Alevi Haber Ajansi

Sivas’ta katledilenler Ankara’da anıldı: Madımak 30 yıldır yanıyor!-VİDEO

PİRHA – PSAKD Yenimahalle ve Etimesgut şubeleri, Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenleri andı. Yapılan açıklamalarda, “30. yılında zaman aşımına uğratılmak istenen Madımak Katliamı davası insanlığa karşı işlenmiş bir suçun davasıdır. İnsanlığa karşı işlenen suçlarda zaman aşımı olmaz” vurgusu yapıldı.

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Batıkent ve Etimesgut şubeleri 2 Temmuz 1993’te Madımak Katliamı’nda yaşamını yitirenleri andı.

“Şeriata karşı laiklik, zulme karşı adalet” çağrısı ile Batıkent Cemevinde yapılan anmaya çok sayıda demokratik kitle örgütü de destek verdi.

“BİZ BİTTİ DEMEDEN BU DAVA BİTMEYECEK”

PSAKD Batıkent Şube Başkanı Onur Şahin, yaptığı konuşmada yürütülen katliam davasına değindi. Sorumluların yargılanmadığını ifade eden Şahin, şu konuşmayı yaptı:

“Bu katliam son derece planlıydı. Katliam günü, ortada doğru düzgün asker, polis yoktu. Bunu canlı yayında bütün dünya izledi. Gericiler günler öncesinden katliam çağrıları yapıyorlardı. Hiçbir önlem alınmadı. Yandaş medya da yayınlarıyla yanlı davranıp katledenleri suçlu gösterdi. Şu an halen aranan 3 şahıs var ama sözde bir türlü bulunamıyorlar. İnsanlık suçlusu bir şahıs, Alman istihbaratı tarafından çalıştırılıyor. Böyle bir adalet anlayışı olamaz. Eylül ayında zaman aşımı kararı verecek. Dava günü hepimiz orada olmak zorundayız. Zaman aşımına izin vermemeliyiz. Nazi görevlileri dahi yıllar sonra insanlık suçu nedeniyle yargılandılar. Ankara’da, Suruç’ta, Maraş’ta da katliamlar yaşandı. Ancak sorumlular, katiller makamlara getirildi, savunuldu. Böyle adalet olamaz. Hepimizin içi yanıyor. Koray Kaya yaşasaydı benimle yaşıt olacaktı. Bu ülkede yalan dolan ile hükümranlıklarını sürdürüyorlar. Ama biz ‘Sivas için adalet’ demekten vazgeçmeyeceğiz. Herkesin bir araya gelip ‘adalet’ demesi gerekir.”

“MADIMAK’TA LAİKLİĞİ DE YAKTILAR”

PSAKD Etimesgut Şube Başkanı Lale Günay ise konuşmasında Madımak Katliamı’nın insanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğunu vurguladı. Günay, şu açıklamayı yaptı:

“Madımak 30 yıldır yanıyor. Aradan geçen bunca zamana rağmen, devlet tıpkı diğer katliamlarda olduğu gibi 2 Temmuz ile de yüzleşmemiştir. Bu katliamın arkasındaki karanlık odakları açığa çıkarmak ve başta yaşamını yitirenlerin aileleri olmak üzere milyonlarca Alevi’nin adalete olan güvenini sağlamak devletin görevidir. Ayrıca altını çizerek belirtelim ki bizim açımızdan yüzleşmek, devletin kendisiyle de hesaplaşması anlamı taşımaktadır. Çünkü o yıl dördüncüsü düzenlenen Pir Sultan Abdal’ı anma etkinlikleri, Sivas Valiliği ve Kültür Bakanlığı ile ortak yapılan bir etkinlikti. Dolayısıyla devletin yaptığı etkinliklere saldırı düzenlenmiş ve 33 yurttaş yaşamını yitirmiştir. Katliam hazırlıkları günler, haftalar öncesinden başlamış, civar illerden yüzlerce şahıs Sivas’a getirilmiştir. Camilerde, mahallelerde bildiriler dağıtılmış, gazetelere manşetler atılarak Aleviler hedef gösterilmiştir. Tüm bunlar devam ederken, ne devletin istihbaratı, ne de polisi hiçbir önlem almamış ve sessiz kalarak bu hazırlıkları izlemiştir. Eğer gerçek bir yüzleşme yaşanacaksa, özellikle 1993 yılında Sivas ve civar illerdeki istihbarat ve güvenlik şefleri sorgulanmalı ve katliamın arkasındaki odaklar açığa çıkarılmalıdır.

2 Temmuz 1993 günü Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin zaten bozuk olan demokrasi sicilinde bir kırılma noktasıdır. Hatırlayalım, oteli kuşatan güruh, ‘’Kahrolsun laiklik, cumhuriyet burada kuruldu burada yıkılacak’’ diye bağırırken, güvenlik güçleri sadece izliyordu. Yani aslında Madımak’ta bizimle birlikte laikliği de yaktılar. O günün başbakanı “Çok şükür otel dışındakilere bir şey olmadı’’ demişti. Bu günün cumhurbaşkanı ise, “Hayırlı olsun’’ diyor. Biz Aleviler biliyoruz ki ülkede gerçek anlamda bir laiklik olsaydı bunları yaşamayacaktık.

Madımak davasına sahip çıkmak, ülkeyi Orta Doğu bataklığına sürükleyen karanlık zihniyete karşı çocuklarımızın geleceğine sahip çıkmaktır. Kadına yönelik her türlü şiddete karşı çıkmaktır. Örgütlü kötülüğe karşı iyiliği, yaşatmaktır. 30. yılında zaman aşımına uğratılmak istenen Madımak Katliamı davası insanlığa karşı işlenmiş bir suçun davasıdır. İnsanlığa karşı işlenen suçlarda zamanaşımı olmaz.

Şeriat demek, kadın cinayetleri ve çocuk gelinlerin yasal güvenceye alınması demektir. Şeriat demek kan ve gözyaşı demektir, milyonlarca insanın nefessiz bırakılması demektir.”

“BİZİ BU DAVADAN VAZGEÇİREMEZSİNİZ”

PSAKD Genel Sekreteri İsmail Ateş ise yaptığı konuşmada, devlet tarafından Sivas anmalarına engellemeler yapıldığını söyleyerek örgütlü mücadele vurgusu yaptı. Ateş, “Maraş Katliamı ile yüzleşebilinseydi Sivas Katliamı olmayacaktı. Devletin gözünde maalesef hepimiz teröristiz. Bunun için hep bir arada olmalıyız. Bizi bu davadan vazgeçiremezsiniz. Biz İmam Alilerin soyundan geliyoruz, sizin gibi Muaviye soyundan değiliz” dedi.

Yapılan konuşmalar ardından semahlar dönüldü. Sanatçı Adem Aslandoğan ve Caner Gülsüm de katliamda yaşamını yitirenler anısına ezgiler seslendirdi.

PİRHA/ANKARA

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.

Web sitemiz, deneyiminizi daha iyi hale getirmek amacıyla çerezler kullanmaktadır. Bu durumda herhangi bir sıkıntı yaşamayacağınızı düşünüyoruz, ancak isterseniz çerezleri devre dışı bırakma seçeneğiniz her zaman mevcuttur. Kabul ediyorum devre dışı bırak