Alevi Haber Ajansi

Gani Kaplan: ABF, hızla bileşen sayısını 200-300’lere çıkarmalıdır-VİDEO

PİRHA-PSAKD’nin önceki dönem Genel Başkanı Gani Kaplan, AKP’nin Alevi politikalarını eleştirerek “Geldiğimiz süreç çok sıkıntılı. ‘Cemevlerinin İslam’da yeri yoktur. Cümbüş evidir’ derken birden cemevlerine Kuran’ın sokulması ile yeni bir tehlike başladı” dedi. Kaplan, “ABF, devlet bu başkanlığı kurmadan birleşen sayısını 200-300’lere çıkarmak gibi hızlı bir adım atmak durumundadır” diye belirtti. 

 

AKP iktidarının önce Antep’te cemevi açması ve ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ankara’da Hüseyin Gazi Türbesine gidişi ve cem salonunun yeniden dizayn edilmesi Alevi kamuoyunca eleştiri ile karşılanmıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son olarak “Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı bir Alevi-Bektaşi Cemevi Başkanlığı kuracağız” açıklaması tansiyonu iyice yükseltti.

Alevilerin laikliğe aykırı olduğu için “Diyanet kaldırılsın, zorunlu din derslerine son verilsin” şeklindeki taleplerini görmeyen hükümet, şimdi de Alevi inancını devlet bünyesine dahil ederek kontrol amacına girdi. Ancak bu hamleye Alevi kamuoyundan sert tepkiler gelmeye devam ediyor.

“SORUNLARIN ÇÖZÜLMEDİĞİ AŞİKAR”

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği önceki dönem genel başkanı Gani Kaplan, “Devlet, Alevilere el attı. Cemevlerine Kuran’ın sokulması ile yeni bir tehlike başladı” uyarısında bulundu. Kaplan, geçmişte yapılan Alevi çalıştaylarının da sonuç vermediğini hatırlatarak “20 yıldır bu ülkeyi yöneten bir iktidar söz konusu. Daha önce de 3 yıla yakın bir açılım süreci söz konusuydu. O dönemde de sürecin tıkandığı nokta cemevleriydi. Bu konuda devlet tıkanmış durumdaydı. Şu anda saray merkezli bir hükümet söz konusu. Cumhurbaşkanlığı sistemi kamuoyuna lanse edilirken ‘Her sorun çözülecek. Artık bürokrasi ortadan kalkıyor’ savı ile halka gidilmişti. Ama sorunların çözülmediği aşikar” ifadelerini kullandı.

“BU BİR DEVLET POLİTİKASI”

Gani Kaplan, Türkiye’de iki farklı Alevi örgütlenmesinin olduğunu da vurgulayarak sözlerine şöyle devam etti:

“Alevilerin milliyetinin ne olduğunun çok da önemi yoktur. Türklerden, Kürtlerden olmasının hiçbir önemi yoktur. Aleviler iki eksen üzerinden örgütleniyor. Birisi ‘Hakiki Müslüman, İslam’ın özü’ biziz diyen bir grup var. Bu grup en son geldiği noktada diyor ki ‘bizim cemevlerimiz ibadethanemizdir.’ Diğer bir grup da ‘Alevilik müstakil bir inançtır’ diyor ve kendi başına ritüelleri olduğunu ifade ediyor. Onlar da ‘Cemevlerimiz ibadethanemizdir’ diyor. Şimdi bunun hangisini dikkate alırsanız alın en sonunda ibadethanenin cemevi olduğu söyleniyor. Dolayısıyla devlet, birinci grubu dikkate almış olsa İslam’ın tarihini yeniden yazmak zorunda. Çünkü bir dinin iki ibadethanesi olmaz. Diğer grubu dikkate alsa devlet orada da yine aynı şekilde İslam tarihini yeniden yazmak zorunda. Dolayısıyla bugün ülkenin başında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın olması veya bir başkasının olması hiçbir şeyi değiştirmiyor. Bu bir devlet politikası.”

“BİZLER DE EKSİKLİK YAPTIK, DEVLET ALEVİLERE EL ATTI”

Gani Kaplan’ın üzerinde durduğu bir diğer konu ise cemevlerine Kur’an götürülmesi meselesi oldu. Kaplan, sürecin AKP’nin Antep’te açtığı cemevi ile başlatıldığını belirterek şu uyarıda bulundu:

“Cemevlerine Kuran’ın sokulması tehlikesi başlamış durumda. İslam tarihinde Kur’an vermenin karşılığı, karşı tarafı İslam’a davet etmektir. Kur’an’ı kabul edersen eğer ‘dinini kabul ediyorum’ kabul etmezsen savaş nedenidir. Diyanet İşleri Başkanı’nın cemevlerine gidip Kur’an vermesi, onu muhatap almamız en büyük handikaplardan birisi oldu.

İkincisi, ilk adım Gaziantep’ten atıldı. Bir cemevinin açılışında, ‘Cemevlerinin İslam’da yeri yoktur. Burası cümbüş evidir. Buralarda saz çalınıp cümbüş yapılıyor’ derken birdenbire cemevi açılışı, bu açılımın aslında işaretini orada gösterdi. Yani devlet, Alevilere el attı.

Üçüncüsü ise; İçişleri Bakanlığı’nın görev ve yetkileri bellidir. Bakanlığın ne yapmak istediği de bellidir. Hiçbir şey yokken bakanlığın bir danışmanı geliyor ve ortada bir şey yokken Türkiye’deki bütün cemevlerini geziyor. Bir özeleştiri, biz de bu konuda büyük hata yaptık. Hiçbir cemevinde, şubemizi bunlarla görüştürmeyecektik. Gerçi bizim şubelerimiz büyük ölçüde toplu görüşmeler yaptılar, hiç kimse bireysel bir talepte bulunmadı. Sadece raporlar sunuldu. Diğer örgütlerle bir araya gelinip hiç kimseyi bunlarla görüştürmeyecektik. Bu konuda bizler eksiklik yaptık. Görüştürmemiş olsaydık belki bu noktada olmayacaktık. Daha derli toplu hareket edilebilecekti.”

“ARTIK FEDERASYONUMUZA BÜYÜK İŞ DÜŞÜYOR”

Yaşanan gelişmeler doğrultusunda gelinen sürecin ‘çok sıkıntılı’ olduğunu söyleyen Kaplan, Alevi örgütlerinin hakim olmadığı birçok cemevi ve örgütün varlığına işaret ederek şunları söyledi:

“Alevi örgütlerinin kendisine bağlı olduğundan çok bağımsız birçok cemevi var. Ayrıca bunlar kendi çatıları altında bir sürü dernek kurmuşlar. Özellikle 2020-2021 tarihlerine baktığımızda birçok Alevi örgütlerinin logo ve amblemlerini de kullanmışlar. Örneğin bir örgüt, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin ve Alevi Bektaşi Federasyonu’nun amblemlerini yan yana getirip halkın kafasını karıştırmak açısından bir örgüt kurmuş. Artık federasyonumuza büyük iş düşüyor. Tüm kaygıları bir kenara bırakarak federasyon devletin bu başkanlığı kurmadan hızla birleşen sayısını 200-300’lere çıkarmak gibi hızlı bir adım atmak durumundadır.”

Eren GÜVEN/ANKARA

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.

Web sitemiz, deneyiminizi daha iyi hale getirmek amacıyla çerezler kullanmaktadır. Bu durumda herhangi bir sıkıntı yaşamayacağınızı düşünüyoruz, ancak isterseniz çerezleri devre dışı bırakma seçeneğiniz her zaman mevcuttur. Kabul ediyorum devre dışı bırak