Alevi Haber Ajansi

Ahmet Özbek: İktidarın konser yasakları toplumun yaşam biçimine de müdahaledir-VİDEO

PİRHA – Kültür Sanat-Sen Genel Başkanı Ahmet Özbek, AKP hükümeti tarafından konser ve festivallerin yasaklanmasını değerlendirerek “Devleti yönetenlerin, vatandaşına bu kadar düşmanlık gösterdiği bir başka ülke bulmak mümkün değil. Yasaklarla aslında insanların yaşam biçimine müdahale ediyorlar” dedi. 

Ülke genelinde ‘Kamu güvenliği ve sağlığı, toplumun huzuru, çevrenin korunması’ gerekçesiyle yasaklanan konser ve festivaller ‘Yeni Türkiye’nin de tarifi niteliğinde oldu. Günden güne artan yasaklar karşısında kültür sanat camiası itirazlarını sürdürse de iktidarın tutumunu daha da ileriye götürüp, sanatçı tutuklamalarına kadar vardırdı.

Son dönemde pek çok kültür sanat etkinliğinin, valilikler ve kaymakamlıklarca yasaklanmasına bir tepki de KESK’e bağlı Kültür Sanat ve Turizm Emekçileri Sendikası (Kültür Sanat-Sen) Genel Başkanı Ahmet Özbek’ten geldi. Özbek, geçmişte “AKP iktidarı ile kol kola olan” birçok sanatçının günümüzde iktidarla yollarının ayrıldığının altını çizdi. “Bu süreç bir sirkülasyon” diyen Özbek, “AKP’nin iktidara geldiği günden bu yana yol arkadaşlarındaki değişiklik sanatçı kesimlerine de yansıdı” dedi.

“SANATA DÜŞMANLIK SÖZ KONUSU; YAŞAM BİÇİMİNE DE MÜDAHALE”

Ahmet Özbek, siyasal iktidarın, kendisi gibi düşünmeyen herkesi hedef haline getirdiğini vurguladı. Özbek, AKP hükümetinin, sanata olan tutumunun aynı zamanda yaşam biçimine de müdahale anlamına geldiğini ifade ederek şu yorumda bulundu:

“Gülşen’i de tutuklayacak kadar ileriye giden, kendinden olmayana karşı, sanata ve sanatçıya düşmanlık söz konusu. Bunun çok net görünen belirtileri ve sonuçları var. Kendisi gibi düşünmeyene, kendi yaşam biçimini, kendi ideolojisini savunmayan herkese aynı davranıyorlar. Birkaç gün önce sokakta özel sektörde çalışan öğretmene yaptıkları muamele ne ise kendisinden olmayan sanatçıya yaptığı muamele de o. Sanat ve sanatçıya karşı tutum aynı zamanda bir yaşam biçimine müdahaledir. İnsanların yaşam biçimine müdahale ediyorlar. Gülşen’e yapılan müdahale, Gülşen’in sahnedeki şarkılarından kaynaklı değil. Aslında yaşam biçiminden, giyiminden kaynaklı. Onun nasıl giyineceğine kendisi karar vermek istiyor. Gülşen’in sahnede hangi kıyafetle şarkı söyleyeceğine iktidar kendisi karar vermek istiyor. Doğal olarak bu yaşam biçimi müdahalesidir. İnsanların özgürlüklerine müdahaledir. Bu bir tek sanatçıya değil toplumun kendisine müdahaledir. Çünkü yapılan her sanatın toplumda bir karşılığı var. Onun gibi düşünen, yaşayan, yaşama onun gibi bakan herkesin yaşam biçimine müdahale demektir.”

“YAŞAMIN BÜTÜNÜNE SİRAYET EDECEK DEĞİŞİMLER”

Kültür Sanat-Sen Başkanı Ahmet Özbek, iktidar tarafından toplum yaşam tarzının değiştirildiğini söyleyerek “Kültür sanat, toplumda yaşam biçimini belirleyen unsurlardan birisidir. Toplumun kültürünü, yaşam biçimini, tavrını, tarzını belirleyen bir şeydir. Kültür ve sanatla başlayan değişim, toplumun tamamına ve toplum yaşamının bütününe sirayet edecek değişimlerdir. Doğal olarak da kültür sanat üzerinden yapılan müdahaleler bu sonuçları doğuracak müdahalelerdir” diye konuştu.

“SEÇİMLERE DÖNÜK YATIRIMLAR”

Ahmet Özbek, konserleri yasaklanan sanatçıların, muhalif duruşu olan isimler olduğunun altını çizerek “Engellenen festivallere de bakarsak o festivaller de daha çok muhalefet partilerinin belediye başkanlarının yürüttüğü bölgelerdeki festivaller. Kendi festivalleri, sanatçıları sahneye çıkmaya devam ederken muhalif duruşu olan ya da muhalif belediyeler tarafından organize edilen sanat festivalleri engelleniyor. Burada da yine yaşam biçimine müdahale ile birlikte muhalif belediyelerin hizmet getirmesini engellemek söz konusu. Bunların bütünü AKP’nin seçim politikalarının da bir sonucu diye düşünmek lazım. Yaklaşan seçimlere dönük yatırımlar yaptıklarını düşünebiliriz” ifadelerini kullandı.

Özbek ayrıca, iktidarın dayattığı kültür sanatın ise bir derinliğe sahip olmadığını söyleyerek şöyle devam etti:

“Kültür sanatla ilgili çok büyük, değişik bir politikalarının olduğunu düşünmüyorum. Zaten cumhurbaşkanının kendi açıklaması var ‘kültür politikalarında başarılı olamadık’ diye. Bu aslında biraz da politikasızlıktan kaynaklıdır. İdeolojik yaşamları gereği zaten kültür ve sanatla ilgili bir politikaları da yok diye düşünüyorum.”

VATANDAŞINA BU KADAR DÜŞMAN BİR BAŞKA ÜLKE MÜMKÜN DEĞİL”

Ahmet Özbek, İstanbul Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın isim vermeden sanatçı Musa Eroğlu’nu hedef almasını da eleştirdi. “Musa Eroğlu yaptığı sanatla konuşulmalı” diyen Özbek şunları ifade etti:

“Sanatçının kapalı bir ortamda söylediği söz, bırakalım bir sanatçıyı her kim olursa olsun söylediği bir cümle üzerinden hele ki Cumhurbaşkanı tarafından hedef gösterilmesi doğru değil. Cumhurbaşkanı hiçbir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşını hedef göstermemeli. Gülşen de hedef gösterildi, özel sektörde çalışan öğretmenimiz de hedef gösterildi. Devleti yönetenlerin, vatandaşına bu kadar düşmanlık gösterdiği bir başka ülke bulmak da bence mümkün değil. Musa Eroğlu sanatıyla, sanatçı kimliği ile anılmalı, yaptığı sanatla konuşulmalı. Onun bir dost meclisinde söylediği doğru-yanlış her ne olursa olsun onun üzerine gündem yapılması, hele ki siyasetçiler tarafından gündem yapılması doğru değil.”

“TOPLUMUN TAMAMI ORTAK BİR DURUŞ SERGİLEMELİ”

Konser ve festival yasaklarına karşı toplumun ortak bir duruş sergilemesi gerektiğini söyleyen Ahmet Özbek, “Yapılan baskılar sadece sanata ve sanatçıya yapılan baskı değildir” diyerek şunları belirtti:

“Toplumun, özgürlüklerine dönük, sıkıntılarına karşı ortak bir toplumsal duruş sergilenmesi gerek. Öncelikle ülkemizde hukuk egemen olmalı. Gülşen’in içeriye alınıp birkaç gün tutulmasının hiçbir gerekçesi yokken, Gülşen’i içeride tutan güç hukuk değildir. Ne zaman ki insanları içeri alacak ya da bırakacak güç hukuk olacak o zaman bu ülkede özgürlüklerden bahsetme şansımız olacak. Bu sebeple de toplumun tamamı ortak bir duruş sergilemeli, hukuku egemen kılmak için özgürlüklerine sahip çıkmak adına bir tek sanatçılarımız değil, toplumun tamamı bu hassasiyeti göstermesi gerekir.”

YASAKLANAN KONSERLER!

Son aylarda vali, kaymakam ve belediyelerce yasaklanan kimi konserler şunlardı:

– Niyazi Koyuncu’nun 25 Mayıs’ta gerçekleştireceği konser Pendik Belediyesi tarafından iptal edildi.

– Apolas Lermi’nin 29 Mayıs’ta Denizli’de, 11 Haziran ise İstanbul’da yapacağı konserler yasaklandı.

– “Başkent Kültür Yolu Festivali”nde 11 Haziran’da sahne alacak olan Ara Malikian’ın konseri yasaklandı.

– Zonguldak’ta 28-31 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek olan “Kozlu Müzik Festivali” iptal edildi.

– Dersim’de, 21-24 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilecek olan “Munzur Kültür ve Doğa Festivali” iptal edildi.

– Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği tarafından düzenlenen “Kazdağı Ekoloji Festivali” iptal edildi.

– “Başkent Kültür Yolu Festivali”nde sahne alacak Güney Koreli müzisyen Mirae’nın konseri ‘eşcinselliği yaymayı misyon edinmiş’ bir grup olduğu gerekçesiyle iptal edildi.

– “ODTÜ Uluslararası Bahar Şenliği” iptal edildi.

– Aynur Doğan’ın Kocaeli ve Bursa’da gerçekleştireceği konserleri iptal edildi.

– 17-21 Ağustos tarihlerinde gerçekleşecek olan ve 2005 yılından beri düzenlenen “Zeytinli Rock Festivali” iptal edildi.

– Gökçeada’da 15 Ağustos’ta gerçekleşmesi planlanan Meryem Ana Panayırı iptal edildi.

– 16 Mayıs’ta Muş’ta yapılması planlanan “Metin&Kemal Kahraman” konseri yasaklandı.

-Sanatçı İlkay Akkaya’nın Adana Ceyhan’daki 30 Ağustos konserinden sonra Mardin Valiliği de sanatçının 24 Eylül tarihli konserini yasakladı.

Eren GÜVEN/ANKARA

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.

Web sitemiz, deneyiminizi daha iyi hale getirmek amacıyla çerezler kullanmaktadır. Bu durumda herhangi bir sıkıntı yaşamayacağınızı düşünüyoruz, ancak isterseniz çerezleri devre dışı bırakma seçeneğiniz her zaman mevcuttur. Kabul ediyorum devre dışı bırak