PİRHA- 21 Mart 2017 Diyarbakır Nevroz’unda polis kurşunuyla yaşamını yitiren Kemal Kurkut dosyası aradan geçen yıllara rağmen yargı kararları, güvenlik uygulamaları ve görüntülerin yarattığı tartışmalarla gündemde kalmayı sürdürüyor.
Diyarbakır’da Newroz kutlamaları sırasında güvenlik noktasında polis müdahalesiyle açılan ateş sonucu hayatını kaybeden Kemal Kurkut’un ölümünün üzerinden 9 yıl geçti. 23 yaşındaki üniversite öğrencisinin yaşamını yitirdiği an, olay yerinde kaydedilen görüntülerle birlikte kısa sürede ülke gündeminde geniş yer bulmuş, resmi açıklamalar ile sahadaki görüntüler arasındaki çelişki tartışmaları büyütmüştü.
OLAYIN ARKA PLANI VE KAMUOYUNA YANSIMASI
Adıyaman doğumlu olduğu belirtilen Kemal Kurkut’un, 2015’te Ankara’daki 10 Ekim Barış Mitingi’ne katıldığı ve saldırıdan sağ kurtulduğu biliniyor. İki yıl sonra Diyarbakır Newroz’una katılmak üzere alana gelen Kurkut, girişte kurulan güvenlik noktasında durduruldu.
Olayın hemen ardından yapılan resmi açıklamalarda Kurkut’un “canlı bomba” olabileceği ileri sürülse de, gazeteci Abdurrahman Gök’ün çektiği görüntüler bu iddiayı tartışmalı hale getirdi. Görüntülerde Kurkut’un çıplak halde bulunduğu ve vurulma anına ilişkin kareler yer aldı. Bu kayıtlar, olayın seyrine ilişkin kamuoyunda ciddi bir sorgulama başlattı.
YARGI SÜRECİ VE KARARLAR
Olay sonrası başlatılan soruşturmada polis memuru Yakup Şenocak hakkında dava açıldı. Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen yargılamada sanık, 17 Kasım 2020’de delil yetersizliği gerekçesiyle beraat etti.
Dosya daha sonra istinaf incelemesine taşındı. 2022 yılında Diyarbakır Bölge İstinaf Mahkemesi, yerel mahkemenin kararını bozdu. Yeniden görülen davada ise 17 Ocak 2023’te mahkeme, sanık hakkında “kanun hükmünü yerine getirdiği” gerekçesiyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verdi.
TARTIŞMA VE HAFIZA
Kemal Kurkut’un ölümü, her Newroz döneminde yeniden gündeme geliyor. Olay; güvenlik güçlerinin güç kullanımı, kimlik kontrol uygulamaları, delil değerlendirmesi ve yargı süreçleri açısından tartışılmaya devam ederken, Kurkut dosyası Türkiye’de benzer vakalarla birlikte insan hakları ve adalet tartışmalarının merkezinde yer almayı sürdürüyor.
HABER MERKEZİ
Yoruma kapalı.