Alevi Haber Ajansi

Öğrencisizlikten müze haline gelen okul-VİDEO

PİRHA- Bir zamanlar tebeşir kokan, kapısında çocukların şen kahkahalarının duyulduğu okul 6 yıldır öğrencisiz idi. Şimdilerde yine öğrencisi olmasa da 50 yıl öncesinden günümüze çocukların karneleri ve yaptıkları işlerinin bir araya getirildiği okulda geçmişin tozlu sayfaları açıldı. Sivas’ın Davulalan Köyü’nde 51 yıllık bir okul geçmişi müze haline geldi. 

HABERİN VİDEOSU

Çeşitli nedenlerle birçok Alevi köyünde yaşanan-yaşatılan göç nedeniyle geçmişte yaşam kokan mekanlar ya harabeye dönüyor ya da Davulalan köyünde olduğu gibi hala bağlarını koparmamış olanlar tarafından yeni bir çehreye kavuşturuluyor.

Davulalan Köyü Sosyal Eğitim Vakfı tarafından 1960’da başlayıp 50 yıldan fazla eğitim hizmeti veren Davulalan İlköğretim Okulu müzeye dönüştü. 51 yıl boyunca okulda çekilmiş fotoğraflar, yapılmış ödevler, alınmış karneler gün yüzüne çıkartıldı. Yıllar önceki fotoğrafları ve çocukluk anıları ile karşılaşan köy sakinlerinin mutluluğu gözlerinden okunuyor. Bu çocuklardan biri de Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Gani Kaplan. Müze haline dönüştürülen okulu görmeye gelenlerle dünü bugünü konuştuk.

Ankara’da yaşayan Devran Batır, 1993’de dernek olarak kurulan ve 1997 yılında vakıf olarak faaliyetlerine devam eden Davulalan Köyü Sosyal Eğitim Vakfı üyesi. Köye yönelik projeleri 300 üye ile birlikte yürüttüklerini vakfın bir çalışması da bu müze.

KÖYÜN ORTAK YAŞAM ALANI

Davulalan İlköğretim Okulu’nun müzeye dönüştürme fikrinin nasıl oluştuğunu şöyle anlatıyor Batır:

“1960 yılından 2011 yılına kadar eğitim sürdü. 2011’den sonra taşımalı eğitime geçildi ve burası da harabeye döndü. Buradan her geçişimizde bizi üzüyordu. Köylülerimizden ve üyelerimizden bu yönde talepler geldi. Bizden önceki yönetim projelendirmiş, burayı restore etmeye karar verdik. Davulalan Köyü eğitim ve tarih müzesi olarak tasarlandı. Burası köyün ortak yaşam alanı. Eskiden köylerde harman yerleri vardı. Artık o alanlar yok oldu. Bu okul aynı zamanda öyle bir ihtiyacı da karşılamış olacak.”

51 yıllık anıların bir araya getirildiği okul köylülerin ortak anılarını birleştirmiş. Batır, “Eğitim hayatını burada tamamlayanlar çok duygulandılar” diye tanımlıyor müzenin köy halkında yaşattığı hissi.

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Gani Kaplan da ilkokul beşe kadar bu okulda okumuş. Müze olan okulu gezerken denk geliyor ve Kaplan’ın aldığı notlar, çocukluk fotoğraflarına bakıyoruz. “Çok dayak da yedik bu sınıflarda” diyor.

EĞİTİM İÇİN KÖYDEN GÖÇ ETMEK ZORUNDA KALDI

“Buralar cıvıl cıvıldı. Bir dönem 6 öğretmenin olduğu bir okuldu burası” diyen Kaplan şimdi ise okulun öğrencisizlikten müze haline geldiğini söylüyor.

Herkes bir nedenden köyünden göç etmek zorunda kalmış. Kaplan ve diğer köylülerin göç nedeni ise eğitim. Kaplan, “Buralar doğduğumuz yerler, buraya gelince toprak bize gülümsüyor. Bizler zorla göç ettirilmedik bu coğrafyadan eğitim için göç etmek zorunda kaldık. Türkiye coğrafyasının çok büyük bir bölümünde zorla göçe tabi tutulan, köyleri yakılıp, yıkılan köylerimiz var. Bu köye geldiğimde onları çok daha iyi anlıyorum” diyor.

“O GÜNKÜ EĞİTİM BUGÜN LİSELERDE VERİLMİYOR”

İlkokul eğitimini bu okulda tamamlayan Kaplan döneminde aldığı eğitimin oldukça kaliteli olduğuna da şu sözlerle değiniyor:

“140 öğrenci vardı, birleştirilmiş sınıflarda okuyorduk. Birleştirilmiş sınıflarda okumamıza rağmen ilk beşe kadar verilen eğitim, bugün liselerde verilmiyor. O zaman ki öğretmenler mesleğini öğretmek için eğitilmiş öğretmenlerdi. Eski köy enstitüleri devamı olan öğretmen okullarından gelen öğretmenlerdi. Bize tarımı, çiftçiliği her şeyi burada öğrettiler. İlkokulda yaptığımız deneylerle elektrik üretimini bile öğrendik. Büyük bir proje olsaydı köyde kendi elektriğimizi üretecek hale gelmiştik. Basit buhar makinesiyle dinamoyu döndürüyordu o da elektriği üretiyordu.”

“DEVLET ÖĞRETMEN YETİŞTİREN KURUMLARA ACİL DÖNMELİDİR”

70’li yıllardaki eğitim sistemini şimdiki eğitim sistemi ile karşılaştıran Kaplan büyük bir uçuruma dikkat çekiyor. Şimdiki eğitim müfredatının o yıllardaki eğitimin çok gerisinde olduğuna dikkat çeken Kaplan sözlerini şöyle sürdürüyor:

O dönemlerde çok çeşitli dersler vardı. Tarım dersleri vardı, yurttaşlık bilgisi dersleri vardı, deneye dayalı fen bilgisi dersleri vardı. Şimdi ise 60’lı 70’li yılların eğitim sisteminin çok gerisindeyiz. Son zamanlarda hükümetin tasarı olarak karşımıza getirdiği eğitim sistemine baktığımız zaman, tamamen bilimsellikten uzak, dinci temellere dayalı bir eğitim sistemi var. Bu sistemde zamanla bizleri Araplaştırmaya çalışıyor. Bu devlet öğretmen yetiştiren kurumlara acil dönmelidir. Şimdi ezberci bir sistem var. Test sistemi eğitim sisteminin çöküşüdür.”

Sevim KAHRAMAN/Semra ACAR

SİVAS/DAVULALAN

Bunları da beğenebilirsin

Yoruma kapalı.

Web sitemiz, deneyiminizi daha iyi hale getirmek amacıyla çerezler kullanmaktadır. Bu durumda herhangi bir sıkıntı yaşamayacağınızı düşünüyoruz, ancak isterseniz çerezleri devre dışı bırakma seçeneğiniz her zaman mevcuttur. Kabul ediyorum devre dışı bırak