Alevi Haber Ajansi

Saçı kesilen kadın: Erkek şiddetinin tarihsel hafızası!

PİRHA- Suriye’de IŞİD artığı çetelerin bir kadının saçını keserek uyguladığı şiddet, kadınlar tarafından münferit bir saldırı değil; erkek egemen iktidarların kadın bedeni üzerinden kurduğu tarihsel tahakkümün güncel bir tezahürü olarak değerlendiriliyor.

Suriye’de IŞİD artığı silahlı grupların bir kadının saçını keserek uyguladığı şiddet, kadınlara yönelik erkek egemen baskının tarihsel sürekliliğini bir kez daha görünür kıldı. Kadınların değerlendirmelerine göre saç kesme, basit bir “ceza” değil; kadın bedeni üzerinde kurulan en eski iktidar pratiklerinden biri olarak öne çıkıyor.

Kadınlar, söz konusu eylemin yalnızca bir kadının aşağılanması anlamına gelmediğini; kadın özgürlüğünün, iradesinin ve varoluşunun doğrudan hedef alındığını vurguluyor.

SAÇ: KİMLİK, HAFIZA VE ONUR

Kadınlar açısından saçın yalnızca estetik bir unsur olmadığına dikkat çekiliyor. Saçın kimlik, hafıza ve aidiyetle doğrudan ilişkili olduğu, bu nedenle tarih boyunca iktidarların “itaatsiz” olarak tanımladığı kadınların saçlarını hedef aldığı ifade ediliyor.

Ortaçağ Avrupa’sında “ahlaksız” ilan edilen kadınların teşhir edilerek saçlarından mahrum bırakıldığı, Nazi toplama kamplarında kadınların ilk olarak saçlarının kesildiği, İran’da rejime karşı çıkan kadınların saçlarının isyanın sembolü hâline geldiği ve Türkiye’de 12 Eylül askeri darbesi döneminde kadınlara saç üzerinden işkence uygulandığı hatırlatılıyor.

Bu uygulamaların ortak mesajı ise şöyle özetleniyor: “Bedenin bana ait.”

KADIN BEDENİ, CİHATÇI İDEOLOJİDE BİR SAVAŞ ALANI

Kadınların değerlendirmelerine göre IŞİD’in kadınlara yönelik şiddeti, dini ya da kültürel bir sapma değil; politik, ideolojik ve sistematik bir uygulama niteliği taşıyor. Cihatçı zihniyette kadın bedeninin kontrol edilmesi gereken bir tehdit olarak görüldüğü belirtiliyor.

Ezidî kadınların köleleştirilmesi, pazarlarda satılması, tecavüzün “ganimet” olarak meşrulaştırılması ile kadınların saçına, kıyafetine, sesine ve hareketlerine yönelik denetimin aynı amaca hizmet ettiği ifade ediliyor:
Kadını susturmak ve toplumu teslim almak.

SAÇ KESME: KAMUSAL UTANDIRMA RİTÜELİ

Kadınların ortak değerlendirmelerinde saç kesme eylemi, kamusal utandırmanın en ilkel ve en etkili biçimlerinden biri olarak tanımlanıyor. Bu tür şiddetin yalnızca cezalandırmayı değil, ibret yaratmayı amaçladığına dikkat çekiliyor.

Kadının bedeni üzerinden tüm topluma şu mesajın verildiği ifade ediliyor:
“Karşı gelirseniz, sonunuz budur.”

Bu nedenle söz konusu şiddetin çoğu zaman kayda alındığı, dolaşıma sokulduğu ve propaganda aracı olarak kullanıldığı belirtiliyor.

“BU ŞİDDET TANIDIK”

Kadınlar, Suriye’de yaşananların kendilerine yabancı olmadığını vurguluyor. Kadınların kıyafetine, saçına, kahkahasına karışan her anlayışın; kadın cinayetlerini “tahrik”, “namus” ya da “gelenek” kavramlarıyla açıklayan her dilin aynı zihniyetin farklı biçimleri olduğu ifade ediliyor.

IŞİD’in bu zihniyetin en silahlı, en çıplak ve en kanlı hâli olduğu, ancak köklerinin yalnızca Suriye’de değil, dünyanın her yerinde bulunduğu dile getiriliyor.

KADINLAR SAÇLARIYLA DA DİRENİYOR

Tarihsel örnekler, kadınların bedenleri üzerinden kurulan tahakküme karşı yine bedenleriyle direndiklerini gösteriyor. Ezidî kadınların saçlarını örerek dayanışma kurması, İranlı kadınların saçlarını keserek isyana dönüştürmesi, Kürt kadınlarının savaşta, sokakta ve siyasette saçlarıyla var olması bu direnişin örnekleri arasında gösteriliyor.

Bu örnekler, şu ortak gerçeğe işaret ediyor: Kadın bedeni iktidarın değil, kadının kendisinindir.

SON SÖZ YERİNE

Suriye’de bir kadının saçının kesilmesiyle yere düşenin yalnızca saç olmadığına dikkat çekiliyor. Yere düşenin, erkek egemenliğinin asırlardır susturmak istediği tarihsel bir hafıza olduğu vurgulanıyor.

O saç telinde Ezidî kadınların yarım kalmış çığlığının, İran sokaklarında yükselen isyanın ve Dersim’den Şengal’e uzanan direnişin izleri olduğu ifade ediliyor.

Kadınlar şu sözlerle noktayı koyuyor:
“Saç yeniden uzar, beden yeniden ayağa kalkar, ses yeniden çoğalır. Ama tarih defalarca göstermiştir ki, kadının saçını kesenler sonunda o saçın gölgesinde kaybolur.”

(HABER MERKEZİ)

 

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.