Alevi Haber Ajansi

KESK Ankara: Sendikalarımızı birlikte mücadeleye çağırıyoruz-VİDEO

PİRHA- KESK Ankara Şubeler Platformu, son çıkarılan KHK ile aralarında 57 KESK üyesinin çalıştığı kurumlardan ihraç edilmelerine ilişkin uygulamayı kamuoyu ile paylaşmak ve protesto etmek için Kızılay Mithat Paşa Caddesi üzerinde bulunan Eğitim Sen 5 Nolu Üniversiteler şubesi önünde basın açıklaması yaptı.

Basın açıklamasına KESK’in MYK üyeleri ve sendika şube yöneticileri katıldı. Basın açıklaması metni KESK Şubeler Platformu adına Tüm Bel-Sen Ankara 2 Nolu şube Sekreteri İsmail Kaygusuz tarafından okundu.

“15 Temmuz darbe girişiminin 2. Yıl dönümüne 1 hafta kala, 8 Temmuz 2018 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan 701 sayılı KHK ile aralarında 57 KESK’ linin de bulunduğu 18.632 kamu görevlisi daha sorgusuz, sualsiz ve hukuksuz bir şekilde işinden ve aşından edildi” diyen Kaygusuz, “Biz, bu ihraçların hukuksuz olduğunu baştan beri söyledik ve söylemeye devam ediyoruz. 701 sayılı KHK de yer alan bir belgeyle bu durum teyit ve itiraf edilmiştir. Bu son KHK de ihraç edilenler listesinin 43. Sayfasında, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğünde çalışan 5 kamu görevlisinin ihraç gerekçeleri, OHAL ihraçlarının neye dayanarak yapıldığının açık bir itiraf belgesi olmuştur” diye konuştu.

“İFTİRA VE İHBAR YARGININ ÖNÜNE KONMUŞTUR”

“4 Haziran 2018 tarihinde Bakanlar Kurulunda imzalanan ancak 24 Haziran seçimleri öncesi açıklanmayan 701 sayılı KHK ile ihraçlardan “Kurum kanaati, Sosyal medya paylaşımları, okul, emniyet” gibi kriterlerin temel kriterler olduğu belgelenmiş oldu. Böylece hepimizin bildiği, pratikte yaşadığı yargı ve kolluk soruşturmalarının değil, ihbarcılığa dayalı istihbarat bilgilerinin geçer belge olduğu, hukuk devletinin en sıradan, en asgari ölçülerinden bile eser kalmadığı “devlet” belgeleri arasına girmiş oldu. Öyle ki, birbirine kişisel husumeti olanların, görevde yükselmesi önünde engel görülen kişilerin “kurum kanaati” adı altında ihraç edilmelerinin de mümkün hale geldiği bir devlet sistemi ile karşı karşıya olduğumuz anlaşılmaktadır” diyen Kaygusuz şöyle devam etti:

“Kurum- okul idarecilerinin neredeyse tamamına yakınını yandaş konfederasyonla ‘iltisaklı’ sendikaların üyeleri olması ise çok daha vahim ve kirli bir durumu gözler önüne seriyor. Bu dönemin kurum ve okul yöneticileri ciddi zan altındadır. Bunu bizler değil, hükümetin yayınladığı 701 sayılı KHK söylüyor. İftiranın adı; ‘kurum kanaati’ olmuştur. İftira ve ihbar; yasaların, soruşturmaların yargının önüne konmuştur.”

“İFTİRACILARLA YARGI ÖNÜNDE HESAPLAŞACAĞIZ”

Er ya da geç işlerine geri döneceklerini belirten Kaygusuz, “İftira sahipleri, hukuksuz uygulamaların altına imza atanlar, sendikal ayrımcılığı onur- haysiyet cellâtlığına kadar vardıranlar alınlarındaki kara lekeyle kalacaklardır. Sadece KHK ile bizi hukuksuzca ihraç edenlerle değil, iftiracılarla da yargı önünde hesaplaşacağız” dedi.

 “SİYASAL İKTİDARIN DARBECİLERLE HESAPLAŞMA DERDİ YOK”

701 sayılı KHK ile bir kez daha görülmüştür ki siyasal iktidarın darbe ile, darbecilerle hesaplaşma gibi bir derdinin olmadığını dile getiren Kaygusuz, “Temel hedef tüm toplumu tek adam iktidarına biat eden kullara dönüştürmektir. İhraçlar aynı zamanda kadrolaşma ve yeni personel rejimini hayata geçirmenin aracı olarak kullanılmaktadır. Görülüyor ki bundan sonra da KHK’ler Cumhurbaşkanı eliyle devam ettirilecek, hukuksuzluk devletin yönetim biçimi haline getirilecektir” ifadelerini kullandı.

 “İHRAÇ EDİLEN BARIŞ AKADEMİSYENLERİ ONURUMUZDUR”

Kaygusuz, “İhraç edilen barış akademisyenleri onurumuzdur. Yüz akımızdır. Her biri kendi alanında akademik çalışmalara ciddi katkılar sunmuştur. Bilimin, sanatın ve sanatın yeniden üretiminde temel işleve sahip olan üniversitelerde aydın, demokrat ve halkçı akademisyenlerin ihracıyla boşalan kadroların kimlerle doldurulduğu ortadadır. Karanlık beyinler varsın bu dönemin ebedi olacağını düşünsün. Er ya da geç barış akademisyenleri görevlerine geri dönecek, üniversitelerimizi üreten, bilimsel, demokratik ve özerk bir yapıya kavuşturacaklardır. Tekrardan üstüne basa basa vurguluyoruz; bir sendikanın konfederasyonun, anayasa ile yasalarla, ülkemizin altında imzası bulunan uluslararası sözleşme ve anlaşmalarla güvence altına alınmış bulunan sendikal hak ve özgürlükleri kullanılması suç değildir. Sendikal hak ve özgürlükler mücadelesi yürüttüğü için açığa alınan, ihraç edilen yönetici ve üyelerimizde “suçlu” değil, sendikalı ve örgütlü olmanın gereğini yerine getiren kamu emekçileri mücadelesinin onurudur” şeklinde konuştu.

“HUKUKİ MÜCADELEMİZDEN ASLA VAZGEÇMEYECEĞİZ”

KESK olarak, hukukun en temel ilkelerini ayaklar altına alarak intikam hırsıyla KHK listelerini oluşturanların ve hazırlanmasına katkı sunanların peşini bırakmayacaklarına dikkat çeken Kaygusuz, “Nereden yada kimden gelirse gelsin örgütlü mücadelemizi hedef alan her türlü yasa dışı girişim ve saldırıya rağmen, hukuki, fiili ve meşru mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz. İhraç edilen, açığa alınan tüm üyelerimiz tekrar görevlerine dönene kadar dayanışmayı daha da büyüterek mücadelemizi kesintisiz devam ettireceğiz” dedi.

Tüm bu antidemokratik ihraç kararlarına, baskılara karşı bu ülkenin onurlu ve mücadeleci kamu emekçileri olarak boyun eğmedik, eğmeyeceğiz” diyen Kaygusuz şu çağrıyı yaptı:

“Buradan tüm kamu emekçilerini bir kez daha tüm baskılara rağmen onurlu mücadelesinden vaz geçmeyen KESK’ e bağlı sendikalarımızda örgütlenmeye, birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.”

Cebrail ARSLAN/ANKARA

 

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.

Web sitemiz, deneyiminizi daha iyi hale getirmek amacıyla çerezler kullanmaktadır. Bu durumda herhangi bir sıkıntı yaşamayacağınızı düşünüyoruz, ancak isterseniz çerezleri devre dışı bırakma seçeneğiniz her zaman mevcuttur. Kabul ediyorum devre dışı bırak