Alevi Haber Ajansi

Kılavuz: Ne Mollalar ne de Amerika İran’a demokrasi getirmez! -VİDEO

PİRHA- Suriye’de Alevilere dönük süren soykırımın devam ettiğini belirten Pir Hasan Kılavuz, Alevi toplumunun sesinin duyulmadığına dikkat çekti. İran’da süren savaşta halkların zarar gördüğünü ifade eden Kılavuz, “Mollaların rejimini hiçbir zaman tasvip etmedik. Ancak dışarıdan müdahaleler de İran’a demokrasi getirmez” dedi.

Mersin Cemevi Başkanı ve Seyit Sabun Ocağı’ndan Pir Hasan Kılavuz, Suriye’de Alevilere dönük soykırıma ve Ortadoğu’da süren savaşa dair konuştu.

“COLANİ’NİN GELİŞİYLE ALEVİLER DAHA FAZLA KATLİAMA UĞRADI”

Suriye’de Alevilerin yaşadıklarının bugünle sınırlı olmadığını, geçmiişte de acılar yaşadıklarını belirten Kılavuz, “Suriye söz konusu olduğu zaman belli gerçeklikler var ki hiçbir zaman onlar net dile getirilmedi. Suriye’deki Alevilere hiçbir zaman olanak ve imkanlar tanımadı. Esad’tan sonra ise bu git gide katmerleşti, daha da zorlaştı. Hele hele Coloni’nin gelişi ise apayrı bir felakete yol açtı. Hakim oldukları bütün alanlarda Aleviler varsa onları dışladılar, öldürdüler, kovdular, arazilerine, mülklerine, bahçelerine el konuldu, kadınları pazarlarda satıldı. Böyle bir katliam ile karşı karşıya kaldılar” dedi.

“BOSNA-HERSEK’TE YAPILANLARIN AYNISI SURİYE’DE ALEVİLERE YAPILDI”

Alevi toplumunun sesinin duyulmadığına dikkat çeken Kılavuz, “Sahiplenen olmadı mı istediğin kadar bağır, istediğin kadar çırpın. Dünya gözünü kapadı. Avrupa’sı, Birleşmiş Milletler’i Suriye’deki olaylara gözünü kapadı. Çünkü Suriye’deki Colani’yi  sarayda oturtan o güçlerdi. Tabii ki onu sahiplendiler. Onun yaptığı her şeyi meşru görmeye başladılar. Oysa ki tamamen meşru olmayan katliamları yaşadı. Yani Bosna-Hersek’te yapılanların aynısı Suriye’de Alevilere yapıldı, halen de yapılmaktadır” şeklinde ifade etti.

“ZULME KARŞI DURMAK LAZIM”

Hasan Kılavuz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Katliama dikkat çeken Türkiye’deki ve diasporadaki Alevilerdi. Alevi yazarları, aydınları, gazetecileri, basın mensupları cılız da görünse ses çıkarmayai yazmaya başladılar. Yani bu meseleyi çok ciddiye almak lazım. Böyle tribünde maç izler gibi orayı izlemek olmaz. Ciddi bir şekilde bu konuya eğilmek lazım. Bunu belli yerlere taşımak lazım. İnsan hakları mahkemeleri mi olur, Birleşmiş Milletler mi olur, neresi olursa olsun buralara dikkati çekecek şekilde bir eyleme dönüştürmek lazım. Zalimlerin yaptığı yanlarına kalmamalı. Bunu deşifre edilmesi, anlatılması lazım.

Türkiye’deki iktidar mensupları da aynı zamanda bu suçun ortağıdırlar. Çünkü Colani’ye açık açık destek veriyorlar. Kırmızı halılarla ağırlayıp uğurluyorlar. Peki oradaki yoksul Alevi toplumunun, demokratların, aydınların suçu ne? Suriye’de bütün inanç mensupları ve halklar aynı zulümle karşı karşıyadır. Bunu durdurmak lazım.”

“SAVAŞA DUR DEMELİYİZ”

İran’a yönelik ABD ve İsrail’in saldırıları sürerken can kayıpları da artmaya devam ediyor. Hasan Kılavuz, İran Suriye ilişkisinin Colani’nin gelmesiyle bozulduğunu belirterek, “Amerika, İsrail İran’ı açık hedef haline getirdiler. Bu İsrail’in ilk yaptığı değil. Yıllardan beri çatışma halindedir. İran evet bir mücadele ediyor, bir karşı koymaya çalışıyor ama ne yaparsa yapsın Amerika, İsrail’i  diğer işbirlikçi Arap devletlerini de yanına alarak İran’ın üzerinde ciddi bir baskı uygulamaya çalışıyor. Bir ciddi bir savaş var. Bu savaşta binlerce insan hayatını kaybedecektir. O ülke darmadağın olacaktır. Burada sevinçli çıkan emperyalistler olacaktır” ifaderine yer verdi.

Savaşa dur diyecek bir gücünü ortaya çıkmadığına işaret eden Kılavuz, bu durumun kabul edilemez olduğunu söyledi.

“BARIŞ OLSUN, BİRLİKTELİK, KARDEŞLİK OLSUN”

Mollaların rejimini hiçbir zaman tasvip etmediklerini vurgulayan Kılavuz, şunları dile getirdi:

“Çünkü onlar da kendi içinde birtakım devrimcilere, demokratlara, ilericilere baskı uyguladı. Ama onu bir tarafa bırakıp kendi iş sorumluluğunu kendileri halletmesi gerekirken dışarıdaki bir müdahale ile idare edilmesine asla ve asla hiç kimsenin gönlü razı olmaması lazım.

Hakk daima mazlumdan yanadır. Bunun sonu Amerika için de iyi olmaz. Trump gibi bir deliğin elinde bu dünyanın ve halkların çok çekeceği vardır. Umarım Türkiye’ye yansımaz. Çünkü Türkiye’nin de politikası öyle net bir politika değildi. Bir yandan hem Amerika’ya şirin görünmek hem de İran’a mesaj vermek şartıyla iki taraftan iyi bir not almaya çalışıyor ama gerçek öyle değildir. Çünkü Amerika’nın üstleri burada da var. Burada da Amerika’ya destek veriyor. Net tavır koymuyor.

Düne kadar mazlum Gazze halkına sahip çıkarım diyen bu ülkenin yöneticileri her nedense suskun kaldılar. Peki ‘One Münite!’ diyen sayın Cumhurbaşkanımız niye net tavır koymuyorlar? Netlik lazım. Şimdi bu net tavır olmadığı sürece bu ülkede güven de olmaz. Bizim temennimiz barıştan yanadır. Barış olsun, birliktelik, kardeşlik olsun ve en azından müzakere olsun. İşleri ve sorunları günümüzde müzakere masalarında halletmek lazım.

Ne olursa olsun elini vicdanına koyan her halk burada yapılan bu haksızlığa, bu zulme, bu mezalimliğe dur demeli ve kınamalıdır. Eğer komşumuzun acı ve ızdırabı varsa o acı ve ızdırab bizim de acı ve ızdırabımızdır. Onun için acının, ızdırabın, savaşın, kavganın ortadan silinmesi tek dileğimizdir. Bozaltı Hızır, Hazreti Pir cemi cümlemizin yar ve yardımcısı olsun.”.

Diren KESER/MERSİN

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.