Alevi Haber Ajansi

‘Siyasal İslam’ın yok etme çabası, söz konusu Alevi kadınlar olduğunda daha da katmerleşiyor’-VİDEO

PİRHA-“Alevilikte Kadın ve Alevilikte Doğa İnancı” başlığıyla gerçekleştirilen 1. Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali’nin dördüncü gün programında konuşan AKD Altınoluk Şubesi yönetim kurulu üyesi Gülten Önal, “Neredeyse son altı yüzyıldır coğrafyamızın hakim inancı haline gelen siyasallaşmış İslam, Aleviliği ve diğer inançları asimile etme, yok etme ve yok sayma çabası, söz konusu Alevi kadınlar olduğunda daha da katmerleşiyor. Bu katmerleşmede ne yazık ki Alevi toplumunun içinden de ciddi katkılar söz konusudur” dedi.

1. Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali’nin “Alevilikte Kadın ve Alevilikte Doğa İnancı” başlığıyla gerçekleştirilen dördüncü gün programı sona erdi. Programda Emel Sungur Uzman ile sendikacı ve yazar Yaşar Seyman “Alevilikte Kadın”, “Kadın Mücadelesi” konularına dair konuşmalarını yaparken; yazar Turabi Saltık ise “Alevilikte Doğa İnancı” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Konuşmalar öncesi folklor ekibi halk oyunları gösterisini sergilerken, Mekteb-i İrfan da deyişler seslendirdi.

“YOL KADINDIR, KADIN YOLDUR”

Panelin açılış konuşmasını ise Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Altınoluk Şubesi yönetim kurulu üyesi Gülten Önal yaptı. Kadın, erkek eşitliği konusunda Alevilerde de sorunlar olduğunu belirten Önal şunları söyledi:

“Alevilik teolojisinde açıkça kandildeki nur olan Fatma Ana’dan gelen Alevilerin, Aleviliği nasıl olup da bu kadar erkekleşmiş bir inanca dönüştürdükleri, kandildeki nur olan anaları ve kadınları dahi yok ettikleri sorusu bizleri Alevilik tarihine toplumsal cinsiyet açısından bakmaya zorluyor. Neredeyse son altı yüzyıldır coğrafyamızın hakim inancı haline gelen siyasallaşmış İslam, Aleviliği ve diğer inançları asimile etme, yok etme ve yok sayma çabası, söz konusu Alevi kadınlar olduğunda daha da katmerleşiyor. Bu katmerleşmede ne yazık ki Alevi toplumunun içinden de ciddi katkılar söz konusudur.

Alevi kadınların tarihi deyince akla gelen ilk isimlerden biri Kadıncık Anadır. Kadıncık Ana sadece bir Alevi anası değil; dönemin önemli bir siyasi figürlerinden ve Aleviliğe katkısı bugünlere dek etki eden bir yol büyüğü, bir yol kurucusudur. Biz Alevi kadınları olarak diyoruz ki; “Yol kadındır. Kadın yoldur.” Çünkü biz kumaş dokuruz fabrikada, yün eğiririz, tütün ekeriz, tütün sökeriz, tütün dizeriz iplere; yoksulluğumuzu dizer gibi. Türkü söyleriz fabrikada, tarlada. Umutlu güzel günlerin türkülerini… Doğurur ve büyütürüz çocukları. Biz olmadan büyümez çocuklar. Umutlar da öyle, yol da öyle…”

“KADINCIK ANA’YI 13. YÜZYILDA ÖRGÜTLENME ÖNDERİ OLARAK GÖRÜYORUZ”

Kadıncık Ana’ya ilişkin bilgiler aktaran yazar Yaşar Seyman, “Kadıncık Ana 13. yüzyılda örgütlenme önderi olarak karşımıza çıkıyor. O dönemde Avrupa’da kadınlar “cadı” denilerek yakılıyordu. Anadolu coğrafyasının ne kadar değerli olduğunu görmek gerekiyor. Hacı Bektaş Veli’ye düşman olanlar bile “Bir olalım, iri olalım, diri olalım” sözüyle örgütlenmeye çabalıyor. Avrupa’da reform ve rönesans olmadan önce Anadolu’da yaşanan bu zenginliği ne yazık ki bize UNESCO hatırlatıyor. Bu utanç da bize yeter” ifadelerini kullandı.

“Ülkede utanılacak bir siyasi dil kullanılıyor” diyen Seyman, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “sürtük” söylemini hatırlatarak, şunları söyledi:

“Ülkenin cumhurbaşkanı aynı zamanda AKP’nin genel başkanı. Demek ki benim cumhurbaşkanım değil. Ülkenin cumhurbaşkanı, kadınlar için kirli bir söz söylüyor. Demokratik, laik, hukuk Türkiye Cumhuriyeti’nde bir din adamı da kadınlar için kötü sözler söylüyor. Kadın hareketi dar bir çerçevede bakışı kabul etmez. Anadolu diyeceksiniz ama her taraf erkek dolu. Anadili dillerin hası diyeceksin anadili yasaklayacaksın. Anadolu diyeceksin analara ağıtlar yaktıracaksın. Dert çok ama derman ellerimizde. Bu karanlığı el ele vererek aşacağız.”

“PARLAMENTONUN YARISI DA KADIN OLMALIDIR”

Seyman, okumayan hala milyonlarca kadının olduğunu söyleyerek; “Alevi örgütlerine çok büyük yük düşüyor. Önce düşüncelerini zenginleştirecekler. Eşitliği sağlamayan kurumlar bin tane festival de düzenlese hiçbir şeye yaramaz. Dünya kadın hareketi için İstanbul Sözleşmesi senin bir şehrinin adını taşıyor. Bu sözleşmede imzayı çekmek demek akıl tutulması yaşamaktır.

Madem nüfusun yarısı kadın, parlamentonun yarısı da kadın olmalıdır. Behice Boran’a, cezaevlerine doldurulan kadınlara, Gülten Kışanak’a selam olsun. Bu topraklar Cumartesi Anneleri’ni, Berfo Ana’yı, Ali İsmail Korkmaz’ın annesi Emel Korkmaz’ı, acılara takılmadan yürüyen Berkin’in annesi Gülsüm Elvan’ı tanıyor. Onlara sözümüz var” ifadelerini kullandı.

Emel Sungur Uzman da yaptığı konuşmada “Postta dedenin yanında oturan bir anayı artık görmek istiyoruz” dedi.

AKD kadın ve gençlikten sorumlu genel başkan yardımcısı Nilgün Karasoy ise “İkrarımızı ve asaletimizi yaptığımız işlerde hep görüyoruz. Tükenmeyen direncimiz var” diye konuştu.

“ALEVİLİKTE EN BÜYÜK GÜÇ BİLGİDİR”

“Alevilikte doğa” başlıklı konuşmasında ise yazar Turabi Saltık şunları kaydetti:

“Alevilik sosyolojik olarak toplulukların inançlarından, felsefelerinden süzülerek ortaya çıkmıştır. İnsanı ve doğayı merkezine alan bir inançtır. Ülkede resmi olarak kabul edilmemekte, inkar edilmektedir. Doğayı ve insanı merkeze alan bir inanç olduğu için canlı, cansız her varlığın bir ruhu olduğuna inanmaktayız. Sır ve hakikat bilginin anahtarıdır. Alevilikte en büyük nimet bilgidir. Bilgi, isteklisine pirler tarafından verilir. Evren insanlığın ortak evidir. Dünyanın nimetleri de ortaklaşmalıdır.

Evren ve doğa insanın canlı bir parçasıydı. Alevi pirleri, doğa inancı ile toplumu bir arada tuttular. Alevilikte secde edilecek en büyük mihrap ve makam insandır. Alevilikte insanı ve doğayı bir ve bütün göreceksin ve incitmeyeceksin. Alevilikte pek çok inanç mekanları var doğada. Doğa; aydınlık, ışık olandır. Aleviler yüzünü doğadan ayırmadılar. Doğanın en aydınlık fikirlerini benimsediler. Karanlığın girdabına girmediler. Su bizim için kutsaldır. Hakikat bizde topraktır. Yer ana, gök baba demişlerdir. Toprağa, börtü, böceğe niyaz etmişlerdir. Topraktan teberik alırız. Doğayı, toprağı, suyu kirletmez, ona kutsiyet atfederiz. Bu yol aydınlığa giden bir yoldur. Alevilikte en büyük güç bilgidir.”

1. Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali, Dertli Divani, Ender Balkır ile Nilüfer Sarıtaş konserleri ile sona erecek.

PİRHA / BALIKESİR

İLGİLİ HABERLER:

>1. Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali başladı
>AKD Genel Başkanı Kurt: Nerede üç Alevi varsa biz de dördüncü can olmalıyız
>‘Aleviler yaşadıkları katliamlara örgütlenerek karşılık vermişlerdir’
>‘Öncelikle çocuklarınıza Alevi olduğunuzu söyleyin’

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.

Web sitemiz, deneyiminizi daha iyi hale getirmek amacıyla çerezler kullanmaktadır. Bu durumda herhangi bir sıkıntı yaşamayacağınızı düşünüyoruz, ancak isterseniz çerezleri devre dışı bırakma seçeneğiniz her zaman mevcuttur. Kabul ediyorum devre dışı bırak