Alevi Haber Ajansi

PSAKD ve AKD Başkanları: Kimse bizi Sünni, Şii yapmasın; Postnişinimiz Ulusoy’un yanındayız-VİDEO

PİRHA-Alevi örgütlerinden PSAKD ve AKD Genel Başkanları Gani Kaplan ve İsmet Kurt, bazı cemevlerinde Alevi inancından uzaklaşılmasına ve Hünkar Hacı Bektaş Veli Dergahı Postnişini Veliyettin Ulusoy’a karşı bazı ırkçı, asimilasyoncu çevrelerin organize saldırılarına tepki gösterdiler. Alevi başkanlar, “Aleviliği bölmeye çalışıyorlar. Dedelerimizin ve Veliyettin Ulusoy’un yanındayız. Kimse bizi Sünni, Şii yapmaya kalkmasın” dedi.

Bazı cemevlerinde gerçekleştirilen cenaze erkanlarında Alevi inancından uzaklaşılmasını eleştiren Hünkar Hacı Bektaş Veli Dergahı Postnişini Veliyettin Ulusoy’a karşı bazı ırkçı, asimilasyoncu çevreler organize saldırılarda bulunmuştu. Saldırıları gerçekleştiren ‘Ocakzadeler Meclisi’ denilen oluşumun açıklamalarına ve bir grubun sosyal medya yayınlarıyla halkı kışkırtmasına Alevi örgütlerinin tepkisi sürüyor.

Konuya ilişkin PİRHA’ya konuşan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan ve Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı İsmet Kurt, Aleviliğe saldırılara tepki gösterdi.

PİRHA’ya konuşan genel başkanlar Alevi cenaze erkanlarının ritüellerinin belli olduğunu ve Alevilerin bu durumdan rahatsız olmadığını, bazı çevrelerin Alevileri bu tür tartışmalar yaratarak bölmeye çalıştığını ifade ettiler.

“SALDIRIYI YAPAN KİŞİLER ALEVİ TOPLUMUNU TANIMIYOR”

Saldırıyı yapanların içerisinde tanıdıklarının olduğunu hatta yıllardır Alevi örgütlenmeleri içerisinde görev almış kişilerin olduğunu dile getiren PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan, “Geldiğimiz noktada görüyoruz ki bu saldırıyı yapan kişiler Alevi toplumunu tanımıyor. Biz cenaze erkanlarında yolumuza göre ritüellerimizi yerine getiriyoruz. Erkanlarımıza uygun yürütülüyor her şey. İyi bir saha çalışması yapsın bu saldıranlar. Örneğin Türkmenlerin, Tahtacıların cenaze ekranlarına baksınlar. Onların cenaze erkanlarına hiçbir Alevi kurumları ya da kişileri müdahalede bulunmamışlardır. Onların cenaze geleneklerine baktığımızda tam da Alevilerin geleneksel cenaze erkanı yürütme biçimlerine, yöntemlerine uyduğunu görüyoruz” dedi.

“ONLARA ÖNERİM ÖNCEKİ ALEVİ ERKANLARINI İYİ ARAŞTIRSINLAR”

Saldırıyı gerçekleştiren şahısların ‘Hakiki müslüman biziz, hakiki islam biziz’ savı ile yola çıktığını belirten Kaplan sözlerine şöyle devam etti:

“Yıllardır Alevilere bir misyon yüklediler. Neydi bu misyon? Cumhuriyetin temeli sizsiniz, laikliğin garantisi sizsiniz gibi. Şimdi de Aleviliğe farklı bir misyon yüklemeye çalışıyorlar. Hakiki İslam sizsiniz, hakiki Müslüman sizsiniz bunu koruyacak olan da sizsiniz gibi şeyler söyleniyor. Oysa ki Alevilerin kendine özgü inanışları, kendine özgü Yol erkanı vardır. Dünyanın hiçbir dininde de bunlar yoktur. Bu kişiler Alevilik tarihini iyi okusunlar derim. Özellikle 1700’lü 1800’lü yılları okusunlar. Önceki Alevi erkanlarını iyi araştırsınlar bunu öneriyorum onlara. Ayrıca saha çalışması yapmalarını öneriyorum. Alevilikten bahsedilirken islamdan hiç bahsedilmiyor. Aleviler 1700’lü hatta 1800’lü yıllara kadar diyebiliriz kendi yol erkanlarına uygun cenaze töreni yürütüyorlar. Daha sonra hakim olan Sünni inanç kendini kabul ettirdi. Bir süre cenaze törenleri ona göre yapıldı. Şu anda Alevi kurumlarının da desteğiyle cenaze törenlerini yöneten arkadaşlarımız kendi yol erkanımıza göre cenazelerimizi kaldırıyorlar. Aleviler bu durumdan rahatsız değil, sadece bazı çevrelere hizmet etmek isteyen kişiler rahatsız. O da bizim problemimiz değil.”

 “ŞİA’YA KARŞI BİZ TRUVA ATI OLMAYACAĞIZ”

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nde bulunan eski bir afişten bahseden Kaplan şunları dile getirdi:

“‘Şia’ya karşı biz Truva atı olmayacağız’ diye yazıyordu afişte. Truva atının da resmi vardı afişte. Aleviler yıllarca kendi içlerinde Truva atlarıyla mücadele ediyor. Geldiğimiz 100 yıl içerisinde bugün Alevileri Sünnileştirme olanağı olmadığı görüldü. Devlet de biliyor bunu. Zamanında İran’daki yetkililerin de dediği gibi ‘Türkiye’deki Alevileri Sünnileştirmek mi istiyorsunuz, bize bırakın biz Şialaştıralım’ savıyla söylenmiş bir söz vardı. Başbakan Çiller’e söylenmişti. Bugün baktığımızda bu söz kendine Aleviyim diyen, Alevi kanaat önderi, Alevi lideri olarak göstermeye çalışan arkadaşlar vasıtasıyla yürütülmeye çalışılıyor. Oysaki Anadolu’da yaşayan Aleviler tüm milliyetleri içerisine alarak yaşayan dünyada eşi benzeri görülmeyen bir yol erkanına sahip inançtır. Bu saldırıyı yapanları Aleviliğe monte etmek fayda etmeyecektir, çabaları beyhudedir. Tamamen alan kapma savaşı içerisindeler. Tarihte bunların yanıldığını gösterecektir. Aleviler bunlara hiçbir zaman prim vermemiştir. Bundan sonra da vermeyecektir.”

“TAM ANLAMIYLA BU BİR ALAN KAPMA SAVAŞIDIR, KİMSE ALEVİLERİ BÖLEMEZ!”

Son zamanlarda devlet yetkililerinin sık sık cemevlerini ziyaret ettiklerini de hatırlatan Kaplan şunları aktardı:

“Orada derneklerimize ‘Neden bağımsız değilsiniz?’ diye sorular soruyorlar. Bu saldırıyı yapanlarla aynı zihniyettir. Saldırıyı yapanlar öncelikle Aleviliği çok iyi öğrensinler. Bunun içinde analarının babalarının yaşantılarına baksınlar. İki kitap okuma ile Alevilik öğrenilmiyor. Anadolu Aleviliğinin tarihini iyi öğrenmeliler. Zamanında cenazeleri gece kaldırıyorlarmış aynı cem yaptıkları saatte. Tahtacıların cenaze yürütme erkanlarına baksınlar. Sünniliğin İslamın neresine koyulabilir bunlar? Tam anlamıyla bu bir alan kapma savaşıdır. Temeli budur. Devlet de dahil kimse Alevileri bölemez, parçalayamaz. Bu saatten sonra cenaze erkanları ile ilgili de bir ritüel oturmuştur yavaş yavaş. Bunu herkes kabul edecektir. Bugün köylere gittiğimizde de aynı şekilde erkan yürütüldüğünü görüyoruz. Bu sevindiricidir. Örgütlü olan toplum hiçbir zaman boyun eğmez. Alevilerin de örgütlenmeleri vardır.”

“DEDELERİMİZİN VE VELİYETTİN ULUSOY’UN YANINDAYIZ”

Saldırıyı yapanların dilinde ırkçılığın etkisinin görüldüğünün ve ırkçılığın, milliyetçiliğin bir hastalık olduğunun altını çizen Kaplan son olarak şunları ifade etti:

“Aleviler kesinlikle ırkçılığı ve milliyetçiliği reddederler. Hacı Bektaşi Veli’nin dediği gibi ‘72 millete aynı gözle, aynı nazarla bakmayan Alevi olsa da bizden değildir’ der. Ne yaparsan yap herkese aynı gözle bak der. Dolayısıyla Alevilik ırkçılığı, milliyetçiliği reddeder. Bir kişinin milliyeti nereden gelmiş, nereye gitmiş bu önemli değildir. Önemli olan onun insan olmasıdır. İnsanlığa hizmet etmesidir. Bu saldırıyı yapanların dillerinde hakim yönetimin etkisi vardır. Bu üzücü bir durumdur. Şeyh Bedrettin’i, Kalender Çelebi’yi, Pir Sultan’ı çok İyi değerlendirsinler. Hele hele de Hünkar Hacı Bektaş Veli’yi okuduklarında görecekler, ırkçılık milliyetçilik bir hastalıktır. Veliyettin Ulusoy’a ve Hasan Doğan’a bir saldırı var. Bence Veliyettin Ulusoy Alevi toplumu için bir şanstır. Hem beyefendiliği ile hem bilgi birikimi ile hem görgüsü ile hem yola olan hizmeti ile çok önemli bir insandır. Biz Alevi kurumları olarak hem Hasan Dede gibi dedelerimizin hem de Veliyettin Ulusoy’un yanındayız.”

İSMET KURT: BİN YILLARDIR BAĞLAMALARIMIZLA, CURALARIMIZLA HAKKA UĞURLAMA VARDIR

Son zamanlarda Engin Nurşani’nin cenaze erkanıyla beraber gündeme getirilen ritüellere ilişkin saldırıları AKD Genel Başkanı İsmet Kurt da değerlendirdi.

Kurt, “Alevi erkanlarında tabii ki Alevi yol uluları, Alevi yol önderleri, pirleri, aşıkları, sadıkları yüzyıllardır, bin yıllardır, geleneklerimizde bizim dilimizde telli kuran diye tabir ettiğimiz bağlamalarımızla, curalarımızla Hakk’a uğurlanmıştır, devriyelerimizle Hakk’a uğurlanmışlardır. Devri daim olsun kelimesi Alevilikte bir tekrar etme, bir zuhur etme, dönme anlamındadır. Bir canın yattığı yerde bir ot biter, başka bir yere gider, bir polen hikayesi gibi ya da başka bir canlı haline gelir. Devrinin daim olması Aleviler için çok önemlidir. Tabiatın yaşamsal anlamı ile beraber bir devrin daim edilmesidir.” dedi.

“AKD OLARAK VELİYETTİN ULUSOY’UN YANINDAYIZ”

Bu süreçte Veliyettin Ulusoy’a ciddi bir saldırı olduğunu ifade eden Kurt sözlerine şu şekilde devam etti:

“Birileri birilerini ötekileştirmek isterse çok çabuk bu iş olur. Kullanacağımız kelamların, dilimizin doğru olması lazım. Birilerinin yıllardır verdiği emekler var. Alevilik yoluna, Alevilik inancına ve Alevilikle ilgili ciddi bir emeği vardır Postnişimizin Veliyettin Ulusoy’un. Yaptığı çalışmalar vardır. Bu konuda biz her zaman AKD olarak Postnişimizin yanındayız, sevgili Veliyettin Hürrem Ulusoy’u hiçbir zaman yalnız bırakmayız. Her inancın, her yaşamın, kendine göre örfü, ananesi ve yaşam değeri vardır. Cenaze hizmeti bir rızalıktır. Bir insan doğar yaşar ve hakka yürür. Bir insan öldüğü zaman önce ailesiyle sonra dostlarıyla daha sonra arkadaşlarıyla yaptığı hizmetlerle rızalık alınır. Rızalık çok önemlidir.  ‘Doğdu, kondu, göçtü, yediniz, içtiniz beraber yol yürüdünüz hakkınızı helal ediyor musunuz?’ denir bir helallik alınır. Alevilikte cenaze erkanı bununla başlar.”

“İNANCIMIZDA TAKKE KÜLAH YOK”

Başka inançlara saygıları olduğunu ifade eden Kurt şunları dile getirdi:

“Bizim diğer semavi inançlara, semavi dinlere saygımız vardır. Biz de karşıdan bir saygı bekliyoruz. Aleviler köylerinde yaşanan cenaze hizmetleri, cenaze erkanları bu doğrultudaydı. Aman aman şekilciliğe yönelen bir topluluk değildir Alevilik. İşte bir külah takayım, bir takke takayım veya üstüme başka bir şey giyeyim anlamında olmaz. Alevi kurumları ve biz Alevi Kültür Dernekleri ve diğer bizim musahip kurumlarımız cenaze hizmetimizi, cenaze erkanımızı Türkçe yapıyoruz. Bütün canların anlayacağı dilde yapıyoruz. Yani aldığımız rızalığı herkes anlasın diyoruz. Son yüzyılın Pir Sultanı olan Âşık Mahsuni’nin güzel bir kelamı vardır. ‘Hey Arapça okuyanlar, Türkçe bilmiyor mu bu Allah?’ diyor. Yani bu kelam her şeyi anlatıyor. Şimdi bizim anlayacağımız, bir hizmet, bir cenaze erkanı herkesin gönlünü hoş eder. Çünkü herkes ne konuşulduğunu anlar. Ortak bir dil çerçevesinde herkesin anlayabileceği bir dil çerçevesinde yapılır.”

“KİMSENİN MAHALLESİNDE SALYANGOZ SATMAYIZ, KİMSE DE BİZİM MAHALLEMİZDE SATMAYA KALKMASIN”

Alevi kurumlarının bu tür tartışmalarla yıpratılamayacağını vurgulayan Kurt şunları kaydetti:

“Alevi örgütlülüğü Türkiye’de, Avrupa’da son 30 yıldır ciddi işler yapıyor. Bizim kimsenin mahallesine gidip de salyangoz satmaya niyetimiz yok ama gelip bizim mahallemizde de kimse salyangoz satmasın. İnancımızı yargılamasın. Topluluklar birbirine saygılı olursa, birbirinin kıymetini bilirse, değerini bilirse ötekileştirmeye çalışmazsa ben onunla gidip de niye uğraşayım. Ama Sünni bir can da bizi Sünni etmek için uğraşmasın. Bir Şia kendi yaşamını, kendi özünü, kendi ananesini bize dayatmasın. Biz şimdi illa gelip bizim gibi olun demiyoruz. Yaşamsal anlamda coğrafya bir çiçek bahçesi gibidir. Her şey lazım. Yalnız beyaz bir çiçekle hiçbir şey olmaz. Rengarenk olması lazım. Bu da toplulukların birbirleriyle olan farklılığıdır. Herkes ayrı bir koku, herkes ayrı bir güzellik saçar. Onun için Alevi kurumlara birileri gelip bunu böyle yapıyorsunuz, şöyle yapıyorsunuz, şu doğrudur, yanlıştır demesin. Çünkü biz bizim bin yıllardır aşıkların, evliyalarımızın geldiği yoldan geliyoruz, gezdiği gelenekten geliyoruz. Alevi ocaklarının, Alevi pirlerinin yaptıklarını yapıyoruz. Biz farklı bir şey yapmaya çalışmıyoruz yani.”

“HERKESİN BİRBİRİNE SAYGI DUYDUĞU BİR DÜNYA İSTİYORUZ”

Tartışmaların başlamasına neden olan cenaze erkanında her zaman ki ritüellerin uygulandığını aktaran Kurt son olarak şunları dile getirdi:

“Nurşani canımız Hakk’a yürümüştür. Orada yine birbirinden kıymetli dedelerimiz, birbirinden kıymetli sanatçılarımız devriyeler okumuştur. Herkes bunu anlamıştır. Farklı bir yorum da yoktur içerisinde. Tabi bu süreçte son günlerde, o şahsın kullandığı bir kelime var her gün bir video atıyor ya son videoda söylemiş Kürt Alevi sorunu çözülmek istenmedi diye. Kimse yara kaşımasın. Yara kaşırsan kan akar. Onun için biz Aleviler, Alevi kurumları olarak şunu söylüyoruz: Bütün halklar eşittir. Herkesin eşit yaşadığı, kimsenin kimseyi ötekileştirmediği, kimsenin kendi değerini başka kimseye yüklemediği, herkesin birbirine saygı duyduğu bir dünya istiyoruz.”

PİRHA HABER MERKEZİ

 

 

 

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.

Web sitemiz, deneyiminizi daha iyi hale getirmek amacıyla çerezler kullanmaktadır. Bu durumda herhangi bir sıkıntı yaşamayacağınızı düşünüyoruz, ancak isterseniz çerezleri devre dışı bırakma seçeneğiniz her zaman mevcuttur. Kabul ediyorum devre dışı bırak