Alevi Haber Ajansi

Dersim’de sivil toplum örgütlerinden Cemevi genel kuruluna tepki!

PİRHA – Dersim’de meslek odaları, sivil toplum örgütleri ve spor kulüpleri, Hacı Bektaş Veli Kültürünü Yayma ve Yardımlaşma Derneği Tunceli Cemevi’nde yapılan seçimli genel kurulda yaşanan gerilimlere ilişkin ortak bir basın açıklaması yaptı. Tunceli Barosu, Tunceli Esnaf ve Sanatkârlar Odası, Tunceli Ticaret ve Sanayi Odası, Tunceli Ziraat Odası, Tunceli TMMOB Temsilciliği, Tunceli Koyun Keçi Birliği, Tunceli Arıcılar Birliği, Dersim Spor Kulübü, Dersim Akademi Spor Kulübü ve Tunceli Bedensel Engelliler Derneği tarafından yapılan açıklamada, söz konusu genel kurulun Alevi toplumunun vicdanında meşru olmadığı vurgulandı.

“DERSİM RIZALIĞIN VE YOL ERKANININ COĞRAFYASIDIR”

Açıklamada Dersim’in, Alevi inancının yol, erkân ve ahlak anlayışının yüzyıllardır yaşatıldığı kadim bir coğrafya olduğu hatırlatıldı. Aleviliğin yalnızca bir inanç sistemi değil aynı zamanda toplumsal yaşamın vicdanı ve birlikte yaşama kültürünün temeli olduğu ifade edildi. Son dönemde Alevilik üzerinden yapılan daraltıcı ve kişisel tanımlamaların yolun özüne zarar verdiği belirtilerek, Alevi yoluna dair her söz ve uygulamanın rızalık ve kolektif hafızaya uygun olması gerektiği vurgulandı.

GENEL KURULDA YAŞANAN GERİLİMLERE TEPKİ

Hacı Bektaş Veli Kültürünü Yayma ve Yardımlaşma Derneği Tunceli Cemevi’nde yapılan seçimli genel kurulda yaşanan sert tartışmaların ve kamuoyuna yansıyan görüntülerin üzüntü yarattığı belirtilen açıklamada, bu olayların cem erkânı sırasında yaşanmadığının altı çizildi. Cem erkânının ve inanç hizmetlerinin yaşanan gerilimlerden ayrı tutulması gerektiği ifade edildi.

Ancak genel kurulun Cemevi mekânında yapılmış olmasının, yaşananların inançsal ve toplumsal etkisini büyüttüğüne dikkat çekildi. Cemevlerinin Alevi yolunda edep, erkân ve rızalık kültürünün simgesi olduğu hatırlatılarak, bu mekânlarda yürütülen idari faaliyetlerin yol ahlakına uygun bir dil ve anlayışla yapılmasının zorunlu olduğu belirtildi.

“DERNEK YÖNETİMİ İLE İNANÇ HİZMETLERİ AYRILMALIDIR”

Açıklamada, dernek yönetimini belirlemek ile Cemevine dede seçmenin birbirinden tamamen farklı konular olduğu vurgulandı. Alevi inancında dedeliğin seçimle ya da oyla belirlenen bir makam olmadığı, ocak geleneği ve rızalık esasına göre şekillendiği ifade edildi. İdari yapıların inanç alanına müdahale edemeyeceği belirtilerek, yol erkânının yönetim anlayışının gölgesinde bırakılmaması gerektiği kaydedildi.

Kent merkezinde yalnızca bir Cemevi bulunduğu hatırlatılan açıklamada, yaklaşık 141 kayıtlı üyenin olduğu bu yapıda sınırlı sayıda kişinin hem dernek yönetimini hem de fiilen inanç alanına dair tartışmaları belirler hale gelmesinin rızalık ilkesine aykırı olduğu belirtildi. Uzun süredir dernek üyeliklerinin dar bir çerçevede tutulduğu, Cemevine üye olmak isteyen birçok yurttaşın bu haktan mahrum bırakıldığı yönündeki eleştirilerin temsil krizine ve güvensizliğe yol açtığı ifade edildi.

DÜZGÜN BABA VURGUSU: TOPLUMSAL HAFIZA ZARAR GÖRÜYOR

Açıklamada, Düzgün Baba inanç merkezinde yakın dönemde yaşanan ve iki yurttaşın yaşamını yitirdiği olay da hatırlatıldı. Bu tür olayların Alevi inancına ve Dersim’in toplumsal hafızasına yakışmadığı belirtilerek, inanç merkezlerinin daraltıcı ve dışlayıcı yapılara dönüşmesinin toplumsal fay hatlarını derinleştirdiği vurgulandı.

Cemevlerinin yalnızca cenaze erkânı ve hayır yemeği verilen mekânlar olmadığı ifade edilen açıklamada; inanç eğitiminin, yol bilgisinin, toplumsal dayanışmanın, gençlerin ve kadınların yol ile buluşmasının merkezleri olması gerektiği belirtildi. Hayır yemeği ve lokmanın ticari kaygılarla değil, paylaşma ve rızalık esasına göre yürütülmesi gerektiği vurgulandı.

ORTAK ÇAĞRI: ŞEFFAFLIK KATILIMCILIK VE RIZALIK

Açıklamanın sonunda imzacı kurumlar; dernek yapısının katılımcı demokrasiye uygun biçimde yeniden düzenlenmesini, üyelik süreçlerinin şeffaf ve kapsayıcı hale getirilmesini, inanç hizmetleri ile idari yapıların net biçimde ayrılmasını talep etti. Cemevlerinin kişisel çıkarların ve dar örgütsel anlayışların dışında tutulması gerektiği belirtilerek, yaşanan sürecin Alevi toplumunun vicdanında meşru olmadığı ifade edildi.

İmzacı kurumlar, Dersim’in tarihinde dışlama değil birlik, kavga değil rızalık olduğunu hatırlatarak, bu kadim mirasın tartışmalarla değil, kapsayıcı ve onarıcı bir anlayışla geleceğe taşınması çağrısında bulundu.

PİRHA/DERSİM

 

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.