Alevi Haber Ajansi

TTB-SES: Depremin 3. yılında psikososyal iyilik hali krizi derinleşiyor-VİDEO

PİRHA- TTB ve SES’in, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılına dair yayımladığı “Psikososyal İyilik Hali” raporu, afetin etkilerinin azalmadığını; barınma, sağlık ve geçim sorunlarıyla birlikte derinleşerek sürdüğünü ortaya koydu. Raporda, “deprem hâlâ sürüyor” vurgusu yapılırken, hak temelli ve katılımcı politikalar olmadan toplumsal iyileşmenin mümkün olmadığına dikkat çekildi.

Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Şubat 2023 depremlerinin üçüncü yılına ilişkin hazırladıkları “Psikososyal İyilik Hali” başlıklı değerlendirme raporunu yayımladı. Eğitim Sen binasında yapılan basın toplantısında kamuoyuna duyurulan raporda afetin psikososyal etkilerinin zamanla azalmadığı; aksine barınma, sağlık, geçim ve kamusal hizmetlerdeki sorunlarla birlikte kronikleştiği vurgulandı.

TTB-SES, depremin yalnızca yıkılan binalarla sınırlı olmadığını, “sağlığın sadece biyolojik bir durum olmadığı” perspektifiyle ele alınması gerektiğini belirtti. Raporda, kentlerin yeniden inşasının “yaşam alanı” yerine “hızlı inşaat” anlayışıyla yürütülmesinin, toplumsal sağlığı derin biçimde zedelediği ifade edildi.

BARINMA KRİZİ VE “MAKYAJLANMIŞ KENTLER”

Raporda barınma sorununun, yalnızca konut eksikliği değil; güvensizlik, aidiyet kaybı ve kalıcı belirsizlik yaratan bir toplumsal kriz olduğu vurgulandı. Konteyner kentlerin boşaltılması, toplu konutların fiyatlarının belirsizliği ve altyapı sorunları depremzedelerin kaygılarını derinleştiriyor.
Saha görüşmelerinde depremzedeler, “binalar yapılıyor ama yuva olmuyor”, “konteynerler boşaltılıyor ama nereye gidileceği belli değil” sözleriyle yaşadıkları çelişkili ruh halini ifade etti. Bayramlar ve anma günleri öncesinde “makyajlanan kentlerin”, deprem gerçeğini görünmez kıldığına dikkat çekildi.

“DEPREM HALA SÜRÜYOR”

Raporda, depremin “geride kalmış bir olay” olmadığı; inşaat gürültüsü, kamyon sesleri, bozuk yollar ve altyapı sorunlarının travmayı her gün yeniden ürettiği belirtildi. Trafik kazaları, işçi ölümleri, kadın cinayetleri, çocuk ve ergenlerde artan riskli davranışlar, gıda güvencesizliği ve çevresel tehditler “önlenebilir erken ölümler” olarak tanımlandı ve “sosyal cinayet” kavramı öne çıkarıldı.

Raporda kadınların artan bakım yükü, güvencesiz emek ve “güçlü olmak zorunda kalma” hali nedeniyle psikososyal iyiliklerinin ciddi biçimde daraldığı belirtildi. Çocuklar ve gençler açısından ise eğitimden kopma, erken yaşta çalışma, bağımlılıklar, akran zorbalığı ve istismar riskleri öne çıktı. Engelliler, bakım verenler ve bazı topluluklar kamusal süreçlerde kendilerini görünmez hissettiklerini ifade etti.

ÇÖZÜM: HAK TEMELLİ, DEMOKRATİK VE KATILIMCI POLİTİKALAR

Saha çalışmalarında, depremin ilk dönemindeki güçlü toplumsal dayanışmanın zamanla yerini bireyselleşmeye, öfkeye ve güven kaybına bıraktığı saptandı. Aile ve komşuluk ilişkilerinin mekânsal yıkımla birlikte dönüştüğü, toplumsal bağların zayıfladığı aktarıldı.

TTB-SES, psikososyal iyilik halinin kendiliğinden ya da zamanla oluşmayacağını vurgulayarak; barınma, sağlık, geçim, adalet ve toplumsal bağları birlikte ele alan bütüncül politikalara ihtiyaç olduğunu belirtti. Raporda, afet yönetiminde demokratik katılımın sağlanması, şeffaflık, yerel örgütlerin sürece dahil edilmesi ve konut hakkının ücretsiz, hak temelli biçimde güvence altına alınması çağrısı yapıldı.
Raporda, “unutmayacağız, affetmeyeceğiz, hesap soracağız” vurgusu yinelenirken, yerel tabip odaları, SES şubeleri, yeni kurulan dernek ve kooperatiflerin toplumsal iyileşme açısından umut kaynağı olduğu ifade edildi.

İKTİDARA ELEŞTİRİ

Basın toplantısında konuşan KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, iktidarı eleştirerek “Depremde çadır satanların, üç yıl sonra gelip mezarlıklarda su dağıtmasını ‘günah çıkarma’ olarak görüyoruz. Bunu hiçbir şekilde affetmeyeceğiz. Yapılan anma etkinliği, depremin ilk üç günü ortada olmayan ve hiçbir sorumluluğunu yerine getirmeyen siyasal iktidarın bir şovuna dönüştürülmüştür. Oysa yalnızca Adıyaman’dan değil, Türkiye’nin dört bir yanından gelip Adıyaman’da kaybettikleri ailelerini anmak için bir araya gelenler vardı. AKP, sermayeye ve kendi siyasal-ideolojik ihtiyaçlarını karşılamaya dönük her türlü çalışmayı yürütürken, söz konusu depremzedelerin talepleri olduğunda ‘kaynak yok’ demektedir” dedi.

PİRHA/ ADIYAMAN

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.