Alevi Haber Ajansi

Barış Vakfı: Türkiye ve Suriye’de süreç yeni bir yol bulmak zorunda!

PİRHA- Barış Vakfı Yönetim Kurulu, Suriye’de derinleşen çatışmaların Türkiye’deki süreci de tıkadığını belirterek kuşatmaların kaldırılması, ayrıştırıcı dilin terk edilmesi ve diyalog–müzakere zeminlerinin acilen güçlendirilmesi çağrısı yaptı.

Barış Vakfı, Suriye’de derinleşen çatışmaların Türkiye’de yürütülen süreci de doğrudan etkilediğine dikkat çekerek, diyalog ve müzakere zeminlerinin acil olarak güçlendirilmesi çağrısında bulundu. Vakıf, hem Suriye’deki kuşatmaların derhal kaldırılmasını hem de Türkiye’de ayrıştırıcı dilin terk edilmesini istedi.

Barış Vakfı Yönetim Kurulu, 29 Ocak 2026 tarihli yazılı açıklamasında, son on altı aydır çeşitli kaygı ve belirsizliklerle ilerleyen sürecin yeni yılın hemen başında ciddi bir krizle karşı karşıya kaldığını belirtti. Açıklamada, Suriye’de yaşanan tıkanıklığın Türkiye’deki süreci de zora soktuğu vurgulandı.

Vakıf, gerek uluslararası çatışma çözümü deneyimlerinin gerekse Türkiye’nin kendi barış tecrübelerinin bu krizi aşabilecek bir birikime sahip olduğuna işaret ederek, “Altı ay önce yakalanan ve silahlı çatışmayı hukuk ve politika zeminine taşıma imkânı sunan tarihsel fırsatın heba edilmesine izin verilmemelidir” ifadelerini kullandı.

“KUŞATMA VE ZORLA YERİNDEN ETME İDDİALARI ENDİŞE YARATIYOR”

Açıklamada, Suriye Ordusu ile SDG arasında yoğunlaşan çatışmaların Halep’te iki mahallede Kürtlerin zorla yerinden edilmesine yol açtığı; Haseke ve Kobani’nin (Ayn el-Arab) kuşatma altında olmasının ise ciddi bir insani krize neden olduğu belirtildi. Bu gelişmelerin, Kürt kimliği ve haklarının tanınmasına yönelik atılan ilk adım olan Cumhurbaşkanı kararnamesini de gölgelediği ifade edildi.

Yerel kaynaklar, mağdurlar ve insan hakları örgütlerinden gelen bilgilere göre; kuşatma altındaki bölgelerde gıda, temiz su ve sağlık hizmetlerine erişimin engellendiği, insani yardımın bölgeye girişine izin verilmediği aktarıldı. Barış Vakfı, bu durumun uluslararası insan hakları hukuku ve insancıl hukuk açısından ağır ihlaller içerdiğini vurguladı.

Vakıf, sivillerin temel ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için acil ve etkili adımlar atılması gerektiğini belirterek, Suriye Ordusu’nun kuşatmayı derhal kaldırması çağrısında bulundu.

“AYRIŞTIRICI DİL SÜRECİ DAHA DA TIKIYOR”

Açıklamada, Suriye’deki gelişmelerin Türkiye’deki süreci de olumsuz etkilediğine dikkat çekildi. Medya, siyaset ve sivil toplum alanında yaygınlaşan üsttenci, ötekileştirici ve aşağılayıcı dilin, zaten zorlukla ilerleyen süreci daha da tıkadığı ifade edildi.

Barış Vakfı, sertleşen ve ayrıştırıcı söylemlerin toplumsal yarılmayı derinleştirdiğini belirterek, “Bu dil hiç kimseye kazandırmaz; aksine bir arada yaşam umudunu zedeler” değerlendirmesinde bulundu.

“DİYALOG VE MÜZAKERE TEK ÇIKIŞ YOLU”

Suriye’de ateşkesin defalarca ihlal edildiği, buna karşın anlaşmanın bazı başlıklarına ilişkin müzakerelerin sürdüğü hatırlatılan açıklamada, hem Türkiye’de hem de Suriye’de kalıcı çözümün ancak diyalog ve müzakereyle mümkün olduğu vurgulandı.

Barış Vakfı Yönetim Kurulu, tüm tarafları can kayıplarını önlemeye, şiddeti tırmandıracak adımlardan kaçınmaya ve sorunları insani duyarlılık ve hukuk temelinde müzakere masasında çözmeye davet etti.

Açıklama, “Diyalog ve müzakere zeminlerini güçlendirmek, kalıcılaştırmak ve kurumsallaştırmak herkesin sorumluluğudur; ancak bu sorumluluk en çok siyasete ve medyaya düşmektedir” ifadeleriyle son buldu.

HABER MERKEZİ

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.