PİRHA – Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der) Başkanı Ömer Yılmaz, okullardaki seçmeli dersler üzerindeki iktidar baskısını yorumladı. Yılmaz, öğrenciler için birçok alanda seçmeli ders seçeneğinin göründüğünü, ancak ağırlıklı olarak din içerikli dersleri seçmek zorunda bırakıldıklarının altını çizdi. Yılmaz, yaşananlara ilişkin velilerin sözlü ve yazılı biçimde tepki göstermesi gerektiğini belirterek “Okullar, inançların dayatıldığı alanlar olmamalı” dedi.
Ortaokullar ve liseler için 2026-2027 eğitim öğretim yılına ait seçmeli derslerin tercih işlemleri devam ediyor. 20 Şubat’a kadar sürecek ders seçimlerinde okul idarelerinin, öğrencileri yönlendirdiği, bu sebeple de tercihlerin zorunlu yapıldığı ifade ediliyor.
“Zorunlu seçmeli ders” dayatmasına Öğrenci Veli Derneği Başkanı Ömer Yılmaz’dan da tepki geldi. Öğretmen yokluğu gerekçesiyle birçok seçmeli dersin açılmadığını, bu sebeple de öğrencilerin zorunlu olarak dini içerikli dersleri seçmeye yönlendirildiğini söyleyen Yılmaz, söz konusu sistemin niteliksiz olduğunu vurguladı.
“SEÇMELİ DERSLERİ ZORUNLU HALE GETİRDİLER”
Ömer Yılmaz, seçmeli dersler içerisinde dini ağırlıklı derslere yönelimin çok az olduğunu belirterek “Din dersleri talep edilmediği için, kendilerince bir yöntem ortaya koydular. Bu dersleri seçmek zorunlu hale getirildi. Biz de bu yönteme itiraz ediyoruz. Yani aklın, bilimin işaret ettiği bir yöntem değil. Hani bir tür Ali Cengiz oyunu gibi! Madem çocuklara bu dersleri seçtiriyorsunuz, o zaman bırakın ilgi ve istek alanlarına göre kendileri seçsinler. Kategorilere ayrılıp buralardan seçmek zorunlu bırakılmamalı” dedi.
“VELİLER, İTİRAZ DİLEKÇESİ VERMELİ”
Ömer Yılmaz, seçmeli ders süreciyle ilgili velilere birtakım tavsiyelerde de bulundu. Söz konusu baskılara dair itirazların, yazılı halde ilgili mercilere iletilmesi gerektiğini söyleyen Yılmaz, şunları söyledi:
“Okullar, çocuklara ‘10 kişilik gruplar oluşunca bu dersleri alabileceksiniz’ diyor. ‘Belirtilen derslerin dışında kadromuz yok. Bu dersi seçmeniz gerekiyor’ şeklindeki ifadeler doğru değildir. Çocuklar, kendi seçecekleri derste yeterli sayıyı oluşturmuşsa bu dersleri alabilirler. Ama burada önemli olan şu; veliler, bu seçmeliden çok zorunlu seçmeli hale getirilen sürecin doğru olmadığına yönelik eleştirilerini veya dilekçelerini vermeleri gerekiyor. Okul idarelerinde çocuklarımızın istemedikleri dersin dayatılması konusunda mutlaka önlem almaları gerekiyor. Muzdarip olan veliler, mutlaka CİMER’e şikayetlerde bulunmaları gerekiyor. Bu uygulama aslında çocuklarımızı hem nitelikli eğitim hakkından maruz bırakıyor hem de eşitlik ilkesine aykırı.”
“RAMAZAN’DA OKUL KORİDORLARINDA DAVULLAR ÇALINACAK!”
Okul müdürlerine de çağrı yapan Veli-Der Başkanı Yılmaz, “Çocuklarımızın ilgi, istek ve yetenek doğrultusunda seçecekleri derslere müdahale etmeyin” dedi. Ömer Yılmaz, belli bir inancın okullarda dayatılmasının kabul edilemez olduğunu da söyledi. Yılmaz, Alevi toplumunun, zorunlu din derslerine dönük itirazlarını da işaret ederek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Okullarda belli bir inanç, anlayış çocuklara dayatılıyor. Karma okullarda farklı inançlardan çocuklar var. İnançsız ailelerin çocukları da var tabii ki. Belli bir inancın ders sayısının bu sürede artırılması meseleyi daha da büyütüyor. O yüzden ailelerin çok daha dikkatli olması gerekiyor.
Şu anki iktidarın, bu konudan çok farklı şeyler çıkartıp bunun üzerinden siyaset yapma algısı da doğacağı için çok hassas yürütülmesi gereken bir süreç. Velilerin ‘benim çocuğumun inancı, okullarda gözetilebilmeli’ itirazı olabilir. Mesela önümüzde Ramazan ayı var ve birtakım etkinlikler olacak. Okul koridorlarında davullar çalınacak, mevlütler okunacak. Yani belli bir inancın gereği yerine getirilecek. Şimdi bu inanca sahip olmayan insanlar bunlara maruz kalacak! Bizim talep ettiğimiz şey; okullar inanç alanlarının veya inançların anlatıldığı yerler olmamalı. İnançların felsefesinin ne olduğunu, hangi inançların olduğuna yönelik bilgiler verilebilir ama okullar, inançların dayatıldığı alanlar olmamalı. Milli Eğitim Bakanlığı, bir an önce bu konuda aklın, bilimin yolunda düşünerek gereğini yapmalı.”
ANADİLDE EĞİTİM ENGELİ!
Ömer Yılmaz, seçmeli dersler içerisinde yer alan, ancak seçilmesi pek de mümkün olmayan anadilde eğitim konusuna da değindi. Anadil talebinin henüz “demokratik bir şekilde tartışılamadığını” söyleyen Yılmaz’ın değerlendirmesi şu yönde oldu:
“Anadil meselesi şu an önümüzde sorun gibi gözüküyor. Oysa dünyanın değişik ülkelerinde ana dille ilgili çok önemli çalışmalar var. Bu çalışmalar ülkemizde de mümkün. Bu mesele yalnızca Kürt ailelerin, Kürt çocuklarının meselesi gibi görülmemelidir. Ana dil meselesi, bu coğrafyada yaşayan birçok farklı grupların meselesidir. Bu konuda da aklın ve bilimin yönünde, dünyadaki örnekler ele alınarak meselenin çözümü yaratılabilir.
Konunun tarafları, dil bilimcileri, Milli Eğitim Bakanlığı, bir araya gelerek bu sorunu sorun olmaktan kurtarabilirler. Önümüzde 21 Şubat Dünya Ana Dil Günü var. O günde bu yönlü bir müjde verilebilir diye umuyorum.”
Eren GÜVEN/İSTANBUL
Yoruma kapalı.