren uygulamalara ortak olmaları ise ayrıca düşündürücüdür.

Üniversitedeki baskı politikaları ve öğrencileri sindirmeye yönelik uygulamalar artık kamuoyunun bilgisi dahilindedir. Özellikle bazı Alevi akademisyenlerin, Kürt Aleviliğinin inanç sistemi olan Réya Heq öğretisini ve Dersim’in tarihsel hafızasını çarpıtan bir anlayışı benimsemeleri; bu kültürel mirası inkâr eden ve dönüştürmeye çalışan politikaların aracı haline gelmeleri Dersim halkı ve demokratik kamuoyu tarafından kabul edilmemektedir.”

“ÖZERK ÜNİVERSİTE ANLAYIŞIYLA KESİNLİKLE BAĞDAŞMAMAKTADIR”

Réya Heq inancının önemli merkezlerinden biri olan Dersim’de; Alevi, Kürt, demokrat, sol ve sosyalist öğrenciler ile akademisyenlere yönelik baskılar, açılan soruşturmalar ve yıldırma girişimleri, üniversitenin hangi anlayışla ve hangi ideolojik çizgi doğrultusunda yönetildiğinin açık göstergesi olduğu belirtilen açıklamada, “Bu uygulamalar; bilimsel, laik, demokratik ve özerk üniversite anlayışıyla kesinlikle bağdaşmamaktadır” ifadelerine yer verildi.

“İNANÇLARIN VE KİMLİKLERİN ÇOKLUĞU AYRIŞTIRMANIN DEĞİL, BİRLİKTE YAŞAMIN ZENGİNLİĞİDİR”

Ajansımız tarafından duyrulan rektörlük binasında bulunan çay ocaklarının kapatılmasına tepki gösterilen açıklamada, “Bizler demokratik Alevi Dernekleri olarak; bu ülkede yaşayan tüm inanç topluluklarının kendi inançlarını özgürce yaşayabilmelerini, ritüellerini demokratik bir çerçevede yerine getirebilmelerini çok kültürlü bir toplumun doğal ve meşru hakkı olarak görüyoruz. Akademisyenler ve öğrenciler; farklı kimlikleri ve kültürleriyle barış içinde, demokratik ve çoğulcu bir üniversite ortamında yaşayabilmelidir. İnançların ve kimliklerin çokluğu ayrıştırmanın değil, birlikte yaşamın zenginliğidir” şeklinde ifade edildi.

“BİRLİK İÇİNDE MÜCADELE EDELİM”

Açıklamanın devamında şunlar vurgulandı:

“Munzur Üniversitesi yönetimi ile bazı çevrelerin, cemevleri üzerinden yürütülen kimi çalışmalarla birlikte asimilasyon politikalarına hizmet eden bir çizgide hareket etmesi kabul edilemez. Üniversitenin bu baskıcı uygulamalarının; barış ve demokratik toplum tartışmalarının yoğunlaştığı bir dönemde artarak sürdürülmesi son derece kaygı vericidir.

Bu nedenle başta Alevi kamuoyu olmak üzere, Dersim halkının kurumlarını; emek, barış ve demokrasi mücadelesi yürüten tüm demokratik kurum ve örgütleri yaşanan bu asimilasyon politikalarını yakından takip etmeye, mağdur edilenlerin yanında yer almaya ve bu anlayışa karşı birlik içinde mücadele etmeye çağırıyoruz.

Başta üniversite rektörü olmak üzere, tekçi ve dayatmacı anlayışta ısrar eden sorumlu akademisyenlerin bir an önce soruşturma süreçlerine tabi tutulması gerekmektedir.”

(HABER MERKEZİ)

 

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.