PİRHA-Genel Sanat Yönetmeni, şair ve yazar Necati Şahin, mütevazı evinin küçük bir resim galerisine dönüştürdüğü odasında, yıllara yayılan sanat mücadelesini, dostlukları ve direniş öykülerini ajansımıza anlattı.
Genel Sanat Yönetmeni, şair, yazar Necati Şahin bugüne kadar bir çok büyük projelerin genel sanat yönetmenliğini, bir çok tiyatro oyununun ise metin yazarlığını yaptı.
Sanat çalışmalarına devam edeceğini belirten Şahin PİRHA’ya mütevazi, ama aynı zamanda küçük bir resim galerisine çevirdiği odasının kapılarını açtı.
“HER TABLONUN BİR RUHU VAR”
Şahin için evdeki her tablonun, duvara astığı her eserin bir hikayesi, bir ruhu var. İlk hikayesine de piyanonun üzerine astığı cura’dan başlıyor:
“Ben ne cura çalabiliyorum ne de piyano çalabiliyorum. Ancak Alevi toplumunda Alevi hareketinin ilk yıllarında, ‘Bin Yılın Türküsü‘ projesinden önce de hep şu çağrıyı yaptım Alevi kurumlarına: Ya derneklerimizde bağlama kursları çok var. Ama piyano kursları da olsun, keman kursları da olsun. Şöyle bir tez atmıştım ortaya: Bağlamanı piyano üzerine as. Sonra işte 2006 yılında kızım Hazal oldu. Ben hemen Hazal daha doğmadan önce ona bir piyano aldım. Bir de curası var. Böylelikle o topluma lanse etmeye çalıştığım şeyi şu küçücük evin bir köşesinde görmek beni mutlu ediyor.”
İSMAİL ÇOBAN’IN TABLOSU VE ARKADAŞ TİYATROSU
Şahin, ardından 2024 yılında yaşamını yitiren ressam İsmail Çoban’ın Arkadaş Tiyatrosu oyunu için yaptığı tabloyu anlatmaya başlıyor.
“İsmail Çoban üstadımızın tablosu. Arkadaş Tiyatrosu’nun ilk oyunlarından. Bertolt Brecht’in Cesaret Ana oyunuyla, Fernando Arabal’ın Cephede Piknik oyununun aynı andaki bir afişi. Biz bu oyunu ilk kuruluş yılları olan 86’da sahneye koyduk. Orada ben de aynı zamanda oynuyordum.”
GÖNÜL ŞEN VE GÖÇMENLİĞİN HİKAYESİ
Şahin’in odasının duvarında, 2014 yılında yaşamını yitiren ressam Gönül Şen‘in tablosunu da bulunuyor. Yerel seçimlerde yabancıların posizyonuna da atıfta bulunan Şahin, şunları aktarıyor:
“Gönül Şen’in önemli bir ressam arkadaşımızdı. Onu da kaybettik neyazık ki. Ama şöyle bir öykümüz oldu. Gönül Şen’in ilk resim sergisini biz o zaman Öğretmenler Derneği ve Arkadaş Tiyatrosu olarak Köln Belediyesi’nde açtık ve Köln Belediyesi’nin o dönemdeki belediye başkanı açılış konuşması yaptı. Ben de bir konuşma yaptım: Bugün göçmen bir kadın sanatçı, sanatçı olarak Köln Belediye binasına girdi. Umarım günün birinde göçmen kökenli biri de bu belediyeye belediye başkanı olarak girebilir. Yıllar sonra Berivan Aymaz arkadaşımızdan doğru buna çok yaklaştık. Çok kültürlü topluma karşı direnen Almanya’da bu kırıldı. Almanya’da artık evet bir bir göçmen ülkesiyiz. Çok kültürlü bir toplumun ülkesiyiz.”
HALAY ÇEKEN KIZLAR VE GENÇ BİR SANATÇI
Halay çeken kızların resimlendiği ve 18 yaşında Azerbaycanlı Rükav isminde bir gencin yaptığı tabloya da dikkat çeken Şahin şöyle devam ediyor:
“Azerbaycan 14 bölge olduğu için her bölgeye birinin sembolü olarak yaptığını anlattılar bana. Yazdığımız bir çocuk oyununun, “Yaşasın Gökkuşağı’ydı” oyununun afişi olarak kullandık. Ve o oyun Avrupa’da binlerce kez oynandı.”
CEMİLE TEYZENİN DİRENİŞİ
Genç bir sanatçının yanı sıra, tablo yapmaya 80’li yaşlarda başlayan Cemile teyzenin öyküsünü de anlatıyor Şahin. Cemile teyzenin kanserle mücadele ettiğini ve söz konusu tabloyu kendisine hediye olarak getirdiğini de sözlerine ekliyor. Fakat daha önemlisi çalışmaları için bir sergi açmak istediğini de belirtiyor.
“İMDAT İNSANLAR GELİYOR”
Şahin tabloların ardından yine bir tiyatro afilini paylaşıyor bizimle. Oyunun ismi “İmdat insanlar geliyor.Gerisini ise şöyle anlatıyor:
“Bu bir tiyatro oyunu, bir çevre oyunu ve bunu biz aşağı yukarı belki Avrupa’da bine yakın oynamışızdır. Naçizane, bunu ben yazdım. Ben yönettim. Çok önemli arkadaşlarımız burada işte müziğini yaptı, kostümlerini yaptı. Burada oynayan arkadaşlarımızın büyük bir çoğunluğu Hakk’a yürüdü. Bu da böyle bir hikaye. ”
Elif SONZAMANCI/KÖLN
Yoruma kapalı.