PİRHA – İzmir Alevi kurumları ile Emek ve Demokrasi bileşenleri, Suriye’de Mart 2025’ten bu yana Alevilere yönelik gerçekleşen katliamları unutmamak ve unutturmamak için basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada, HTŞ ve IŞİD bağlantılı Colani çetelerinin saldırılarının sistematik bir soykırım olduğu vurgulandı.
İzmir’de bulunan Alevi kurumları, Konak Eski Sümerbank önünde açıklama yaptı. “Suriye’de Alevi soykırımına karşıyız” pankartı açılan açıklamada “Katil Colani Suriye’den defol”, “Savaş hayır barış hemen şimdi” ve Suriye’de Alevi katliamı var” sloganları atıldı. Açıklamaya Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) milletvekilleri Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Burcugül Çubuk’un yanı sıra kentte bulunan siyasi parti ve kurumlar da katıldı.
“SURİYE’DEKİ TABLODAN TÜM DÜNYA SORUMLUDUR”
Kurumlar adına açıklama yapan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği GYK üyesi Kenan Yaşatürk, uluslararası insan hakları kurumlarının raporları, tanıklıklar ve sahadan gelen bilgilere göre saldırıların rastlantısal değil, Alevi toplumunu Suriye’den yok etmeyi amaçlayan sistematik bir nitelik taşıdığını belirtti. Bugün bu saldırılar devam ederken, Alevilerin hem özel sektörde hem de devlet kurumlarında işten çıkarıldığını aktaran Yaşatürk, “Bu tablo yalnızca Alevilerin meselesi değildir; aynı zamanda uluslararası toplumun da ağır sorumluluğudur. 8 Aralık 2024 tarihinde Suriye devletinin HTŞ çetelerine teslim edilmesinden itibaren, Suriye halkının tüm renklerine karşı fiilî bir savaş başlatılmıştır. Dünya kamuoyuna Suriye’ye demokrasi getireceği ilan edilen IŞİD militanı Colani ve çetesi, Suriye yönetimini gasp ettikleri andan itibaren halklara yalnızca kötülük ve soykırım getirmiştir. Suriye’de yaşayan Hristiyanlar, Dürziler ve Kürtler de HTŞ çetelerinin saldırısına maruz kalmıştır. Rojava günlerce insani ihtiyaçlarına ulaşamamış, abluka altına alınıp dünyayla bağlantısı kesilmiştir. Bu abluka nedeniyle çocuklar açlıktan ve soğuktan hayatını kaybetmiştir. Colani ve HTŞ çeteleri, karanlık tarihin baş aktörleri ve savaş suçlusu katilleridir” dedi.
“TARİHSEL DÜŞMANLIK”
Bütün bu saldırıların arkasında Alevilere yönelik tarihsel bir düşmanlığın yattığını söyleyen Yaşatürk, “Biz Anadolu Alevileri olarak Suriye’de yaşananları tarihsel hafızamızdan bağımsız görmüyoruz. Koçgiri’den Dersim’e, Maraş’tan Çorum’a, Sivas’tan Gazi’ye uzanan deneyimlerimizin ışığında Suriye’de yaşananları değerlendiriyoruz. Bugün Suriye, bu tarihsel saldırının sembolü hâline gelmiştir. İran’a saldıran ve İran liderine suikast düzenleyen ABD ve İsrail, tüm dünya halkları için tehlikeli bir gelecek hazırlamaktadır. Bilinmelidir ki ABD ve İsrail eliyle dünyaya barış ve demokrasi gelmez; ancak emperyalist ülkelere zenginlik ve petrol gelir. Buradan bir kez daha ilan ediyoruz: Dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın bütün Aleviler birbirlerinin musahibidir. Birine vurulan neşter, hepsinin canına vurulmuştur. Zalimliğin karşısında susan ve zalimlerin önünde diz çöken işbirlikçiler bilmelidir ki kendilerinin tarihteki yerleri Hüseyin ve Zeynep’in yanı olmayacaktır. Katledilen canlarımızın anısı önünde saygıyla eğiliyor; adalet yerini bulana, katiller yargılanana ve halkların eşit, özgür, onurlu yaşam hakkı güvence altına alınana kadar mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna ilan ediyoruz” ifadelerini kullandı.
PİRHA/İZMİR
Yoruma kapalı.