Alevi Haber Ajansi

Zeynel Can: Suriye’de selefi imha planı devrede, hedef tüm halklar!-VİDEO

PİRHA- Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şube Sekreteri Zeynel Can, Suriye’de HTŞ ve selefi grupların Dürzi, Alevi ve Kürtlere yönelik saldırılarının sistematik bir imha politikasına dönüştüğünü belirterek, “Bu yapıların hedefi yalnızca Kürtler değil, tüm halklar ve inançlardır” dedi.

Suriye’de son dönemde yaşanan gelişmelerin giderek daha karmaşık ve tehlikeli bir boyut kazandığını belirten Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şube Sekreteri Zeynel Can, Halep’te Kürt, Süryani ve Alevi mahallelerine yönelik saldırıların tesadüf olmadığını vurguladı.

Suriye Geçici Hükümeti’ne bağlı paramiliter grupların Halep’teki Kürt ve Süryani mahallelerine dönük saldırılarında yüzlerce yurttaşın katledildiğini, yüzlerce gencin ise ailelerinden koparılarak gözaltına alındığını belirten Can, yaşananların açık bir mezhepçi ve etnik saldırı olduğunu ifade etti.

“BU YAPILAR KİMSEYE YAŞAM HAKKI TANIMIYOR”

Suriye’de herkesi kapsayan bir mutabakat söylemine rağmen sahadaki pratiğin bunun tam tersini gösterdiğini dile getiren Zeynel Can, şu değerlendirmede bulundu:

“İdeolojik özü ve geçmişi itibariyle İŞİD ve El Kaide’den türemiş yapılar, ayaklarını yere sağlam bastıkça birleştirici değil, kendilerinden başka kimseye yaşam hakkı tanımayan bir anlayışla hareket ediyor. Önce Dürzilere, ardından Alevilere ve şimdi de Kürtlere yönelmeleri bunun açık göstergesidir.”

“DESTEK GÖRDÜKÇE İMHAYA YÖNELİYORLAR”

HTŞ ve benzeri selefi yapıların arkasında uluslararası destek hissettikçe daha pervasız davrandığını belirten Can, bu yapıların bastırma ve imha anlayışıyla hareket ettiğini söyledi:

“Özellikle emperyalist güçlerden, ABD’den aldıkları desteğin arttığını düşünüyorlar. Kürtlerle yapılan uzlaşmalardan daha şimdiden geri adım atmaları, kendilerini güçlü hissettiklerinin göstergesidir.”

Halep’te Şeyh Maksut, Eşrefiye ve Maksudiye mahallelerine dönük saldırıların sivilleri hedef aldığını vurgulayan Can, Türkiye’den gelen açıklamaların da bu saldırılara cesaret verdiğini ifade etti:

“Buralar bir garnizon ya da askeri üs değil, insanların yaşadığı mahallelerdir. Kürtlerin çoğunlukta olması nedeniyle bu mahallelere askeri taarruz yapılması dehşet vericidir. Güya Suriye’de birlik sağlanacaktı.”

“YARIN HEDEF LAİK VE SEKÜLER ARAPLAR OLACAK”

Selefi yapıların saldırılarının yalnızca belli halklarla sınırlı kalmayacağını belirten Can, şu uyarıda bulundu:

“Hristiyanlara şimdilik dokunulmuyor; bu Batı’nın desteğiyle ilgilidir. Ama yarın ne olacağı belli değil. Bu ideolojik yapı güvenilmezdir. Aleviler, Dürziler, Kürtler derken sıranın laik ve seküler Araplara geleceği açıktır.”

Kürtlerin Suriye’de elde ettikleri kazanımları korumasının hayati önemde olduğunu vurgulayan Can, güvence altına alınmamış hiçbir anlaşmanın anlamı olmadığını söyledi:

“Bu yapının sözüne güvenilerek yapılan anlaşmalar suya yazılmış yazı gibidir. Kürtlerin direnişi, Aleviler başta olmak üzere tüm halkların geleceğini belirleyecektir.”

“SDG’NİN SİLAH BIRAKMASI TOPLU İMHA ANLAMINA GELİR”

SDG’nin silah bırakarak Suriye ordusuna entegre edilmesinin felaketle sonuçlanacağını ifade eden Can, şu ifadeleri kullandı:

“Hangi orduya entegre olacaklar? El Kaide ve İŞİD’den türemiş bir yapıya. Böyle bir entegrasyon Kürt halkının topyekûn imhası anlamına gelir. En doğru yol, kendi varlığını koruyarak sürece dahil olmaktır.”

Türkiye’de yaşayan Aleviler ve Kürtlerin bu ülkenin yurttaşları olduğunu hatırlatan Can, devletin dengeleyici ve koruyucu bir politika izlemesi gerektiğini belirtti:

“Hükümetin ideolojik yapısı ne olursa olsun, Alevileri ve Kürtleri koruyan bir tavır almak zorundadır. Bu bizim yurttaşlık hakkımızdır.”

“‘MÜSLÜMANLAR KATLEDİLİYORDU’ SÖYLEMİ BİLGİ KİRLİLİĞİDİR”

AKP Başkan Yardımcısı Efkan Ala’nın açıklamalarına da değinen Can, bu söylemlerin gerçeği yansıtmadığını ifade etti:

“Suriye’de bir Alevi yönetimi yoktu. Baas rejimi Arap milliyetçiliğine dayanan seküler bir yapıydı. Beşar Esad’ın Alevi olması belirleyici değildi. Bugün ileri sürülen iddialar tamamen bilgi kirliliğine dayanmaktadır.”

Selefi ideolojiyle Suriye’de barış ve birliğin mümkün olmadığını vurgulayan Can, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu anlayış ülkeyi iç kaosa ve savaşa sürükler. Kürtlerin, tüm halkların ve inançların güvencede olacağı bir anlaşmada ısrar etmesi en doğru yaklaşımdır. Türkiye’nin de uzun vadeli barış ve huzur için bu yönde tutum alması gerekir.”

Cebrail ARSLAN/ANTALYA

 

 

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.