Alevi Haber Ajansi

İHD’den Adalet Bakanlığı’na çağrı: Yargıya müdahaleden uzak durulsun

PİRHA- İnsan Hakları Derneği (İHD), tahliye edildikten sonra haklarında yeniden yakalama kararı çıkarılarak tutuklanan Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) ve Halkın Hukuk Bürosu (HHB) üyesi avukatlara dair bir açıklama yaptı.

İnsan Hakları Derneği tutuklanan ÇHD ve HHB üyesi avukatlara dair, “Savunma Yoksa Hukuk da Yok: Tutuklu Avukatlara Özgürlük!” başlığıyla yazılı açıklama yaptı.

Açıklamada, “20 Kasım 2017 tarihli 696 sayılı KHK’nın 93. maddesiyle getirilen tahliye kararlarına itiraz yetkisi, kolluğun yargıya doğrudan müdahalesinin önünü açmıştır” ifadelerine yer verildi.

Açıklamanın devamında şunlar belirtildi:

“Türkiye’de yıllardır hak ve adalet mücadelesi veren Çağdaş Hukukçular Derneği Genel Başkanı Av. Selçuk Kozağaçlı ile birlikte ÇHD üyesi ve Halkın Hukuk Bürosu’ndan 16 avukat, yaklaşık bir yıldır tutuklu yargılanmaktayken 10-14 Eylül 2018 tarihlerinde İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk duruşmaya çıktılar ve 14 Eylül günü duruşma sonunda tahliye edildiler. OHAL ortamında gittikçe artan yargı baskısının hak savunucusu avukatlar üzerindeki etkisinden 1 Haziran 2018 tarihli raporumuzda bahsetmiş ve mesleki, savunmanlık ve insan hakları faaliyetlerinden dolayı soruşturma ve kovuşturmaya maruz kalan ve tutuklu yargılanan tüm avukatların serbest bırakılmasını talep etmiştik. 17 avukatın tutukluluğunun hukuka aykırılığı, tahliye gerekçesinde de yazılmıştı: Suçun vasıf ve mahiyetinin değişmesi ihtimali yani yargılananların suç işlemediği kanaati, AHİM’in tutukluluk kriterleri ve ihlal kararları ve sanıkların avukat olması. Bu gerekçeleri hukuk camiasından pek çok isim takdirle karşılamaktaydı ki savcılığın tahliye kararına itiraz etmesi ve bu itirazın aynı mahkemece kabul edilmesiyle 12 avukat hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Bu karar üzerine adliyeye kendisi giden Av. Selçuk Kozağaçlı ve 5 avukat tutuklandı.”

“SİYASET YARGIYA MÜDAHALEDEN UZAK DURMALI”

Görülmektedir ki 20 Kasım 2017 tarihli 696 sayılı KHK’nın 93. maddesiyle getirilen tahliye kararlarına itiraz yetkisi, kolluğun yargıya doğrudan müdahalesinin önünü açmıştır. Tahliye kararının ardından henüz 24 saat bile geçmeden aynı hakimler tarafından yeniden tutuklama kararı verilmesi, yargının nasıl bir baskı altında olduğunu, hatta baskıdan öte emir-talimat ilişkisi içerisinde çalıştığını, siyasetin yargıya tam anlamıyla hakim olduğunu ve yargıçların bağımsızlığını yitirdiğini bir kez daha ortaya koymuştur. Yargıçlar, Türkiye’nin hızla değişen siyasetinde hukukun herkese bir gün lazım olacağını unutmamalıdır. Adalet Bakanlığı’nı yargıçların her türden baskıdan uzak tutulması için harekete geçmeye davet ediyoruz. Bu hukuksuzluğa karşı, tüm kamuoyunu daha duyarlı olmaya davet ediyor, tutuklu avukatların biran önce serbest bırakılmasını talep ediyoruz.”

HABER MERKEZİ

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.

Web sitemiz, deneyiminizi daha iyi hale getirmek amacıyla çerezler kullanmaktadır. Bu durumda herhangi bir sıkıntı yaşamayacağınızı düşünüyoruz, ancak isterseniz çerezleri devre dışı bırakma seçeneğiniz her zaman mevcuttur. Kabul ediyorum devre dışı bırak