PİRHA-Fransa’daki protestoları değerlendiren FEDA Eşbaşkanı Şahin Polat, eğitimdeki eşitsizliklerin, yoksulluğun ve gelecek kaygısının gençleri sokağa çıkardığını belirtti. Toplumsal taleplerin şiddet tartışmalarıyla gölgelenmesine karşı çıkan Polat, eylemlerin kalıcı bir dönüşüm yaratabilmesi için ortak bir program ve örgütlenmeye ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Fransa’da öğretmen açığı, kalabalık sınıflar ve eğitim kurumlarındaki yetersizliklere karşı 21 Eylül’de başlayan lise eylemleri, kamusal eğitime daha fazla kaynak ayrılması talebiyle ülke geneline yayıldı. Öğrencilerin eğitim hakkı ve geleceklerine sahip çıkmak için gerçekleştirdiği okul blokajları ve yürüyüşlere polis, biber gazı ve coplarla müdahale etti. Uluslararası Af Örgütü’nün İçişleri Bakanlığı verilerine dayandırdığı açıklamaya göre, 21 Eylül–2 Ekim arasında yüzde 85’i çocuk olmak üzere 5 binden fazla kişi gözaltına alındı. Örgüt, müdahalelerde orantısız güç kullanıldığını belirterek barışçıl gösteri hakkının korunmasını istedi.
Eylemler sırasında ağır yaralanmalar da yaşandı. Lens’te 5 Ekim’de 15 yaşındaki bir öğrenci, polisin attığı ses bombasının patlaması sonucu bir elini kaybetti. Eğitimde eşitlik talebiyle gelişen protestolar, güvenlikçi müdahaleler ve kitlesel gözaltılarla birlikte hükümetin gençlere yaklaşımını ve demokratik hakların korunmasını da tartışmanın merkezine taşıdı.
FEDA Eşbaşkanı Şahin Polat, Fransa’da liseli gençlerin öncülüğünde gelişen protestoların nedenlerine ve toplumsal muhalefetin taleplerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Eylemlerin uzun süredir yerel düzeyde devam eden itirazların birikimiyle geliştiğini ifade eden Polat, eğitimdeki sorunların giderek ağırlaşmasının öğrencilerin tepkisini büyüttüğünü kaydetti.
“GELİR DAĞILIMINDAKİ ADALETSİZLİĞİN EĞİTİMDEKİ YANSIMASI TAHAMMÜL SINIRLARINI AŞTI”
Kalabalık sınıfların, öğretmen açığının ve boş geçen derslerin eğitim hakkına erişimi zorlaştırdığını belirten Polat, özellikle banliyölerde ve kırsal bölgelerde öğrencilerin eşitsiz koşullarda eğitim gördüğünü söyledi. Öğretmenlerin izinli ya da raporlu olduğu dönemlerde yerlerine görevlendirme yapılmamasının da bu sorunları derinleştirdiğini dile getirdi.
Öğrencilere yeterli eğitim olanağı sunulmadan başarısızlığın sorumluluğunun onlara yüklenmesini eleştiren Polat, gençlerin bu yaklaşıma “Sen de öğretmen vermedin, eğitim vermedin” diyerek karşı çıktığını ifade etti.
Polat, “Gelir dağılımındaki adaletsizliğin eğitimdeki yansıması tahammül sınırlarını aştı” diyerek hem öğrencilerin hem de öğretmenlerin sokağa çıkmasının arkasında kamusal eğitime ilişkin karşılanmayan taleplerin bulunduğunu vurguladı.
YOKSULLUK VE GELECEK KAYGISI TEPKİYİ BÜYÜTÜYOR
Protestoların eğitim alanındaki sorunlarla sınırlı olmadığını belirten Polat, temel tüketim ürünleri ve enerji giderlerindeki artışın toplumun geniş kesimlerini etkilediğini söyledi. Ücretlerin hayat pahalılığı karşısında yetersiz kaldığını ifade eden Polat, savaş politikalarının ve ekonomik krizin faturasının halka çıkarıldığını savundu.
Polat, enerji sektöründeki şirketlerin kazançları ile halkın yaşadığı geçim sıkıntısı arasındaki uçurumun da tepkileri artırdığına dikkat çekti. Vergi yükünün adil paylaşılması talebinin, toplumsal itirazın önemli başlıklarından biri olduğunu kaydetti.
Üniversite öğrencilerinin ise eğitimlerini tamamladıktan sonra nasıl bir gelecekle karşılaşacaklarına ilişkin kaygı taşıdığını belirten Polat, teknolojik gelişmeler ve yapay zekanın istihdama etkisinin bu belirsizliği artırdığını söyledi. Polat, “Bu belirsizlik ister istemez kaygı, kaygı da öfkeye dönüştü” ifadelerini kullandı.
“ORTADA MEŞRU BİR TALEP VAR”
Eylemlerin şiddet görüntüleri üzerinden tartışılmasının, öğrencilerin ve emekçilerin taleplerini gölgelediğini kaydeden Polat, protestolara katılan herkesin şiddetle ilişkilendirilemeyeceğini vurguladı.
Şiddetin ve insanların zarar görmesinin kabul edilemeyeceğini belirten Polat, değerlendirmelerin yalnızca sonuçlara değil, insanları sokağa çıkaran nedenlere odaklanması gerektiğini söyledi. Polat, “Ortada meşru bir talep var” diyerek bu taleplerin öğrencilerden emeklilere kadar farklı kuşakları ve toplumsal kesimleri bir araya getirdiğini ifade etti.
Gençlerin itirazlarının toplumda karşılık bulduğunu belirten Polat, ailelerin de eylemlere katılan öğrencilere sahip çıktığını aktardı.
EMEKÇİLERLE BULUŞMA HÜKÜMET ÜZERİNDEKİ BASKIYI ARTIRIYOR
Fransa’nın güçlü bir toplumsal muhalefet geleneğine sahip olduğunu hatırlatan Polat, öğrenci hareketinin sendikalar ve emekçilerle buluşmasının belirleyici olacağını söyledi. Sarı Yelekliler, sendikalar ve emeklilerin katılımıyla protestoların daha geniş bir toplumsal zemine yayıldığını ifade etti.
Polat, “Bu genel greve, yani toplumun üreten kesimiyle buluşması ciddi bir rahatsızlık yaratıyor ” diyerek ekonomik talepler etrafında gelişen ortak mücadelenin iktidar üzerindeki baskıyı artırdığını belirtti.
Yoksulluk ve siyasi temsil sorunlarının aşırı sağın güçlenmesine de zemin hazırladığını ifade eden Polat, mevcut tablonun toplumsal muhalefet açısından kritik bir sürece işaret ettiğini kaydetti.
“SONUCU PROGRAM VE ÖRGÜTLENME BELİRLEYECEK”
Protestoların hükümet politikalarının yanı sıra siyasi sistemin işleyişine ilişkin sorgulamaları da gündeme getirdiğini söyleyen Polat, Fransa solunda uzun süredir Altıncı Cumhuriyet talebinin dile getirildiğini hatırlattı:
“Yolunda gitmeyen şeylerin sistemden kaynaklandığı, hatta solda çok dillendirilen şey, ‘Beşinci Cumhuriyet miadını doldurdu. Altıncı Cumhuriyet’e geçmenin zamanıdır.’”
Jean-Luc Mélenchon’un öncülük ettiği siyasi çizginin bu tartışmayı sık sık gündeme taşıdığını belirten Polat, sistem değişikliği talebinin toplumsal karşılığının örgütlenmenin gücüyle bağlantılı olduğunu ifade etti. Aşırı sağın iktidara gelme ihtimalinin de süreci kritik hale getirdiğini söyledi.
Polat, devamında şunları söyledi:
“Bu gençliğin buna itirazı doğru, haklı bir itirazdır. Toplumun itirazı da bu noktada zaten vücut bulmuş durumda. Ama eylemlerin nereye evrileceği, nasıl bir sonuç doğuracağı biraz da işte bu programa kavuşabilmesi, örgütlenmeye kavuşabilmesi ile alakalı bir durum.”
PİRHA/FRANSA
Yoruma kapalı.