PİRHA- Adalet İçin Hukukçular ile ÖHD, İHD, ÇHD Mersin ve Antalya Şubeleri, HTŞ’ye bağlı silahlı yapılar tarafından sivillere dönük saldırıların, kadınlara yönelik işkencelerin savaş suçu olduğuna dikkat çekerek, uluslararası kurumlara etkin adımlar atma çağrısında bulundular.
Hukuk örgütleri HTŞ’nin Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük saldırılarına tepki göstermek amacıyla bir çok kentte açıklama yaptı.
MERSİN
Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD), Adalet İçin Hukukçular, Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) ve İnsan Hakları Derneği Mersin Şubeleri Rojava’daki saldırılara ilişkin adliye bahçesinde basın açıklaması yaptı. “Savaş insanlığın yenilgisidir, barış ortak geleceğimizdir. Adalet barışla başlar Rojava” yazılı pankartın açıldığı açıklamada basın metnini ÖHD’li Lokman Şaman okudu.
“SURİYE’DE YAŞANANLAR BÖLGESEL BARIŞI TEHDİT EDİYOR”
HTŞ’ye bağlı silahlı yapılar tarafından sivillere dönük saldırıların, kadınlara yönelik işkencelerin savaş suçu olduğuna dikkat çeken Lokman Şaman, “Tüm Dünyanın gözü önünde HTŞ’ye bağlı silahlı yapılar tarafından Alevilere, Dürzilere, Halep’te Kürtlere ve Süryanilere yönelik gerçekleştirilen katliamlar, sivil halkın hedef alınarak kadim yerleşim yerlerinden göç etmeye zorlanması ile büyük bir insani kriz yaşanmaktadır. Halep’e yönelik son saldırılar, Rakka, Deyre Zor hattında tırmandırılan askeri operasyonlar ve Rojava’nın hukuki ve siyasal statüsünün ortadan kaldırılmasına yönelik Haseke ve Kobanê’ye karşı kuşatma girişimleri, sivillerin yaşam hakkını doğrudan tehdit etmekte ve Suriye’de barış ihtimalini zayıflatmaktadır. Rojava’nın statüsüz bırakılması, Suriye’de birlikte yaşam perspektifini hedef aldığı kadar, bölgesel barışa da zarar vermektedir” diye konuştu.
TÜRKİYE’YE ÇAĞRI: SELEFİ ÖRGÜTLERİ DESTEKLEMEYİ BIRAKIN
Yaşananların ardından Türkiye’nin sessiz kalmasının toplumsal barışı zayıflattığını belirten Şaman, kalıcı barışın yalnızca ülke sınırları içinde yürütülen güvenlik politikalarıyla değil; komşu coğrafyalarda yaşayan halkların meşru haklarına saygı gösterilmesiyle mümkün olabileceğini ifade etti. Şaman, şunları dile getirdi:
“Türkiye Hükümetinin Kürt karşıtlığını bir kenara bırakarak insan hakları ve evrensel değerler üzerine siyaset üretmesi kaçınılmaz bir gerekliliktir. Bu çerçevede uluslararası kamuoyuna ve uluslararası kurumlara çağrımızdır; Suriye’de sivillere yönelik saldırılar ve etnik-dinsel temelli hak ihlalleri karşısında sessiz kalınmamalı; Rojava’nın hukuki ve siyasal statüsünün korunması için uluslararası hukuk temelinde etkin adımlar atılmalıdır. Aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti yetkili makamlarına, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne çağrımızdır; Türkiye Cumhuriyeti, HTŞ gibi radikal selefi örgütlerle değil, Kürt halkı ve Suriye’de yaşayan diğer toplumsal kesimlerle diyaloga geçerek gerçek bir barışın kurulmasına katkı sunmalıdır.”
ANTALYA
ÖHD, ÇHD ve İHD Antalya Şubeleri de ortak açıklama yaparak Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük saldırıları kınadı.
Türkiye Cumhuriyeti yetkili makamlarına, Cumhurbaşkanına ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsil edilen siyasi partilerin yöneticilerine çağrıda bulunulan açıklamada, “Türkiye Cumhuriyeti; HTŞ gibi radikal selefi örgütlerle değil, Kürt halkı ve Suriye’de yaşayan diğer toplumsal kesimlerle diyalog kurarak kalıcı ve gerçek bir barışın inşasına katkı sunmalıdır” denildi.
“Türkiye’de kalıcı ve adil bir barış; inkâr, şiddet ve statüsüzlük dayatmalarıyla değil, halkların iradesine saygı gösterilmesi ve tüm kimliklerin eşit yurttaşlık temelinde güvence altına alınmasıyla mümkündür” swnilen açıklamanın devamında şunları dile getirildi:
“Rojava’da demokratik çözümün ve hukuki statünün korunması, Türkiye’de ve bölgede barışın güçlendirilmesinin temel koşullarından biridir. Uluslararası insan hakları hukukunun, hukukun üstünlüğünün ve barış hakkının savunucusu olmaya; Suriye’de ve bölgede kalıcı barışın inşası için hukuki ve toplumsal sorumluluğumuzu yerine getirmeye devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.”
PİRHA/ MERSİN-ANTALYA
Yoruma kapalı.